“Hedefimiz, ahrette Peygamberimize komşu olmak”

Aile Hayatını İyileş

“Hedefimiz, ahrette Peygamberimize komşu olmak”
Aile Hayatını İyileş

Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD) tarafından önceki akşam dernek binasında 'Kur'an ve İnsan' konulu konferans düzenlendi.

Saat 20.00'de düzenlenen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği konferansın konuşmacısı Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Remzi Kaya, Kuran'daki insanı işleyerek, insanın öneminden, Hz. Peygamberin emanetlerinden biri olan Kur’an'ın öneminden, Kur'an ve insan münasebetleri ile birliğin ve dirliğin, bugünün ve yarının, Kur'an ile bütünleşerek daha iyi elde edilebileceğinden bahsetti.

Herkesin ahrette Peygamber Efendimize komşu olmak istediğini belirten Prof. Dr. Remzi Kaya, "Şuan Allah'ın Rasulü ile ahrette kim olmayı ister dersek, bunu herkes ister. Peki, Allah'ın Rasulü ile Ahrette olmanın şartı nedir? Peygamber Efendimiz biliyorsunuz, makamı Mahmut sahibi. En mükemmel makam. Yalnızca o makamda ailesiyle otursa o makamın kıymeti olmaz. Kiminle oturması lazım? Kendisine inanan Müslümanlarla oturması lazım. Mescid-i Nebevi'de Peygamber Efendimiz oturmuş. Ashabıyla sohbet ediyor. Sahabeden Hz. Sevban, Peygamber Efendimize, 'Ben 72 yaşındayım. Ölümün bana yakın olduğunu hissediyorum. Ancak bu dünya hayatındayken seni her gün görüyoruz. İstediğimiz soruyu soruyoruz. Sana doya doya bakıyoruz. Ama ahrette sen makamı Mahmut sahibi olacaksın. Bizim ise cennete gidip gitmeyeceğimiz belli değil. İşte beni endişe ettiren budur' diye soruyor. O anda Peygamber Efendimiz başını aşağıya indiriyor ve cevap veremiyor. Sohbet devam ederken, Cebrail sahabeden Dıhye şeklinde gelerek, Peygamber Efendimizin dizinin dibine oturup, kulağına bir şeyler söylüyor ve gidiyor. Peygamber Efendimiz de, Cebrail Sevban'ın sorusuna cevap getirdi diyor. Nisa suresi 69. ayet. 'Dünya hayatında kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, kim Allah'ın ve Peygamberin emirlerini yerine getirirse, kim Kuran ile amel ederse ahrette Peygamberlerle, Nebilerle, Sıddıklarla, Şehitlerle, Salih kullarla haşrolacak, onlarla birlikte yaşayacak, onlar ne güzel arkadaştır, onlar ne güzel dostur' Bu müjde hepimize yetiyor. Bu müjdeye hepimiz layığız. Hedefimiz ahrette Peygamber Efendimizle komşu olmak, onun etrafında oturmaktır. Bu ayeti kerime Hz. Sevban için nazil olmasına rağmen, bugün aynen bizim için bir mihenk taşıdır. Kur’an'ı Kerimin ilk ayeti nedir biliyor musunuz? 'Seni yoktan var eden Allah'ın ismiyle oku. Allah sizi bir alak’tan, bir meniden yarattı' Peygamber Efendimiz hiçbir hocanın önünde eğitim görmemiş. Hiçbir medreseye gitmemiş. Ümmi bir Peygamber. Ümmi olduğu eski kaynakların hepsinde geçiyor. Peki okumasını bilmeyen Peygambere Cebrail gelip de oku derse Peygamberimiz ne yapacak. Verdiği cevap çok enteresan. Ben okuma bilmem. Cebrail tekrar onu sıkıyor, yine okuma bilmem diyor ve bu surenin 5 ayeti nazil oluyor. Cebrail önden okuyor, Peygamberimiz de arkasından okumuş oluyor. Burada bir düşünmemiz gerekiyor. Peygamberimiz okuma bilmiyor. Ne okuyacak? Kitap yok, defter yok. Allah'ın 2 kitabı var. Bir Kur’an’ı Kerim’i. Bir de içinde yaşadığımız şu kainat kitabı. İnsanın yüzde 85-90'ı sudan oluşuyor. Bu su bir yanıcı bir de patlayıcı olmak üzere hidrojen ve oksijenden oluşuyor. Bunlar akıllı mı ki, hidrojen ve oksijen birleşmiş, ondan sonra insanın en büyük ihtiyacı olan suyu meydana getirmiş. Hayır. 'Allah'ın adıyla oku' ayetinde karşımıza şu çıkıyor. Ya Muhammed, Allah'ı bul, Allah'ı düşün, Allah'ı tanı. Kainatı düşün, seni yoktan var edeni bul ve Allah'a kul ol demektir. Asıl uygun manası da budur. Allah'ımız, 'Kuranı Kerimi ben kolaylaştırdım, düşünmüyor musunuz. Ey Müminler' diyor" şeklinde  konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2012, 02:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18