“İddiayı ispat edemeyenler namus, haysiyet ve şereften yoksundur”

Türk Eğitim-Sen İnegöl Temsilcisi Şenol Şahin yaptığı açıklamada, sendikacılığı kutsal bir hak mücadelesi olarak gördüklerini ifade ederek, Eğitim Bir-Sen’i kastedip, “Hayatlarının her döneminde fitne çıkarmayı kabiliyet sayan bu sakat anlayış, İnegöl’de Türk Eğitim-Sen'lilerin arasına fitne sokmak için ne kadar çabalarsa, çabalasın sonuç elde edemeyecektir” dedi.

“İddiayı ispat edemeyenler namus, haysiyet ve şereften yoksundur”

Dün saat 14.00’de sendika binasında düzenlenen basın toplantısına, Türk Eğitim-Sen İnegöl Temsilcisi Şenol Şahin’in yanı sıra Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

 

TÜRK EĞİTİM-SEN’DE İSTİFA FURYASI YOKTUR

Eğitim Bir-Sen Bursa Şubesi Başkanı Numan Şeker’in, geçtiğimiz günlerde İnegöl'de bir basın açıklaması düzenleyerek, her zamanki gibi doğru olmayan bilgilerle kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini ve iftiralarla gerçeklerin üzerini örtmeye çalıştığını belirten Türk Eğitim-Sen İnegöl Temsilcisi Şenol Şahin, “Zaten bu durum da onların geleneğine son derece uygundur. Sözü hiç dolandırmadan gerçekleri ortaya koyalım. Türk Eğitim-Sen’de istifa furyası yoktur. Her türlü siyasi, bürokratik, ekonomik, yandaş baskısına rağmen, Bursa'da yetkiyi elinde bulunduran Türk Eğitim-Sen vardır. 15 Mayıs yetki belirleme sürecinde kimden istifa olduğu net bir şekilde ortaya çıkacaktır. İnegöl Eğitim Bir-Sen İlçe Temsilcisi Sinan Aktaş, bir bayan meslektaşımızın elektronik postasından sahtekarlık yaparak, yine bir okul müdürü hakkında yalan ihbarda bulunmuştur. Bu durum mahkeme kararı ile belgelidir. Mahkeme kararını dahi iftira diye kamuoyuna yutturmaya çalışan bu zihniyetin, birazcık onuru varsa, bu belgeler açıklandıktan sonra bizlerden özür dilemesi ve istifa etmesi gerekir. Bu konuyla alakalı mahkeme kararları var. Türk Eğitim-Sen'in İnegöl eski ilçe yönetimi kongre sürecinde bir daha aday olmamış ve yeni yönetim belirleme süreci neticesinde, bütün arkadaşlarımızın mutabakatı şubemiz ve genel merkezimizin de onayı ile ben ve arkadaşlarım göreve gelmiş bulunmaktayız” şeklinde konuştu.

SENDİKACILIK ADINA YÜZ KARASIDIR

Türkiye genelinde 750'nin üzerinde üye sayısı ile İnegöl'de de tunç gibi demir gibi bir, beraber ve ayakta olduklarına vurgu yapan Şenol Şahin, “Numan Şeker'in ve Temsilcisi Sinan Aktaş'ın şahsımla ilgili söylediği yalan ise, Devletin Başbakanına hakaret ettiğim için müdürlük görevinden alındığım yalanıdır. Benim görevden alınma gerekçem dosyamda mevcuttur. İdari işlerle alakalı ve tetikçi teftiş mekanizmasının hukuksuz uygulamasıdır. Görevden alınma dosyamda Başbakana hakaretle ilgili bir tek kelime geçmemektedir. Hal böyleyken, bu iddiayı ispat edemeyenler namus, haysiyet ve şereften yoksundurlar. Kendi fikirlerinin, şahsiyetlerinin, kendi güçlerinin herhangi bir itibarı olmadığından, yalnızca sahiplerinin gölgesine sığınıp ve eteklerine yapışarak çalışanın yanında olmak yerine iktidarın borazanlığını yapanlar, er geç eğitim çalışanlarına hesap verecektir. Sonuç olarak, biz sendikacılığı kutsal bir hak mücadelesi olarak görmekteyiz. Yüz bine yakın idarecinin kadroları ellerinden alınırken, bu zulme karşı durmadıkları gibi bir de buradan üye rantı devşirmeye çalışmak, sendikacılık adına yüz karasıdır. Biz bu ve benzer zihniyetlerle çok mücadele ettik, hiçbir çekincemiz de yoktur. Hiçbir eğitim çalışanının şüphesi olmasın ki kervan yürüyecektir” diye konuştu.

SİNAN AKTAŞ’IN SAHTECİLİĞİ MAHKEME KARARI İLE ORTAYA ÇIKTI

Ellerinde mahkeme belgesinin olduğunu ifade eden Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu ise, “İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinden alınan belge de, Sinan Aktaş’ın sanığın üzerine atılı olan ve sabit kabul edilen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçu nedeniyle, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen neticenin ağırlığı, sanığın kastı, kastının yoğunluğu hep birlikte göz önüne alındığında, sanığın eylemine karşılık gelen Türk Ceza Kanunun 136/1 maddesi gereğince takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına diye mahkeme karar vermiştir. Netice itibariyle mahkeme kararıyla bu arkadaşın sahteciliği ortaya çıkmıştır. Hal böyleyken tutup bu konuda yalan söylüyorlar demek, en basit ifadeyle işi sulandırmaktır, iftira atmaktır. Eğer biz şahsen böyle bir eğitimcinin, eğitim çalışanlarını, bir çalışma örgütünde temsil edilme yeteneğini korumadığını ve biraz da şahsiyetleri varsa bu belgelerden sonra artık istifa etmeleri gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2014, 09:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER