BOĞULMALARA DİKKAT!...

Havaların ısınmaya başladığı şu günlerde, serinlemek isteyen çocuklar ve gençlerin dere kenarlarına koşmaları, ailelerini korkutuyor.

BOĞULMALARA DİKKAT!...

Bunalan çocuklar, gençler ve hatta yetişkinler serinlemek için çeşitli çarelere başvuruyorlar. Üzücü olayların yaşanmaması için çocukların ve gençlerin, özellikle piknik esnasında çevredeki derelere, göllere ve göletlere girmelerinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulanıyor.

ÇOCUKLAR NEREYE GİDİYOR?

Yaşları 7 ile 13 arası çocuklar, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri serinlemek için en yakın derelere veya göl ile göletlere koşuyorlar. Yaşları 13 ile 25 arası gençlerinde ilgi gösterdikleri dereler, göller ve göletler gibi tehlikelerin dolu olduğu yerlerde serinleme yöntemi, yanında boğulma olaylarını da sıkça yaşatıyor. Yazın gelmesiyle birlikte dereler ve göletlerde boğulma olaylarının yaşanmaması için, çocuklardan ve gençlerden derelere, göllere ve göletlere girmemelerini isteyen yetkililer, bu konuda ailelere de büyük sorumluluk ve görevler düştüğünü, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri çocuklarının nereye gittiklerini, neler yaptıklarını denetim altına almaları gerektiğini ifade ediliyor.

SUDA BOĞULANLARIN YÜZDE 50’Sİ YÜZME BİLMİYOR

Derelere, göllere ve göletlere serinleme amacıyla girmenin, yüzmenin çok tehlikeli olduğunu kaydeden yetkililer, dibi görünmeyen bu sularda bin bir tehlikenin beklediğini, yüzme bilmeyenler kadar, yüzme bilenlerinde hayati tehlike ile karşı karşıya olduklarını vurguladılar. Boğulma olayının yüzme bilenlerin bile başına gelebileceğini ifade eden uzmanlar ise, suda boğulanların yalnızca yüzde 50’sinin yüzme bilmediğini, bu nedenle yüzme bilenlerin de, dibi görünmeyen tehlikeli sulara girmemelerini istiyorlar. Bu arada boğulma vakalarında kişiye uygulanacak olan müdahalenin kesinlikle ilk yardım eğitimi almış ve bilinçli kişilerce yapılması gerektiği belirtiliyor.

İLK YARDIM ÖNEMLİ

Boğulmalarda ilk yardımın temel amacının, akciğerlere hava girmesini sağlamak olduğunu belirten uzmanlar, ilk yardıma mümkün olduğunca zaman geçirmeden başlanması gerektiğini ifade ediyorlar. Buna göre, boğulma tehlikesi geçiren bir kişiye yapılacak uygulama şöyle anlatılıyor; kazazede sudan çıkarılır çıkartılmaz, ağzında protez varsa alınmalı ve boğazındaki salgılar temizlenmeli, başı iyice arkaya yatırılarak, altçenesi iki elle kavranıp aşağıya ve geriye çekilmeli, bu arada başparmaklar ağzı açık tutmalı, ağızdan ağıza yapay solunum uygulanmalı ve göğüs kafesine düzenli aralıklarla bastırarak kapalı kalp masajı yapılmalıdır. Yapay solunum uygulamak için kazazedenin başı arkaya eğilir, ensesinin altına bir el ya da katlanmış giysiler sokulur. Öteki el ise kazazedenin alnına, işaret ve baş parmaklar burnu kapatacak biçimde yerleştirilir. Yardım eden kişi derin bir soluk aldıktan sonra, dudaklarını kazazedenin dudaklarının üstüne yerleştirir ve soluğunu güçle verir. Kazazede çocuksa soluk verme fazla güçlü olmamalıdır. Soluk verdikten sonra kazazedenin soluk vermesine izin vermek amacıyla ağzı açık tutulur. Bu işlem iki kez daha yinelendikten sonra göğüs kafesine bastırarak kalp masajına başlanır. Bunun için kazazedenin yanı başına diz çökerek bir el göğüs kemiğinin alt bölümüne, öteki el ise bu elin sırtına yerleştirilir. Göğüs kemiğine omzun ve vücudun ağırlığı gelecek ve 30-40 kiloluk bir güç oluşturacak biçimde güçle bastırıldıktan sonra hızla bırakılır. İki soluk verdikten sonra göğse 15 bası uygulanır. Ağızdan ağıza solunumun mümkün olmadığı durumlarda Halger-Nielsen ya da Silvester yöntemine başvurulabilir. Halger-Nielsen yöntemi, kazazedeyi sırtüstü yatırmanın mümkün olmadığı zamanlarda yararlıdır. Yardım eden kişi avuçlarını kazazedenin kürek kemiklerinin hemen altına koyar; kazazede bu arada olanaklıysa ayakları başından daha alçakta ve kolları yüzünün altında birbirine kavuşmuş olarak yatırılır. Yardım eden kişi kollarıyla kazazedenin sırtına bastırarak, havanın dışarı çıkmasını, daha sonra kazazedenin dirseklerini tutarak kendisine ve yukarıya doğru çekip göğsün genişlemesini ve akciğerlere hava girmesini sağlar. Daha sonra kollar özenle yere konur, bası manevrası yinelenir. Bu manevra dakikada 12-15 kez yinelenmelidir. Silvester yönteminde, kazazede sırtüstü yatırılır; omuzlarının altına kalın bir şey konur. Yardım eden kazazedenin başucunda, bacakları başın her iki yanında olacak biçimde oturur. Kazazedenin kolları bileğin hemen üstünden sıkıca yakalandıktan sonra, son kaburgaların düzeyinde göğsün üstüne doğru dirençle karşılaşana değin bükülür. Bu anda hava akciğerlerden çıkar. Daha sonra kollar başın üstünde dışa yukarıya ve geriye kaldırılarak göğsün genişlemesi ve havanın pasif yolla akciğerlere girmesi sağlanır, kollar yavaşça göğse geri getirilir. Bu manevra dakikada 10-12 kez yinelenir. HABER MERKEZİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18