“Bu, sadece yönetimdeki üsluptan kaynaklan durumdur”

- SP Genel Başkan Y

 “Bu, sadece yönetimdeki üsluptan kaynaklan durumdur”
- SP Genel Başkan Y


- SP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Eski Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu, İnegöl Gazeteciler Cemiyetinde, Partiden Neden Ayrıldıklarını Değerlendirdi -
“Bu, sadece yönetimdeki üsluptan kaynaklan durumdur”
11 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul sonrasında, yönetimin kayyuma devredilmesinin hemen ardından SP’den ayrılan Numan Kurtulmuş’un yanında yer alan SP Genel Başkan Yardımcısı, Bursa eski Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu dün saat 15.00’de SP İnegöl Belediye Meclis üyesi Ahmet Kara ile birlikte Gazeteciler cemiyetini ziyaret ederek, hem yeni yönetime başarılar diledi, hem de SP’den ayrılma nedenlerini  açıkladı.
Ahmet Sünnetçioğlu’nu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Hanefi Yıldırım ile Başkan Yardımcısı Sadullah Organ, Yönetim Kurulu üyeleri Hasan Özdemir, Kasım Şahin, Sinan Unuak, Yusuf Kızıl ve Fikret Bayram ile Gazeteci Mustafa Güngör  karşıladılar.
Ziyarette Konuşan Ahmet Sünnetçioğlu, 28 Eylül 2010 tarihinde yapılan İnegöl Gazeteciler Cemiyetinin kongresi sonucunda Başkanlığa tekrar getirilen Mehmet Hanefi Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerine başarılar dileyerek, 11 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen SP olağan genel kurul toplantısı sonrasında, yönetimin kayyuma devredilmesi ile alakalı görüşlerini paylaştı. Parti yönetiminin Kayyuma devredilmesi  sonucunda Genel Başkan Numan Kurtulmuş’la beraber partiden ayrılmalarının, kesinlikle görüş ayrılığı şeklinde olmadığının altını çizen Sünnetçioğlu, “Bu sadece yönetimdeki üsluptan kaynaklanan bir durumdur. Kongreden sonra 14 dava açıldı. Bu dava sürecinde CHP Genel Sekreteri Önder Sav’la yapılan görüşmeler var. Son olarak ise Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin Türk siyasi tarihine ‘Kayyum Davası’ olarak geçen bir dava söz konusudur. Alınan kararın yanında, bu kararın yanlışlığını görüyorum. Bizler partileri çok kapatılan bir görüşün mensuplarıyız. Refah Partisinin kapatılması davasında da en çok savunduğumuz fikirlerden bir tanesi de siyasi partilerin iş ve işlemlerini Yargıtay Başsavcılığı vasıtasıyla Anayasa mahkemesi yürütür. Biz bu yönden RP’nin kapatılmasına karşı çıkmıştık. Yerel mahkemenin verdiği kararla siyasi partinin yönetimini olduğu gibi değiştirmiştir. Şimdi Kayyum kararını da bir yerel mahkeme vermiştir ki, biz bunun hukuki olmadığını savunuyoruz” dedi.
AK PARTİYE BÖYLE DAVA AÇILSAYDI, BAŞBAKAN DÜŞERDİ
Sünnetçioğlu, “Saadet Partisi şuan da iktidar partisi olsaydı veya AK Parti konusunda böyle bir dava açılsaydı, yine böyle bir karar alınsaydı, hükümeti, Başbakanı düşürme söz konusu olacaktı. Halbuki yerel mahkemenin böyle bir hakkı olmaması lazım. Siyasi partilerin bütün iş ve işlemlerini Anayasa Mahkemesi görmesi gerekir.  Bu süreçte Numan Kurtulmuş, bir istişare toplantısı yaptı. Toplantılarda, İl başkanları, Genel İdare Kurulu üyeleri, Kurucular Kurulu üyeleri, eski Milletvekilleri, Belediye Başkanları, delegeler ve yönetimdeki arkadaşlarla görüşmeler yapıldı. Böyle, imzalar toplandığında, kongrede karşı karşıya gelindiğinde  bir kardeş kavgasına sebebiyet verilebileceğini, bunu da bölünmeye kadar gideceği düşünülerek, bir annenin kendi evladına her hangi bir zarar gelmemesi için verdiği kararda olduğu gibi, aynı inancı paylaşan insanların birbirlerine telafisi  mümkün olmayan zararlar vermemesi için kongreye katılmama kararı alındı. Bundan dolayıda Numan Kurtulmuş Genel Başkanlıktan ayrıldı. Divan üyesi olarak, bu kararın böyle çıkmasında samimi söylüyorum, Allah’ta şahittir, bu sözümü her zaman savundum. Demokrasi fikirlerini savunan birisi olarak bu şartlar altında SP’de siyaset yapma imkanımın kalmamasından dolayı düzenlediğim toplantıyla istifa ettiğimi söyledim” diye konuştu.
İnegöl ilçe teşkilatının SP ile devam etme kararı vermesi üzerine, oraya gitmenin çok etik bir hareket olmadığını düşündüğünü kaydeden Sünnetçioğlu, “Şu ana kadar bilerek hiç kimseye bir zararım olmadı. Doğru yanlış veya eksik fazla, yaptıklarımız ortadadır. Benimle beraber yol yürüyen arkadaşlarımızla görüşüyorum. Hakkımız helal olsun. Bu ayrılık, yönetimde ve üslupta olan bir ayrılıktır. Söylemde ayrılık kesinlikle değildir. Bundan sonra Numan Kurtulmuş’un yapacağı açıklamaları dinleyeceğiz. Hep beraber karar vereceğiz” şeklinde konuştu.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Hanefi Yıldırım ise, ziyaretten dolayı mutluluğunu dile getirerek, “Yeni yönetimimizi, kutlamasından dolayı da teşekkür ederim. Uzun süre Milli Görüş gömleğini taşıyan Ahmet Sünnetçioğlu, SP’den ayrılmış ve bu gün yeni bir kararla yoluna devam ediyor. Kendisi, İnegöl’ün çocuğu, burada yıllardan beri siyaset yaptı. Yıllarca bu çerçevede politika üretti. Başarılı bir siyaset adamı olarak İnegöl’ümüzde isim yaptı” dedi.
Başkan Mehmet Hanefi  Yıldırım’ın “Milli Görüş gömleği çıktı mı? Çünkü milli görüşün tek sahibi Necmettin Erbakan’dır. Sizin yıllar önce söylediğiniz söz hala hatırımdadır. Siz, ‘Lidere bağlılık vardır. Bizde görev istenmez, görev verilir. Lider ne derse o olur. Eğer bu davadan ayrılırsan, tövbe etmen lazım’ demiştiniz. Bu zamana kadar Necmettin Erbakan’ın yanında gördük. Son zamanda ne olduysa bir değişiklikle Numan Kurtulmuş’un yanında yer aldınız. Bu değişimi neye bağlıyorsunuz. Milli görüş davası, Erbakan’ın başlattığı bir dava olduğuna göre, bu gömlek değişti yerine hangi gömlek giyildi” şeklindeki sorusunu cevaplandıran  Sünnetçioğlu, “Milli görüş davası 1969 yılından beri yani 40 yıldan beri anlatılır ama Numan Kurtulmuş düzenlediği basın toplantılarında, 1071’den beri bu topraklarda var olan medeniyet değerleri olarak söylemiştir. 1969 yılında Milli Görüşün siyasi hale gelmiş, ete kemiğe bürünmüştür.  Milli Görüş, 1071 yılından beri hangi medeniyet varsa o medeniyet uğruna yapılan çalışmalardır. Kongre öncesinde Erbakan’la aramızda zaten öyle bir ayrışma durumu yoktu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 2008 kongresinden sonra SP genel merkezine bir yazı yazdı. Bu yazı o zaman oluşturulmuş olan İstişare Heyetinin hukuki boyutunun tüzükte yazılı olmasını istemişti. Bu resmileştirilmek üzere olağan kongre yapıldı. Orada 8 ağabeyimizin dışlanması söz konusu değildir. Genel İdare Kurulunda, Yüksek İstişare kurulunda yani iki kurulda bulunmayıp sadece Yüksek İstişare kurulunda olsun. Varsa bize iletecekleri, iletsinler. Ama dışarıya karşıda SP görüntüsü Numan Kurtulmuş’ta olsun. Burada bir anlaşmazlık çıktı. Olağan kongrenin 28 Ekim’de olmasını önermiştik. Biz bu sürece kadar sorunları çözebilirdik. O süreçte imza istenirse, kamplaşma olur, aleyhlerine yönelik sözler söylenir. İstanbul’da bunun en kötü örneklerini gördük. Burada herkes zarar görür diye karşı çıkmıştım. İmzaların önüne geçemeyip, başarısız olunca artık orada siyaset yapmanın anlamının kalmadığını ilettim. Gömlek çıkarma tabirine katılmıyorum. Her zaman her yerde Yeni Bir Dünya tezini savunurum. Kıbrıs Barış Harekatına, D8’e, Havuz Sistemine sahip çıkarım. Yönetim tarzı itibariyle üslup farkından dolayı istifa ettik. Aynı olayı aynı şahıslar aynı üslupla söylemeye devam etsin, yoksa aynı doğruyu değişik şahıslar, değişik üslupla söylemeye devam edebilir” dedi.
KanalON TV Yönetim Kurulu Başkanı  Hasan Özdemir’in “Milli Görüşü siz mi, yoksa Erbakan kanadımı temsil edecek. Milli Görüşü onlar temsil ediyor diyebiliriz. Ayrıca Erbakan’ın, ‘Sürüden ayrılanı kurt kapar’ şeklinde açıklaması var.  Bu ayrılık süreci ile yıllar önceki AK Partinin ayrılık süreci arasındaki farkı nedir. O dönem ayrılanlara yönelik ciddi eleştiriler yapmıştınız. Sizin ayrılış farkınız nedir” şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Sünnetçioğlu, “Türk siyasi tarihinde Kayyum Davası olarak tarihe geçen davanın temiz edilmesi lazım. Çünkü, bir mahkemenin verdiği kararla Başbakanı düşürmek bile mümkün. Bunun Yargıtay’dan dönmesi lazım. Temiz sürecini başlatsanız. En az bir sene atanan kayyum arkadaşlar bu kararı veremezler. Mahkeme kararı kesinleşmemiştir. Daha evvel o kongre yapılamaz. Genel İdare kurulu üyelerinin sayısı 40 kişinin altına düşürseniz, o zamanda parti boşta kalır. Genel kongre yapılamaz. Ama böyle bir yolu seçmeyin. Böyle bir kongreyi yaptığımız zaman kardeş kavgası çıkar. Milli görüşün sahibi o parti, bu parti deseydik, o zaman kongreye gidip görevi alırdık. Erbakan hocamızın dediği gibi milli görüşün partisi SP’dir. O zamanda bırakmazdık. Artık takdir kamuoyunun. Numan Kurtulmuş, ‘biz sürü değiliz’ diyor. AK Partiyi kuran arkadaşlar ayrılma sürecinde, ‘bizim medeniyetimiz, batı medeniyeti karşısında mağlup oldu. Doğruları söyleyerek bir yere gidemiyoruz’ şeklinde sözler söylenmişti. Şimdi durum daha değişik. Zaman her şeyi çözer” diye konuştu.
Mehmet Hanefi Yıldırım’ın, “30 Yıldır Ahmet Sünnetçioğlu’nu tanıyorum. Siz, Erbakan’ın çok ciddi bir savunucusuydunuz. Bu davanın peşindeydiniz, nasıl oluyor da 35 yılın sonunda yeni bir üslup, yeni bir stratejiyle başka bir yere  çıkıyorsunuz. Ak bir sayfayla çıkıyorsanız, bundan önceki dönemi kara sayfa olarak mı görüyorsunuz’ şeklindeki sorusuna, Sünnetçioğlu, “Erbakan hocam, özellikle benim hayatımda çok önemli rolü olan bir dünya lideridir. Yapılan her türlü olumlu işlere imzamı atarım. Şu anda Erbakan hocamın bulunduğu yerden aşağı inmemesi için uğraşan biriyim. İstanbul iftarında, elçiye tuzluk atılıp bıçaklar çekiliyorsa, bunu yapanlar  ‘mücahit Erbakan’ diye slogan atıyorsa, o işte bir yanlışlık var demektir. Bunları hazmedemediğimiz içindir. Bu tip şeyler önlenemediği için bu noktaya geldi. Erbakan hocam tekrar başa geçip, eski yıllarında olsaydı, bu olaylar olmazdı. Mesele burada yönetim tarzıyla ilgilidir. Genel Başkan varken, kararlar başka yerde alınıyorsa bu olmaz. Bunu asla bir ayrılık olarak değerlendirmemek lazım” şeklinde cevapladı.
Sünnetçioğlu son olarak Gazeteciler Cemiyet Başkan Yardımcısı Sadullah Organ’ın, “Anavatan partisi vardı, ama tabanı olmadığı için ömrünü tamamladı.  30 yıldır gazeteciyim, ‘Milli Görüş ikiye bölünür mü’ sorusuna asla bölünmez derim. Seçimleri kaybettiğinde hemen  ertesi gün Milli Görüş mücadelesine hız kazandıran bir partidir. Sanki bir oyun mu oynandı. Böyle bir tablo Milli Görüşü nereye götürür” sorusuna karşılık ise bu konuda yorum yapmaktan kaçındığını belirterek, tabandaki samimi insanların bunu düşünmesi halinde, yukarda da bunların düşünülmesinin gerektiğini, böyle olmaması için kendilerinin ellerinden geleni yaptığını söyledi.
Belediye Meclis Üyesi Ahmet Kara’da gazetecilerin “İnegöl ilçe teşkilatından yanınızda olan isimler var mı” sorusunu, “Partideki arkadaşlarla görüşlerimi paylaşıp kararımı net bir şekilde ilettim. İsmail Sıtkı Baykoz ardımdan ayrılacağını söyledi. Hıfzullah Ayte’de bu konuda ayrılacağını belirtti. Hıfzullah Ayte, bu gün itibariyle dilekçesini verdi. İsmail Sıtkı Baykoz, şehir dışında olduğu için kısa süre içerisinde dilekçesini verecek. Bende bugün dilekçemi verdim. Bunun yanında SP İnegöl Belediye Başkan adayı olan Zeki Anıl Gülşen’de bugün ayrılacağını ifade etti. Biz, Milli Görüşü terk etmiş değiliz. Sadece kadro ve söylem farkıdır. Belediye Meclisinde ise SP’li meclis üyeleriyle fikir alışverişi yapacağımızı da kendilerine belirtmiştim. Partili arkadaşlarımla her zaman bir arada bulunurum. Şu oluşum, bir anda AK partiye geçse, ben şuan için geçmem. Ben bir Cuma günü arkadaşlarıma, ‘Ben Erbakan’cı değilim, milli görüşçüyüm. Ama kendisini seviyorum’ demiştim. Din, mezhep, ideal kimsenin tek elinde değil” diyerek cevaplandırdı.

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2010, 03:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER