“Söğüt’te devlet ekildi, İstanbul’da İmparatorluk biçildi”

İstanbul'un Fethi'ni

“Söğüt’te devlet ekildi, İstanbul’da İmparatorluk biçildi”
İstanbul'un Fethi'ni


İstanbul'un Fethi'nin 558'nci yılı kutlamaları kapsamında Ticaret Meslek Lisesinde 'Fetih ve Fatih' konulu konferans düzenlendi.

Dün saat 14.30'da okulun çok amaçlı salonunda Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu'nun konuşmacı olduğu 'Fetih ve Fatih' konulu konferansa, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Müftü vekili Hasan Tanrıkulu, Ticaret Meslek Lisesi Müdürü Maksut Hepgüven  ve bazı okul müdürleri, öğretmenler ile öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu istiklal marşının ardından programın açış konuşmasın yapan Ticaret Meslek Lisesi Müdürü Maksut Hepgüven, okulun Sosyal Yardımlaşma Kulübü tarafından Fetih ve Fatih konulu konferansın düzenlendiğini belirterek, "Konferansımızın önemi çok büyük. Ülkemizde 'Tarihi sevdiren adam' ismiyle anılan Yavuz Bahadıroğlu'nun konuşmacı olarak katıldığı konferansımıza katılan ve destek verenlere teşekkür ediyorum" dedi.

'Fatih Sultan Mehmet'e Mektup' sinevizyon gösteriminin ardından okulun öğrencisi Hatice Belli 'Fetih Marşı'nı okudu.

DEĞERLİ İNSAN OLMAK ÖNEMLİDİR

'Fetih ve Fatih' konulu Konferansına start veren Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu, fetih yürekli insan yetiştirmenin dün ve bu gün için çok önemli olduğunu belirterek, "Hepimizi bebek olarak dünyaya geliriz. Hiç birimiz sultan Mehmet olarak doğmaz. Mühendis, doktor olarak, terörist olarak da doğmaz. Fatih'in annesi Hüma Hatun, abdestsiz yere basmayan bir kadındı. Evliya Çelebi öyle anlatıyor. Dünyaya gelen herkes dünyanın her hangi bir yerinde bir ayak izi bırakır. Bazı insanlar yürek izi bırakır. Biz, yürek izi bırakan insanları konuşuyoruz. Ayak izi bırakanları konuşsak altından kalkamayız. Bazı insanlar vardır yanlış yapar, ama o yanlışları iyi niyetle yapar. Örneğin 'bizim akrabalar içerisinde kimse üniversite bitiremedi ki, sende bitiremezsin' derler. Yada babanız 'sen adam olmazsın' der. Halbuki çocuğu adam etmek birinci derece annenin, ikinci derece babanın görevidir. Üçüncüsü hoca, dördüncüsü toplum. 4 unsuru bir araya getirip doğru işlerseniz, doğru insan yetişir. Yanlış insanlarda doğru insanlarda var. Sokakta siyasi partilerin adayları geçiyor, içlerinde yanlış olanlarda var doğru olanlarda" dedi.

MÜHİM OLAN ADAM GİBİ ADAM OLMAKTIR

“Önemli insan olmak önemli değil, önemli olan değerli insan olmaktır” diyen Bahadıroğlu, "Yani hayata değer katan insan olmak gerekir. Milletvekili, Belediye Başkanı, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı olabilirsiniz ama adam gibi adam olmadıktan sonra hangi mevkie gelirseniz gelin, ne milletinize nede ailenize hayrınız olur. Mühim olan adam gibi adam olmaktır. Adam gibi adam olursanız, sizi isteyenler çoğalacaktır. Zeki çocukları alıp Amerika'ya götürüyorlar. Cebine önemli miktarda para koyuyorlar ve değerlendiriyorlar. Osmanlı'da da bu vardı. Fatih Sultan Mehmet, İran'dan birini getirdi. 40 senedir kürsüdeyim, alkışın faydasını Süleyman Demirel'den öğrendim. Hayatta bir tane doğrusu vardır. Onu da ben öğrendim. Şakaydı" diye konuştu.

Bahadıroğlu, "Muhteşem Yüzyıl, bazılarının tabiri ile 'Muhteşem Rezalet' dizisinde olduğu gibi padişah ikide bir çocuğunu kucaklar. Böyle bir zamanı yoktur. Bende bazen torunlarımı göremiyorum. Padişahlar 20 milyon kilometrekarelik coğrafyayı yönetiyor. Savaştan savaşa koşacaksınız, sonra gidip Hürrem'le haşır neşir olacaksınız, çocuğunuz olacak. O'nu sadece film veya dizi olarak seyredin. 70 senelik ömrünüzün 30 senesi uyku, 30 senesi çocukluk gençlik askerlik, 10 senesi ihtiyarlık. Yani sonuçta padişah çocukları ile meşgul olmuyor, devleti işleri ile uğraşıyor. Fatih, 3 yaşında eğitime başlıyor. Şehzade hocasının elindeki sopayı görünce sorar. Hoca, 'Buna kızılcık sopası derler. Tecrübeli bir hocayım. Bazen çocuklarımın üzerine tembellik tozları bulaşıyor. O tozları bu sopayla silkeliyorum' der. Mehmet isminin koyulması bir umudun seslenişidir. Sultan ikinci Mehmet umut adamıdır. Fetih gerçekleştirileceğine inanılan adamdır. Annesine koşarak 'beni dövmekle tehdit etti' der. Genelde anneler çocuklarına kıyamaz. Ama Hüma sultan 'Ben o hocaya bir şey diyemem delidir, yoksa beni de döver. En iyisi sen suyuna git hocayı dinle' der. Öyle çalıştı ki derslere, 7 senede kelam alimi oldu. Asıl ismi Muhammed'dir. Peygamberimizin ismini telaffuz etmemek için Mehemmet derler. Muhammed Peygamberin fetih müjdesini sultan Mehmet yerine getirsin diye. Fetih müjdesini Fatih Sultan Mehmet getirecektir" şeklinde konuştu

OSMANLI DEVLETİ, İSTANBUL'U FETHETMEK ÜZERE KURULMUŞTUR

Osmanlı devletinin İstanbul'u fethetmek üzere kurulduğunun altını çizen Bahadıroğlu, "Osmanlı'nın görevi Allah'ın emir ve yasaklarını bütün insanlığa duyurmak. İstanbul dini ve milli hedefin buluşma noktasıdır. İnşallah bu seçim bir gelsin, doğru dürüst bir anayasa yapalım. Ayasofya'da artık namaz kılalım. Yeter bu kadar" İfadesini kullandı.

ULU CAMİ HAT SANATI MÜZESİDİR

İnsanlara, Muhteşem Yüzyılı sadece dizi olarak seyretmeleri yönünde uyarıda bulunan Bahadıroğlu, "Sadece dizi olarak seyredin. Tarihi filmden öğrenemezsiniz. Belgelerden öğrenebilirsiniz. Filmler ve dizilerde gördüğünüz şey daha fazla seyirci kazanma adına yapılan oyunlardır. Günü kurtarmak adına yapılanlar. İstanbul'un fethi hadislerde anlatılıyor. Yunanlılar geldiler fethedemediler. Fatih Sultan Mehmet fetih zincirinin son halkasıdır. Söğüt toprakları devlet ekilen topraklardır. Devlet ektiniz İstanbul'da imparatorluk biçtiniz. Ulu cami, Osmanlı'yı yücelten kılıç kalkan değil sanat yeridir. Ulu Caminin minberi 6 bin 666 parçadır. Bir çivi veya zamk kullanılmadan minber inşa edilmiş. Oradaki yazılara bakarsanız, hat sanatı müzesidir. Osmanlıyı yücelten ilim ve sanattır. İkinci Mehmet'e kadar gelen Padişahlar İstanbul'u fethedemedi. Fetih, Fatih’e nasip oldu" dedi.

Önümüzdeki 10 sene içerisinde Türkiye'nin sıçrama yapacağını, bu gün girmeye çalışılan AB'nin o zaman Türk Birliğine girmeye çalışacağını ileri süren Bahadıroğlu, "Ben göremeyebilirim. Ölürsem böyle söyledim diye beni anarsınız. Osmanlı padişahları ve Fatih Sultan Mehmet'i şöyle özetleyebilirim, olumsuz şartlara teslim olmayan adamlardır. Olumsuzluklar karşısında yılmayan insanlardır. Probleme değil çözüme kilitlenen adamlardır" diye konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2011, 03:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER