“Dokunmadığımız bir ürüne para ödemeyelim”

İnegöl Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkan Yardımcısı Şükrü Sütcü, dernek olarak kendilerini en çok üzen şeyin, tüketicilere ulaşamamak olduğunu belirterek, “Ulaşabilmek için zaman zaman seminerler düzenlesek de ya bizim yeteri kadar çalışmadığımızdan ya da maddi imkansızlıklar nedeniyle gereği gibi reklam yapamadığımızdan veya insanlarımızı yeterince önemsemediğinizden olsa gerek, katılımı yeterli seviyeye maalesef çıkaramadığımızdan, zaman zaman tüketicilere basın yolu ile ulaşmaya çalışarak, tüketici mağduriyetlerini en aza indirmeye çalışıyoruz” dedi.

“Dokunmadığımız bir ürüne para ödemeyelim”

Tüketici şikayetlerinin, son günlerde yağmur yağdıktan sonra çoğalan mantar gibi arttığını belirten Şükrü Sütcü,  bunların büyük çoğunluğunu, cep telefonu ile aranarak veya mesaj gönderilerek,  “Yeni tüketici yasasına göre kredi kartı aidatlarınız ile bankalardan çektiğiniz kredilerden kesilen dosya masraflarını, sizin uğraşmanıza gerek kalmadan bir hafta içinde alabiliriz son gün…”  şeklinde anlatımda bulunarak sizi ikna ettikten sonra kredi kartı numaranızı veriyorsunuz ve kredi kartınızdan 200-300 TL paranızın çekildiğini, kredi kartı numaranızı vermediyseniz kargo ödemeli olarak gönderilen paketi aldığınızda 85-100 TL.ödedikten sonra gelen pakette sadece fotokopi olduğunu öğrenerek, kandırıldığınızı anlamış oluyorsunuz, bu konuda televizyonlarda yapılan reklamlara ve telefonunuzu arayanlara evet demeden önce İlçemizdeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetinden veya Derneğimizden bilgi alırsanız, mağduriyetiniz önlenmiş olur. Siz uğraşmadan hak almanız mümkün değildir, çünkü tüketici hakkı ferdi olup, herkes mücadele etmelidir. Yani emek olmadan yemek olmaz misali” diye konuştu.

Bir kısım üreticilerin, marketlere gittiklerinde üç beş lira karşılığındaki sebze ve meyveleri alırken, çürüklerini almamak için seçmeye özen gösterdiklerini, ancak televizyon reklamlarına inanarak sipariş ettikleri ürünlerde gerekli özeni göstermedikleri için sorun yaşadıklarına dikkat çeken Şükrü Sütcü,  “Şöyle ki reklamların etkisi ile beğenerek sipariş ettiğiniz ürünler geldiğinde, ürünün reklamlarda anlatıldığı gibi olmadığını, Garanti Belgesinin ise onaysız ve genelinde sorunlu olduğunu fark ediyorsunuz. Ayrıca her hangi bir Danışmanlık Şirketinden  cep telefonunuz aranarak, Sigorta kapsamında olduğunuzu, ses kayıtlarınızın mevcut olduğunu ve  belirtilen tarihe kadar şu kadar  TL ödemediğiniz takdirde bunun üç katını ödemek zorunda kalacağınızı açıkladıklarında, olmayan borcu korkarak kabul edip, kredi kartı numaranızı verdiğinizde, kartınızdan  paraların çekilmiş olduğunu öğreniyorsunuz. Aslında böyle bir borcunuzun olmadığını da biliyorsunuz ama kendinizden emin olmadığınız için ödemek zorunda kalıyorsunuz, bu gibi durumlarda arayan şirkete, ‘sözleşmem veya ses kaydım  varsa gönderin ondan sonra ödeme yapabilirim’ şeklinde açıklama yaptığınızda sizi tekrar arayacaklarını sanmıyorum. Siz siz olun telefonda hiç kimseye  kredi kartı numaranızı vermeyin, Kart numaranızı verdiğinizde paralarınız çekiliyor ve firma tarafından size sözleşme gönderiliyor. Sizler de  bize veya Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ederek  hukuki mücadeleye başlamış oluyorsunuz. Bu gibi Satışlardaki haklarınız şu şekilde açıklanmıştır;  6502 Sayılı Kanunun 48.Maddesi; Mesafeli  sözleşme, satıcı veya sağlayıcı ile tüketicin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler mesafeli sözleşmeler olduğu açıklanmak olup, Tüketici gelen her hangi bir teklifi kabul etmeden önce siparişi onayladığı takdirde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır şekilde satıcı veya sağlayıcı tarafından bilgilendirilmelidir. Bu konuda tüketicinin bilgilendirildiğinin ispatı  satıcı veya sağlayıcıya aittir.  Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişi kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirir. Mal satışlarında bu süre her halükarda otuz günü geçemez. Satıcı veya sağlayıcının bu süre içinde edimini yerine getirmemesi durumunda tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Tüketici, On dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir.Tüketici cayma hakkı  konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreye bağlı değildir.Her halükarda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Tüketici cayma hakkı süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir. Ancak bu haklarımızın olması demek soruna anında çözüm bulunacağı anlamına gelmiyor, Öncelikle firmaya  İhtarname yazmalısınız, İhtarnameden sonra paranız ödenmez ise Tüketici Sorunları Hakem Heyetine şikayet dilekçesi yazmanız gerekiyor, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinden lehinize karar çıkıyor, ancak firma kanun ve karar tanımaz çıkarsa, icraya vermek zorunda kalıyorsunuz. Bu anlattıklarım sizler için hem maddi masraf olduğu gibi hem de  zaman kaybı olduğundan, lütfen  dokunmadığımız bir ürüne para ödemeyelim, eğer zorunluluk hissediyorsanız, sipariş vermeden önce internet’te   tüketici şikayetlerini kontrol ederek, güvenli sitelerden sipariş etmelisiniz” şeklinde konuştu.

Sütcü, “Mağdur olan tüketicilerimize 2007 yılından beri olduğu gibi, bu günden sonra da hizmet vermeye devam edeceğimizi ve gerekli hukuki desteği sağlayacağımızı belirtmekte yarar görürken, bütün tüketicilerimizi bilinçlenmeye davet ediyoruz” dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2014, 08:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18