“Helikopter Ambulans artık olağan hale geldi”

12 Haziran'da yapıla

“Helikopter Ambulans artık olağan hale geldi”
12 Haziran'da yapıla


12 Haziran'da yapılacak olan genel seçim çalışmalarına dün İnegöl'de devam eden AK Parti Bursa Milletvekili adayı Bedrettin Yıldırım, dün Gölbaşı düğün salonunda köy ve mahalle muhtarları ile bir araya gelerek, destek istedi.

Dün saat 10.00'da gerçekleşen programa AK Parti Bursa Milletvekili adayı Bedrettin Yıldırım, İnegöl İlçe Başkanı Bülent Temelli, AK Parti İl ve İlçe Yöneticileri, Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik ile çok sayıda  köy ve mahalle muhtarları katıldı.

FUTBOLDA OFSAYTI BİLE KALDIRACAKLARDI

Programın açış konuşmasını yapan AK Parti İlçe Başkanı Bülent Temelli, 20 Ekim 1991 yılında parti liderlerinin 2 anahtar, mazottan KDV'yi kaldırmak ve futbolda ofsaytı kaldırmak diye vaatlerde bulunduğunu belirterek, "17 gün sonra genel seçim var. Cumhuriyet tarihimizin en önemli seçimini icra edeceğiz. Artık Türkiye'nin bir dakika dahi kaybedecek vakti yok. Yakın siyasi tarihimize baktığımızda hep inişli ve çıkışlı dönemleri görüyoruz. 1980 ihtilalinden iki yıl sonra bir anayasa yapıldı. Bugün ki dönemde cunta anayasası dediğimiz bu anayasa da bir çok değişiklikler olduğunu hepimiz biliyoruz. 1983 yılında iktidara gelen rahmetli Turgut Özal, Türkiye'yi 70 cente muhtaç haldeyken, sigaranın dahi karaborsa da olduğu durumdan 1989 yılına kadar ulaşımda, sağlıkta ve eğitim de mesafe alır hale getirmiştir. 20 Ekim 1991 yılında 2 parti lideri, sanki bir yerlerden ona fısıldanmışçasına 2 anahtar, yeri göğü vadeden, mazottan KDV'yi kaldıracağım, futbolda ofsaytı kaldıracağım diye vaat ettiler. Bunun gibi ipe sapa gelmez vaatlerle piyasaya çıktılar. 1991 yılında o vaatlere inanarak o güllük gülistanlık, 26 milyar dolar parası olan Türkiye'nin refah seviyesi artarak mı gitti? Hayır, Türkiye, ekonomide de, demokraside de bir düşüş yaşadı. Ta ki, milletimiz 3 Kasım 2002'de bütün partileri sandığa gömerek AK Parti'yi tek başına iktidar yapıncaya kadar. İktidar yapmasının sebebi neydi? Hiç bir şey yokken macera olsun diye mi iktidar yaptı? 1991 ile 2002 yılları arasından ne eğitim de, ne sağlıkta, ne ulaşımda bir çivi dahi çakılmadığı zamanlar yaşandı. 1980'de 70 cente muhtaç denilen Türkiye, 50 cente muhtaç hale geldi. Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, 'Eğer İMF'den 500 milyon dolar gelmezse memurun, emeklinin maaşını ödeyemeyiz' dediğini unutmak mümkün değil” diye konuştu.

ÖĞRENCİLERİMİZE, ‘E-KİTAP’ HİZMETİ

AK Parti iktidarında 8,5 yılının geçtiğini ifade eden Başkan Temelli ise, "Eğitim'de, okul açıldığı halde kitap arayan veliler, ülke de belirli yerlerde üniversiteler var. Bugün eğitim de geldiğimiz nokta da, daha okul açılmadan öğrenciler ders kitaplarını  masasında buluyor, çocuklarımızı, ülkenin 81 vilayetinde kendi üniversitesinde okur hale getirdik. Başbakanımız yeni dönemde el bilgisayarlarıyla eğitim verilecek diyor. Artık defter, kitabı da ortadan kaldırıyoruz. Artık gelişmiş ülkelerde dahi olmayan bir sisteme geçiyoruz. Öğrencilerimizi e-kitap hizmetiyle buluşturacağız. Cenazesini hastaneden çıkaramayan, rehin kalan, ilaç kuyruğundayken ölen bir halktık. Bundan 10 yıl önce bir Alman veya Hollandalı ülkemize geldiğinde, bir kaza geçirdiğinde hemen Almanya’dan veya Hollanda’dan bir ambulans helikopter gelip onu alır, hastaneye götürür. Oradan bir uçakla ülkesine götürülürdü. Buda ulusal basında yer alırdı. Bizler de hep şunu derdik, ‘bak elin gavuruna, vatandaşına nasıl sahip çıkıyor.’ Yabancı ülkelerde yaşayan gurbetçi vatandaşlarımıza sorduğumuzda ‘eğitimde ve sağlıkta aynı şartlar sağlansa, biz burada bir gün dahi durmayız’ deniliyordu. Şimdi Allaha şükür o günlere geldik. Geçen sene ambulans helikopterler ilçemize gelip hasta götürmeye başladığında, yerel basınımızda haber yapılıyordu. Bir, 2 kere haber yaptıktan sonra artık yerel basınımızda dahi gündemden düştü. 10 yıl önce ulusal basında yer bulan ambulans helikopterler, bugün AK Parti iktidarıyla olağan bir iş haline gelerek, yerel basının gündeminden dahi düştü. İnsanlarımızın yola çıkarken korktuğu, kalitesi bozuk, kaza riski fazla olan yollar vardı. Dönenim Cumhurbaşkanları, Başbakanları, bayram mesajlarında 'Aman ha yola çıkmayın. Tatile gitmeyin. Gidecekseniz de toplu taşıma araçlarını tercih edin' derlerdi. Bugün benim Cumhurbaşkanım, Başbakanım ne diyor. 'Aman ha hız yapmayın' diyor. Aradaki fark bu" dedi.

TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ

Kimin bu ülke sevdalısı, kimin Ergenekoncu, kimin mafyalardan ve karanlık odaklardan medet umar olduğunun ortaya çıktığını belirten Temelli, "Bugün Türkiye eğitimden, sağlığa, ulaşımdan enerjiye, daha dün komşu ülkelerinde enerji almak zorunda olan Türkiye, bugün kendi enerjisini üreten ve enerji satan bir ülke konumuna geldi. Çiftçimizin, esnafımızın kısa, orta ve uzun vade anlayışı eskiden neydi? 1 haftalık vade kısa vade, 15 günlük orta vade, 1 aylık uzun vadeydi. 1 ay sonrasını esnafımız, işadamımız göremezdi. Bugün ise 1 yıllık vadeler kısa, 5 yıllık vadeler orta, 15 yıllık vadeler uzun vade haline geldi. Bunun için 12 Haziran’da yapılacak olan seçimler önemli. Bugüne kadar değişik partilere oy vermiş, değişik liderlere inanmış olabiliriz. Ama bugün takke düştü, kel göründü. Kimin bu ülke sevdalısı, kimin Ergenekoncu, kimin mafyalardan, karanlık odaklardan medet uman, iktidara gelmek üzere elinden geleni, gelmeyeni yapanları, kimin eğer ben kaybedeceksem ülkemde kaybedecektir dediğini artık herkes gördü. Sizlerin elinizi vicdanınıza koyarak karar vermenizi istiyoruz. Bu ülkenin yükselmesi için bir çimento da koymak bizlerin görevidir. Bizim hedefimiz 2023. Cumhuriyetimizin 100. yılında. Hani birileri sahte Atatürkçü, sahte Cumhuriyetçi, sahte halkçı. Onlar 10. yıl marşına takılmış, yurdu demir ağlarla ördüklerini söyleyen vatandaşlar, hep aynı şeyleri söylüyorlar. Maalesef Türkiye'yi halen 15 milyon zannediyorlar. Türkiye 15 milyon değil, 74 milyon oldu. Hedefimiz, 2023 yılında Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ülkesi arasına sokmak, demokrasisiyle, ekonomisiyle ilk 10 ülke arasına girmektir. Onun için bu seçimler çok önemli" diye konuştu.

YIL 2000, TÜRKİYE KRİZLERLE BOĞUŞUYOR

Türkiye'nin son 8,5 yıldır geliştiğini ve değiştiğini ifade eden AK Parti Bursa Milletvekili adayı Bedrettin Yıldırım ise, "Yıl 2000, Türkiye krizlerle boğuşuyor. Bir gün Milli Güvenlik Kurulunda o dönemin Cumhurbaşkanı ile Başbakanı birbiriyle söz yarışına giriyor ve Cumhurbaşkanı, Başbakanın önüne anayasa kitapçığını fırlatıyor. O gece Türkiye adeta çalkalanıyor. Dolar 100 liradan bin 600 liraya çıkıyor. Türk parası yüzde 60 değer kaybediyor. 20 küsur banka batıyor. 40 milyar dolarımız buharlaşıyor. Türkiye döviz bulmakta zorlanıyor. Çalışanlarımız maaş alamıyor. Depremde ülkemize yapılan yardımlar, çalışanlar için maaşa dönüşüyor. Tarım sektöründe çalışanlar Ziraat Bankasına giremez oluyor. Çünkü faizler gece de 7 bin 500'lere çıkıyor. Çiftçilerimiz icra ile karşı karşıya kalıyor. 2002 yılında seçim kampanyalarında parti liderleri seçim kampanyalarında, çiftçilerimize boş vaatlerde bulundu. O günkü Türkiye'de çiftçilere destek veremeyen Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri bugün çok önemli hizmetler sunuyor. 2002 yılında Türkiye'yi devraldığımızda çiftçilerimizin üzerin de 6 katrilyonluk bir borç yükü vardı. Bugün ki Türkiye'de çiftçilerimize verilen desteklerin toplamı 6,5 katrilyona çıktı. Bankalardaki kredi faizleri sıfıra indi" dedi.

MİLLETİMİZ DİK DURAN LİDERDE KARARLI

Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin ciddi şekilde çiftçilere destek verdiğini belirten Bedrettin Yıldırım, "Zaman zaman muhalefet partileri konuşuyor. Diyorlar ki, 'Mazotu bir liraya vereceğiz' Açık ve net söylüyorum. Mazotu bir liraya vereceğim diyenlerin bunu yapması mümkün değil. Bu sözleri 2002 yılında da söylemişlerdi. peki onlar şimdi nerede? Şuan Paris'te yaşıyor. Milletin milyonlarca dolarını topladılar, kaçıp gittiler. 40 milyar dolar buharlaştı. AK Parti döneminde doğrudan verilen gelir desteği artık üretime veriliyor. Bugün Türkiye'de AK Parti, Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri kanalıyla ciddi şekilde çiftçilerimize desteğini artırıyor. İnegöl'e bağlı bir çok köy kooperatifine ciddi destekler veriyor. Soğuk hava depoları yapılmaya başlandı. İnsanımızın ürettiği meyve ve sebzelerin zayi olmasına mani olunmaya başlandı. Bunun en çarpıcı örneğini Hoca köyünde ve Deydinler de görebilirsiniz. Türkiye'yi 30 üretim havzasına böldük. Bu 30 havza da en çok hangi alanda çiftçilerimiz para kazanacaksa destekler ona veriliyor. Mazot ve gübre desteği bu dönemde başladı ve bunları 2 katına çıkaracağız. Bizler 2002 yılı öncesinde aldığımız 100 liralık kredi için 69 lira faiz ödüyorduk. Bugün alınan 100 liralık krediye yüzde 5 oranında faiz ödüyoruz. Bu AK Parti döneminde sağlanan bir gelişmedir. Üretime verilen destekler daha artarak devam edecek. Artık Bursa'nın tarımı Türkiye'nin tarımına yön verecek. Başta meyvecilik olmak üzere, sebzecilikte çok önemli organizasyonları Tarım Bakanlığı nezdinde yapacağız. Hiçbir çiftimizin ürünü pazara inmeden çürümeyecek. Ürünleriniz elinizde heba olmayacak. Soğuk hava depolarının yapımı Bursa'dan başlayacak. İnegöl'de Deydinler de yaptığımız tesisin benzerlerini diğer yörelerde de yapacağız. Tarım faaliyetleri Bursa'dan şekillenmeye başlayacak. Hem yerli üretimimizi artıracağız hem de ihracatın önünü açarak ekonomiye katkı sağlayacağız. Türkiye Başbakanı artık başka ülkelerden para dilenir halde değil. Geçmişte bu ülkenin Başbakanlarının 40 cente muhtaç olduğunu bir düşünün. Bugün Türkiye sadece kendi insanına değil, başka ülkedeki fakir insanların tümüne 1 milyar doların üzerinde yardım  gönderiyor. Milletimizin dik duran bir lider istiyor. Söz verdiği zaman verdiği sözün arkasında duran lider istiyor. Hakkari'de başka söyleyip, Ardahan'a gelince onu yalanlayan, Denizli'de başka söyleyip, Aydın'da onu yalanlayan. Akşam söylediğini sabah unutan, zik zak çizen, çark eden liderlerden artık Türkiye bir şey beklemiyor. Ülkesini her yerde temsil eden, verdiği sözde duran, Türkiye'nin dört bir yanında batıdan doğuya, kuzeyden güneye duble yollarıyla, otobanlarıyla, limanlarıyla, havaalanlarıyla, 81 vilayete kurulan üniversiteleriyle sürekli çağ atlayan, gelişen bir Türkiye'yi görüyoruz. Bütün komşu ülkelerimiz bizi örnek almaya başladı. Herkes bizden bir şeyler bekliyor. O yüzden istikrar sürsün istiyoruz. 2002 yılında verdiğiniz desteğin 2011 yılında da devam etmesini bekliyoruz" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2011, 03:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER