AKTAŞ´IN AÇIKLAMASI BİZİ YARALADI

Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile arasındaki polemiğe açıklık getiren işadamı Celal Ter, “Bu süreçte kesinlikle ne Alinur Aktaş´çı, ne Hüseyin Şahin´ci oldum. Ben adaletçi oldum, hangi taraf adaletliyse onun yanında durdum.

AKTAŞ´IN AÇIKLAMASI BİZİ YARALADI

Celal Ter ismini bilen insan kimsenin güdümüne girmeyeceğini bilir. Herkes şapkasını önüne koyarak bir kez daha düşünsün.”-

İnegöllü genç işadamı Zowli firması sahibi Celal Ter, Küçük Sanayi Sitesi Ağaç İşleri Bölümünün uzun zamandır İnegöl Belediyesinden hizmet alamadığı eleştirisi üzerine Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile yaşadığı polemiğe açıklık getirdi. Ter, “Bu sadece Celal Ter´in değil, tüm işadamlarının ortak derdidir” dedi.

AMAÇ ÜZÜM YEMEKTİ

10 Ağustos´ta sosyal medyada yaptığı paylaşımla sürecin başladığını ifade eden işadamı Celal Ter, “Bu süreçle tüm STK´larımıza, Milletvekilimize, Belediye Başkanımıza, AK Parti İlçe yönetimimize, Kaymakamımıza çağrıda bulunmuştum ve bu çağrı ses getirdi. Bize hızlı cevap veren kuruluşlar oldu, hiç tepki vermeyen kuruluşlar oldu. Sonrasında toplantı programı yaptık. 16 Ağustos´ta İGİAD önderliğinde taleplerimiz doğrultusunda ortak bir basın toplantısı düzenleyip, sorunlarımızı masaya yatırmak istedik. Dertliydik. Uzun zamandır Ağaç İşleri Sanayi´ne hizmet alamamaktan şikâyetçiydik. Bu sadece Celal Ter´in değil, tüm işadamlarının ortak derdiydi. Bu sorunları fevri bir çıkışla söylemiş olsak da, amacımız üzüm yemekti, bağcıyı dövmek değildi. Ertesi gün de Belediye Başkanımız Alinur Aktaş, Başkan Yardımcıları, AK Parti İlçe Teşkilatı üyelerinin bir toplantısı vardı. O toplantıda Başkanımız konuya sert bir mizahla giriş yaptı. Bu işadamları olarak bizi yaraladı. Üst akıl diye suçladığı isim vardı. Bende isim vermeyerek bunlara bir cevap vermek istiyorum. Bizden bir özür açıklaması bekliyordu, cevap hakkımız olduğu için bu toplantıyı organize ettik” dedi.

ÜST AKLIMIZ ALLAH´TIR

Genç işadamı, “16 Ağustos´taki açıklamada, beş yıldan beri alamadığımız, hak ettiğimiz, inandığımız ve İnegöl mobilya sanayinin hak etmediği sorunları dile getirdik. Bu bir eleştiriydi. Ben bir AK Parti üyesiyim. Eleştirmek demek, muhalefet yapmak anlamına gelmez. Size yakın olanlar bunları söylediğinde yaralamaması gerekiyor. Dost acı söyler. Asıl mesele yanında olup, bunları söyleyebilmektir. Ben kesinlikle onun düşündüğü gibi bir şey yapmadım. Bu konuda herhangi bir üst akıl yok. Bir üst akıl var diyor ise, Allah hepimize bir akıl vermiş, üst akıl varsa, o da Allah´tır. Belediye Başkanımız bizi hor görüyorsa, herhangi birinin güdümünde iş yaptığımızı düşünüyorsa, bunu kamuoyuna havale ediyorum. Herkes şapkasını önüne koyarak bir kez daha düşünsün. Üst akıl konusunda birilerine topu attı” dedi.

AKTAŞ´IN AÇIKLAMASI BİZİ YARALADI

“Ben kimsenin güdümüne girmedim” diyen Ter, “Celal Ter ismini bilen insan kimsenin güdümüne girmeyeceğini bilir. Bu toplantıdan sonra iş çevresi ve parti çevresindeki bazı insanlar ‘sen bir tarafsın, seni kullandılar´ diyor. Kesinlikle öyle bir şey yok. İGİAD bir açıklama yaptıysa, Hakan Özdemir ile Alinur Aktaş arasında bir sorun varsa, bu kendilerini bağlar. Ben sadece İGİAD üyesi olarak, talepte bulundum ve toplantıya zorladım. Burada bir sorumluluk varsa, tüm sorumluluğu ben alıyorum. Hakan Özdemir ve Alinur Aktaş arasındaki sorunlar beni ilgilendirmez. Onlar kişisel sorunları. Burada 5 yıldır aynı sorunlarla mücadele eden insanlar bizleriz. Bütün sıkıntıları biz yaşıyoruz, görüyoruz. Yurtdışından müşterilerimiz geliyor, fabrikalarımızı gezdiremiyoruz. Bu konudaki sıkıntılarımızı paylaşmak istedik. Bunu herhangi bir üst akla mal etmenin açıklaması olamaz. 12´nci senesine giren ve ilçemizi yöneten bir Belediye Başkanının sanki haklıymış gibi böyle üste çıkar bir açıklama yapması bizi, işadamlarını yaraladı. Burada tırnaklarıyla kazıya kazıya gelen bir sürü sanayi esnafı var. Bende onlardan biriyim. Hiç gocunmadım, ben polyesterci Nevzat Ter´in oğluyum. Doğma büyüme İnegöllüyüm. Yeri geldi polyestercilik yaptım, yeri geldi Küçükçalık´ta, yeri geldi Umut Mobilyada çalıştım, yeri geldi patronluk yaptım. Allah bize nasip etti yavaş yavaş ilerledik. Bu demek değildir ki biz buralara geldik, belediyemizin yaptığı hizmetleri alkışlayacağız, yapmadıkların eleştirmeyeceğiz. AK Partililik böyleyse, ben AK Partili değilim. Ben Milliyetçi Hareket Partisi üyesi bir babanın oğluyum, milliyetçiyimdir, olaylara milliyetçi olarak bakarım. Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasından ilerliyoruz. Belediye Başkanımızın, Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın bize yaklaşımları, işadamlarına bakış açısı gibi yaklaşım sergilemesini talep ediyoruz. Cumhurbaşkanımız ‘Gitmediğiniz ülke, sıkmadığınız el kalmasın. Bunun için devlet olarak ne gerekiyorsa yapacağız´ diyor. Başbakanımız da ‘Daha fazla üreteceksiniz, daha fazla çalışacaksınız, daha iyi hizmet edeceksiniz, daha çok döviz getireceksiniz´ diyor. Bizde bu yönde işadamları olarak adapte olmuş vaziyetteyiz. Ben şuan 21 ülkeye ihracat yapan bir firmayım ama müşterilerime fabrikamı gezdirmeye utanıyorum. Toz toprak içerisinde. Sert de olsa bir çalışmamız oldu, sonrasında bir çalışma başlatıldı. Bu sadece üstü kapatılan bir sorun. Yarın yağmur yağdığında altyapılarımız iyi olmadığı için yağmur suyunu, kar suyunu çekemeyecek, biz yine sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Buna da şükür. Geçici de olsa bu problemi çözenden Allah razı olsun” diye konuştu.

HAK ETTİĞİMİZ HİZMETİ BİZE VERİN

Belediye Başkanı Alinur Aktaş´ın kendisinden bir özür beklentisi olduğunu ifade eden Celal Ter, “Belediyemiz muhtarlık sıfatındaysa, kapatıp gidelim dediğimde bana bir özür çağrısı olmuştu. Ben özür dileyeceğim ama şöyle; üst akıl diyerek günahını aldığınız insandan özür dilerseniz, aklından şüphe ettiğiniz işadamlarından özür dilerseniz, İnegöl´e gerçekten sanayiye yakışan hizmeti yaptığınız zaman, siz üzerinize düşeni yaptığınızda, bizde halk olarak bundan memnun olduğumuzda özür dileyeceğiz. Bu süreçte kesinlikle ne Alinur Aktaş´çı, ne Hüseyin Şahin´ci oldum. Ben adaletçi oldum, hangi taraf adaletliyse onun yanında durdum. Alinur Aktaş´a nasıl ulaşabiliyorsam, Hüseyin Şahin´e de öyle ulaşabildim. Ama daha çok Alinur Aktaş ile görüştüm. Bugün eleştirdiğim için Hüseyin Şahin´ci oldum. İnegöl AK Parti siyasetinde ikiye bölünmüşlük var. Alinur Aktaş´ın elini tutarsan Hüseyin Şahin´ci, Hüseyin Şahin´in elini sıkarsan Alinur Aktaş´çı oluyorsun. Bu kavram tamamen yanlış. İnegöl siyasetinin bu tür çatışmalarından dolayı İnegöl halkı alması gereken hizmeti alamıyor. Biz işadamları ve İnegöl siyasetindeki arkadaşlar da bu konudan mustarip olduklarını dile getiriyorlar. Fakat hiç kimse cesaret edip de bununla alakalı açıklama yapamıyor. Bu sorunla bu süreçte karşılaştım, Alinur Aktaş´ı eleştirdiğim için Hüseyin Şahin´ci oldum. Bugüne kadar kimsenin güdümüne girmedim. Bunu itham edenlere şöyle bir çağrıda bulunuyorum; tırnaklarımla kazıya kazıya buraya geldim. Sıfırdan gelmiş bir insan olarak benim birinin güdümünde olduğumu iddia edip, bunu kanıtlayan insana bugüne kadar Allah´ın bana verdiği her şeyi bağışlamaya hazırım. Lakin bu ithamda bulunup da bunu kanıtlamayan kişiden de aynı şeyi bekliyorum. Böyle bir şey olursa, anahtarlarını bana teslim ederse gereken yerlere bunların bağışını yapacağım” dedi.

KİMSENİN GÜDÜMÜNDE DEĞİLİM

Celal Tez sözlerine şöyle devam etti: “Ben kimsenin güdümünde değilim. Biz bir açıklama yaptık, zamanlama manidar bulundu. Halbuki ilk toplantıyı planlayan bizdik. Şehitlerimiz olduğu için ortamın sakinlemesini bekleyerek açıklamamızı geciktirdik ama maalesef her gün şehit veriyoruz. Şayet Belediye Başkanımız bu konuda hassassa, şehitlerimizin çok olduğu dönemde festival yapmayarak bu hassasiyetine bizi inandırsın. Belediye Başkanımız 17 Ağustos´ta Küçük Sanayi Sitesi toplantı salonunda ‘İnegöl maalesef çok hızlı büyüdü, yetişemiyoruz´ dedi. Bu kavrama kesinlikle karşıyım. Büyümeyi engelleyemiyorsanız, hizmet edemiyorsanız, ayak uyduramıyorsanız rica ediyorum sadece hizmet edebildiğiniz kadar büyüyün, personeliniz kadar ilerleyin ve bizi, bizlere imar ve ruhsat vererek sonrasında atıl vaziyette yaşamaya mahkum etmeyin. 5 yıldır burada tozun toprağın içerisinde boğuşuyoruz. Çarşı meydanındaki insanlar sosyal medyada atıp tutuyorlar. Bunları yaşamayan bilemez. Burada her gün sorunlarla mücadele ediyoruz. Kışın araçlarımızla gelemiyoruz, yazın toz toprak içerisinde ve sağlıklı üretimler yapamıyoruz. Bizim taleplerimiz bunlardır. Dikkate alırlarsa seviniriz. Bu Celal Ter´in değil, İnegöl sanayisinin problemidir. Nasıl elimize mikrofon aldığımızda övünmesini biliyorsak, bu şehir 360 milyon dolar ihracat yapıyor, birçok il ekonomisinin önünde diyebiliyorsak, hak ettiğimiz hizmeti bize verin. Siz üzerinize düşeni yapın, insanlar da zaten sizi bunun için seçtiler. Size oy veren, size vergi veren insanlara peşkeş çekmeye hakkınız yok. Lütfen İnegöl sanayisindeki işadamlarına değer verin, sorunlarımızı giderin. Herkes kendi üzerine düşeni yapsın. Ortalık çöp, pislik içerisinde. ERKA ile anlaştınız. Bugüne kadar birçok firma önünde konteynır yokken, Alper Taban Başkanımızın açıklamasıyla çok üzüldük. 21 firmaya ceza kestik dediler. Eğer siz vazifenizi yaptınız da, sanayi esnafı üzerine düşeni yapmadıysa, ondan sonra ceza kesin. Önce her firmanın önüne konteynır konulmasını sağlayın ondan sonra insanlar yine çöplerini dışarı atmaya devam ediyorlarsa el birliğiyle şikâyet edelim, İnegöl´ümüzü temiz tutalım” şeklinde konuştu. NEVZAT KAHVECİ

Güncelleme Tarihi: 08 Eylül 2016, 13:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER