“Peygamberimizin ‘Medine Sözleşmesi’ ilk Anayasa gibidir”

Kutlu Doğum Haftası

“Peygamberimizin ‘Medine Sözleşmesi’ ilk Anayasa gibidir”
Kutlu Doğum Haftası

Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen 'Hz. Peygamberin İnşa Ettiği Kardeşlik' konulu panele, Yenice halkı büyük ilgi gösterdi.
Önceki akşam saat 20.30'da Yenice Belediyesi Sevgi Düğün Salonunda düzenlenen panele, Yenice Belediye Başkan Vekili Hasan Rupçuz, İlçe Müftüsü Bayram Canbey ile İlçe Vaizleri Hasan Tanrıkulu ve Hasan Başkırık ile çok sayıda Yeniceli katıldı.
'Hz. Peygamberin İnşa Ettiği Kardeşlik' konulu panelin açış konuşmasını yapan İlçe Müftüsü Bayram Canbey, İslam kardeşliğini, kardeşlik hukukunu canlı tutmamız gereken bir millet olduğumuzu belirterek, “Bir batılı yazar, 'Balıklar gibi denizde yüzmesini öğrendik. Kuşlar gibi havada uçmasını öğrendik. Ama kardeşçe duygular içerisinde yaşamasını bir türlü öğrenemedik' diyor. Gerçekten kardeşçe duygular içerisinde Müslümanlar olarak, İslam ümmeti olarak yaşamakta pek çok sıkıntılarımız var. Çevremizde olup biten hadiseleri biliyorsunuz. İslam ülkelerine şöyle bir baktığımız zaman adeta mazlumiyet coğrafyası gibi, zulme uğramış bitkin bir halde birbirimizle uğraşır halimiz var. Bundan kurtulmamız lazım. Niye kurtulmamız lazım? Cenab-ı Hak demiş ki, 'Müminler ancak kardeştir. Kardeşlerinizin arasını ıslah edin' Peygamber Efendimiz, 'Mümin, Müminin kardeşidir. Ona asla zulmetmez, onu asla incitmez, onu bir düşmana teslim etmez, onun hak ve hukukunu korur' demiştir. Dolayısıyla Peygamber Efendimizin ve yüce Rabbimizin bu doğrultudaki, emir ve tavsiyelerini başımızın tacı ederek, en güzel şekilde İslam kardeşliğini, kardeşlik hukukunu canlı tutmamız gereken bir milletiz ve ümmetiz. Cenab-ı Hak, Kuranı Kerimin de, 'Allah sizi, size hayat veren şeylere çağırdığı zaman, Allah ve Rasulünün davetine icabet edin' diyor. Bize hayat veren şeyleri Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’inde söylemiş. Kardeşlik ilişkileri, komşuluk münasebetleri, toplumun sigortası olan akrabalık münasebetleri en güzel şekilde Peygamberimizin ahlakında bunlar yer almış ve dolayısıyla da bizlere hem ayeti kerimelerle hem de Peygamberimizin sünnetleriyle bize kadar gelmiş. Bunların yaşanması gerekir. Eğer bunları yaşarsak hayatımız renklenir, mutlu ve huzurlu olur. Bunlar Allah'ın bize hayat bahşeden emirleridir ve tavsiyeleridir. Bunlara uymadığımız zaman adeta yaşarız belki ama nasıl yaşadığımızı bilmeyiz. Huzurdan uzak, karışıklık içerisinde hayatımızı devam ettiririz" dedi.
'Hz. Peygamber ve Kardeşlik Hukuku', 'Kardeşliği Geliştiren Faktörler' ve 'Hz. Peygamber Döneminde Kardeşlik Uygulamaları' konularında bilgiler veren İlçe Vaizi Hasan Tanrıkulu ise, "Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de, Bakara süresi 119. ayetinde, 'Habibim, biz seni hak üzere müjdeleyici ve gerektiğinde korkutucu olarak gönderdik. Cehenneme gideceklerden sen sorumlu değilsin' buyuruyor. Biz genelde Peygamberimizi tanımlarken, hep müjdeleyici ve gerektiğinde ahiretteki azaptan, gelecek felaketlerden korkutucu olarak ifade ediyoruz. Ama bu ayette beşiren ve nezirenden önce hak kavramı var. Seni hukuk üzere gönderdik. Çünkü, Peygamber Efendimizin geldiği dönemden önceki döneme baktığımızda, sadece ahlaki çöküntü yoktur. Aynı zaman da hukuksuzluk hakimdir. Güçlünün hak iddia ettiği, güçlünün haklı olduğu ortam da tabi ki, ahlakında çöktüğü bir dönem de Canab-ı Hak kıyamete kadar devam edecek olan ve hala günümüzde herkesin kabul edebileceği, aklı selimin kabul edebileceği hukuk ilkeleri konmuştu. Bu hukuk ilkeleri de Cenab-ı Hak tarafından konulmuş. Peygamber Efendimiz tarafından da uygulanmıştır. Demek ki, Peygamber Efendimizin çok önemli ve çok boyutlu misyonu var. Bir tanesi de hak misyonu, hukuk ilkelerini ilahi boyutta yer yüzünde uygulama misyonudur. Bunu da başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Peygamber Efendimiz, Mekke'den Medine'ye hicret buyurduklarında, orada siyer tarihinde belirtilen ve vurgulanan Medine Sözleşmesi. Adeta ilk anayasayı Peygamber Efendimiz oradaki insanlarla yapmıştır. Yahudiler, gayrimüslimler, ateistler, müşrikler ve Müslümanlar, Medine'de yaşayan ne kadar insan varsa, bunların tamamını bir hukuk çerçevesi içerisinde onlara kardeşçe yaşama kültürünü vermiştir. Peygamber Efendimiz onlarla bir arada yaşamayı tesadüflere değil, kanunlara bağlamıştır. Mesela 44 maddelik Medine Sözleşmesinin 20. maddesinde Peygamber Efendimiz, oradakilerle şu antlaşmayı yapmıştır; 'Yahudileri ile müminler bir topluluktur. Herkesin dini kendinedir. Buna köleleri de dahildir.' Kölelere bile Peygamber Efendimiz, hangi dini seçerlerse seçsinler onlar dinlerinde özgürdür diyecek kadar 1400 yıl önce hukuk maddesi olarak maddeleştirmiştir. Onun için 2012'de hala Kutlu Doğuma ihtiyacımız vardır. Peygamber Efendimizin inşa ettiği o hukuk nosyonuna hala biz ulaşamadık. Birbirimize saygı göstereceğimize, birbirimize baskı yapıyor, benim gibi düşün, benim gibi yaşa diye baskı yaptığımız dönemde 1400 sene öncesine gittiğimizde Peygamber Efendimizin getirdiği ilahi hukuk nosyonunun ne kadar ileri bir hukuk anlayışı olduğunu çok daha iyi fark ediyoruz" şeklinde konuştu.
İlçe Vaizi Hasan Başkırık ise, 'İslam Kardeşliğinin Ahlaki Temelleri', 'Kardeşlikle Gelen Haklar' ve 'Kardeşliğin Yüklediği Sorumluluklar' konularına Yenicelilere bilgiler verdi.

 

Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2012, 02:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18