“Edebiyatçı, toplumun mimarıdır”

İnegöl Eğitim Seven

“Edebiyatçı, toplumun mimarıdır”
İnegöl Eğitim Seven


İnegöl Eğitim Sevenler Derneği’nin her yıl düzenli hale getirdiği, İnegöl’de görev yapan öğretmenlere yönelik  zümre çalışmalarını daha verimli hale getirmek  amacıyla düzenlediği seminerlerden biri daha bu sefer, İlköğretim Okulları ve Liselerde görev yapan Türkçe ve edebiyat öğretmenlerine yönelik olarak yapıldı.
İNESDER’in  İnegöl Belediyesi  desteğiyle düzenlediği ”Edebiyat ve İnsan” konulu seminer, Oylat Çağlayan Otel’de, İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Baştürk, bazı okul müdürleri ve İnegöl’de görev yapan Türkçe ve Edebiyat öğretmenlerinin katılımıyla  geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirildi.
Program saygı duruşu  ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı. Dernek tanıtımının yer aldığı slayt gösterisinden sonra İnegöl Eğitim Sevenler Derneği (İNESDER) Başkanı  Metin Kuş söz alarak, “Edebiyat, diğer bir ifade ile dile hakim olma,  en eski devirlerden beri kitleleri yönlendirmede en etkili faktör olmuştur. Diline sahip çıkan ve kendine özgü edebiyatını oluşturabilen milletler, tarih sahnesinde hep başrol oynamıştır. Bizler de İnegöl Eğitim Sevenler Derneği olarak, Türkçemize sahip çıkma ve edebiyatımız üzerine bir beyin fırtınası oluşturmak amacıyla böyle bir çalışmayı düzenlemiş bulunuyoruz. Bizim bu programı düzenlememizde çok büyük destekleri olan Belediye Başkanımız Sayın Alinur Aktaş’a  huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Baştürk ise, “İlçe zümrelerini düzenli hale getiren İNESDER’e teşekkür ediyoruz. İNESDER’in faaliyetlerini takdirle takip ediyoruz. Hatta İNESDER bir program düzenlese de bir araya gelsek diye bekliyoruz” dedi.
Programa Bursa’dan gelerek katılan İl Milli Eğitim Müdürü Atilla  Gülsar’da konuşmasına,  eğitime desteğinden dolayı Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a  ve programı düzenleyen İNESDER ile katılan öğretmenlere teşekkür ederek başladı. İNESDER’in programlarını takdir ettiklerini, bu tür faaliyetleri desteklediklerini belirten Atilla Gülsar,  “Değişme ve gelişme için okumak ve gezmek çok önemlidir. Bu ikisini ihmal etmeyiniz. Bir de kültürümüzü çok iyi tahlil etmeliyiz” dedi.
Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise; “Biz toplumun yararına olacak her türlü projeye açığız. Buradan bunu, tüm derneklere ve sendikalara duyuruyorum. Bu işi İNESDER hakikaten iyi yapıyor. Bunu da beraber düzenlediğimiz birçok programda gördük” diye konuştu.
EDEBİYATÇI, TOPLUMU ETKİLER VE ŞEKİLLENDİRİR
Programa seminere katılan yazarların tanıtımıyla devam edildi. Sonra söz alan Fatih Üniversitesi öğretim görevlisi ve gazeteci-yazar Mehmet Doğan, “Edebiyatı anlamak için insanı anlamak gerek. İnsanı insan yapan dildir. İnsan dili ile bütün varlıklardan ayrılır. Bir bebeği 3 yıl bir odaya koysanız ve onunla hiç konuşmasanız, 3 yıl sonra bir hayvan yetiştirirsiniz. Çünkü, varlığın zihni dildir. İsim vermediğiniz dünya sizin değildir. İşte dünyayı bize tanıtan dil ürünlerine edebiyat denir. İyi bir edebiyatçı olmak için de bütün klasikleri okumalıyız. Günümüzde ve geçmişte klasikleri okumayan, etkilenmeyen aydın bulamazsınız. Edebiyatçı toplumun mimarıdır. Toplumu etkiler ve şekillendirir. Edebiyatı anlamak için tarihi, Osmanlı’yı iyi anlamak gerek. Batı medeniyeti ise, sacayağı üzerine oturmuştur. Bunlar, Yunan  Edebiyatı, Roma Hukuku ve Hıristiyan Ahlakıdır. Bizim medeniyetimizin temeli ise Kuran’dır. Hangi düşünceye sahip olursanız olun, siz başka devletlerin gözünde bir Müslüman ülkesiniz. Fuzuli’nin üç divanı vardır. Bir edebiyat öğretmeni bu üç divanı okuyup anlamıyorsa, ben edebiyatçıyım diye ortalarda dolanmasın. Milli eğitim tam bir eğitim öğretim yöntemi oluşturamadığı için çoğu zaman Türk kültürüne uygun öğrenci yetiştiremiyor” diye konuştu.
‘EDEBİYAT KARIN DOYURMUYOR’ DÜŞÜNCESİ HASTALIKLIDIR
Konuşmacılardan yazar Recep Şükrü Güngör ise, “Edebiyat karın doyurmuyor, diye bir düşünce hastalıklı bir düşüncedir. Edebiyat, gerektiğinde konuşmaktır, boşa konuşmak değildir. Edebiyat, insanı değiştirir, edebiyat insana bir hayat önerir. Sait Faik, Ömer Seyfettin, Sezai Karakoç gibi her yazar, eserlerinde hep bir hayatı önerir. Okur ise bunu farkına varmadan bilinçaltına alır” dedi. Recep Şükrü Güngör, öğrencilere yazmayı özendirmek için güzel, örnek olabilecek yazıların taklidi ile işe başlanması ve mutlaka hikaye günleri düzenlenerek öğrenci yazıları bir dergide yayınlanması gerektiğini belirterek,  yazısı bir dergide yayınlanan bir öğrencinin, yazmayı ve edebiyatı sevmeye başlayacağını ifade etti.
OKUMANIN ÖNÜNE PEK ÇOK ENGEL ÇIKIYOR
Diğer konuşmacı yazar Said Türkoğlu’da, “Yaşadığımız çağda okuma çok parçalanıyor. Okumanın önünde pek çok engel çıkıyor. Televizyon, internet vs. Çağın bütün argümanları farklı dünyaya, edebiyatın argümanları ise farklı dünyaya hitap ediyor. Bu sorunu çözemeyiz. Edebiyatın üç farklı boyutu vardır; Okuma, Yetişme, Yeşertme. Okuma ve Yetişme bizim asli görevimizdir. Yapmadığımız şeyi öğrencilerden isteyemeyiz” diye konuştu.
Üç oturum şeklinde yapılan seminerde, katılımcılara öğle yemeği  de verildi.  Programın sonunda ise, İNESDER’in ve İnegöl Belediyesinin hazırladığı bazı hediyeler konuşmacı yazarlara takdim edildi.

Güncelleme Tarihi: 10 Ocak 2011, 03:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER