İNEGÖL’ÜN MEYVE DEPOSU: EDEBEY

İnegöl’e bağlı kırsal mahallelerinin tanıtılması amacıyla mahallelerin tarihi, ekonomik ve sosyokültürel durumunun yer aldığı yazı dizimizin ilk durağı; İnegöl’ün meyve deposu Edebey. 1300’lü yıllara dayanan tarihiyle Manav köyü olarak bilinen Edebey Mahallesinde yaşayan insanlar genellikle meyvecilikle uğraşıyor. 1950’li yıllarda ilk olarak devlet desteğiyle ekilen Amasya elma fideleri, meyveciliğin Edebey Mahallesinde başlamasını sağladı.

İNEGÖL’ÜN MEYVE DEPOSU: EDEBEY

GEÇİM KAYNAĞI MEYVE ÜRETİMİYDİ!

İnegöl’e de ilk meyveciliğin başladığı Edebey Mahallesinde 300 hanede yaklaşık 900 kişinin yaşadığını ifade eden Edebey Mahallesi Muhtarı Resul Kayman, “Önceki yıllarda tarım girdilerinin düşük olması münasebetiyle mahallemizin tamamının geçim kaynağı meyve üretimiydi. Daha sonra ki yıllarda serbest piyasa ekonomisi nedeniyle gübre, ilaç, mazotta fiyat artışı, bazen de afet ve verim düşüklüğü nedeniyle meyvecilikte azalma oldu. Şuan mahallemizde yaşayan insanların yüzde 40’ı sanayi sektörüne kaydı. Sanayi de çalışanlarımızın çoğu da genç nüfus. Mahallemizde yaşayan emekliler ve yaşlılarda ata, baba toprağı diyerek meyvecilikle uğraşıyorlar” dedi.

İLK BAŞLANGIÇ EDEBEY…

İnegöl’de meyveciliğin ilk başlangıç noktasının Edebey mahallesi olduğunu belirten Kayman, “1950’li yıllarda devlet desteğiyle verilen Amasya elması fidanlarıyla mahallemizde 3 tane bahçe kuruldu. Bu bahçelerden üreticiler iyi para kazanınca, mahallemizde meyvecilik artmaya başladı. Bu şekilde İnegöl’de de Edebey Mahallesiyle beraber meyvecilik başlamış oldu. Daha sonra ise, meyve çeşitleriyle üretim arttı. Günümüzde Edebey mahallemizde narenciye haricinde bütün meyve çeşitleri üretilmektedir. Mahallemizde 1980’li yıllarda kurulan 3 bin 500 tonluk soğuk hava deposu var. Bölgemizin en büyük tesislerinden bir tanesi. Edebey mahallesi her zaman ilkler yapmış ama karşılığını alamadığı için genç nesil fabrikalarda çalışma arzusunda. Kırsalda yaşayan vatandaşların sıkıntıları var. Bu sıkıntıların aşılması noktasında merkezi hükümete taleplerimizi iletebiliyoruz ama yerel yönetimlerde sıkıntılarımızın olduğunu söyleyebiliriz. Merkezi hükümet gibi sıkıntılarımızı dikkate almıyor” diye konuştu.

SULAYAMIYORUZ!

Su sıkıntısı yaşadıklarını ifade eden Resul Kayman, “6 bin dönümlük ekili arazilerimizin 500 dönümü Babasultan Barajından sulanabiliyor. 2 bin dönümün hiç suyu yok. 3 bin 500 dönümünü ise yüksek maliyetlerle kendimiz sulamaya çalışıyoruz. Bu nedenle de meyvecilikte verim alamıyoruz. Bu da mahallemizdeki meyveciliğin azalmasına sebep oluyor” dedi.

SU İHTİYACIMIZ VAR

Edebey Köy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Nazif Altınok ise, “Kooperatifimizin 240 üyesi bulunuyor. Soğuk hava depomuzun kapasitesi 3 bin 500 ton. Depomuzun kapasitesini arttırmak için bir çalışma başlattık. Bin tonluk bir ilave depo yapmak istiyoruz. Bununla ilgili fizibilite çalışmamız sürüyor. Depomuza sadece Edebey Mahallesinden değil, aynı zamanda çevre mahallelerden de ürün getiren çiftçilerimiz var. Eskiden Edebey’de üretilen meyveleri koymak için yer bulamazdık ama şimdi susuzluktan ürün alamıyoruz. Suyun olmaması bizi bitirdi. Pompalarla sulama yapmak oldukça maliyetli. Bu nedenle çiftçiler meyveciliği bırakıyor. Normalde üç kere sulaması gerekirken, maliyet nedeniyle bir kere suluyor. Bu da verimi etkilediği için hem az ürün alıyor hem de kalite düşüyor. Şuan mahallemizde yılda 3 bin ton civarında meyve üretimi var” şeklinde konuştu.

EDEBEY’İN TARİHTEKİ YERİ

İnegöl’ün fethinden sonra imar ve yerleşim çalışmalarına başlanmış, doğudan batıya doğru bir nüfus hareketi oluşmuştur. Yeni yeni köyler ve mezralar oluşturulmuştur. İşte bu çalışmalar sırasında Edebey mahallesinin ilk temelleri atıldığı tahmin edilmektedir. İlk defa Miladi 1487 tarihli Hüdâvendigar Livası Tahrir Defteri 1’de ismine rastlanan mahallenin iki çiftlikten oluştuğu görülmektedir. 1562 tarihli Tapu Tahrir Defterinde Nahiye-i Turgut Eli’nin bir köyü duru¬mundadır. Buradaki çiftlikte 20 civarında insan yaşamaktadır. Edebey Mahallesi, çok önceleri sipahilere mülk olarak verilen beylik arazisidir. Sipahiler bu köy için Osmanlı ordusuna belli sayıda asker gönderir, karşılığında da burasının öşrünü (Onda bir vergisi) alırlarmış. İnegöl ovasının yapısı bundan 600-700 yıl önceki iklim koşulları ve Uludağ’ın durumu düşünüldüğünde; İnegöl ovasının hemen her tarafından suyu bol olan onlar¬ca dere akarmış. Tabii akıntıları nedeniyle dere yatakları da derin olmadığından, bahar ve kış aylarında İnegöl ovasının önemli bölümü sular altında kalırmış. Bu nedenle de, İnegöl Köyleri genellikle yüksek yerlere veya dağ kenarlarına kurulur¬muş. Edebey köyünün yerleşim yeri de İnegöl ovasının en yüksek yerlerinden Ut köşesidir. Arazisinin önemli bölümü bahar ve kış aylarında sular altında kaldığından Edebey ve yakın çevre köyleri, su bitkisi de diyebileceğimiz çeltik ekerler, hay¬vancılık yaparlarmış. Önceleri çiftlik olarak kurulan bu yerleşim yerinin yüksek kısımlarında az miktarda tahıl üretimi yanında da tavukçuluk yapılırmış. Defter-i Kirmasti de, burasının ‘Edebey’ adında doğrudan savaşa katılan bir sipahinin mülkü olduğu, bu kişinin buralarda tasarruf sahibi olduğu, sonraki yıllarda da buraların İnegöl Subaşılığına devredildikten sonra Mehmet Bey Oğlu Bali Bey hizmetine mülklüğe verildiği belirtilmektedir.

EDEBEY ADININ KAYNAĞI

Osmanlı Devleti zamanında, savaşlara doğrudan katılan bir sipahi olan Edebey’e mülk olarak verilmiş, iki küçük çiftlikten meydana gelmiş bu yerleşim yerine, bu şahsın kişiliğine duyulan sevgi nedeniyle ‘Karye-i Edebey’-Edebey köyü ismi verildiği düşünülmektedir. Diğer bir rivayete göre de; tarihte Hamzabey, Edebey ve Alibey adlarında çocukları olan bir tarihi kişiliğin hakimi olduğu arazisini oğulları arasında paylaştırdığı, işte bunlardan birinin de Edebey Köyünü kurduğu, bundan dolayı da köye bu ismin verildiği söylenir. Bir başka rivayete göre ise; Horasan’dan gelerek bu bölgeye yerleşmiş olan Edip Bey diye bir kişinin yıllarca buralarda bulunduğu ve bu ismin daha sonra değişiklik göstererek Edebey’e dönüştüğü söylenmektedir. Bunların dışında; ‘Ede’ kelimesinin sözlük anlamı ise ‘büyük erkek kardeş, ağabeydir. Bütün bunları düşündüğümüzde; Edebey’in erkek kardeşler içinde en büyük olduğu anlaşılmaktadır.

Osmanlı zamanında uzunca bir süre Cerrah ve Yeniceköy mahalleleri arasında küçük bir yerleşim birimi olarak kalmıştır. Hicri 1877, Miladi 1293’den sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun geriye doğru ilk göçü ile Edebey mahallesine 50-60 hane muhacir yerleştirilmesi, daha sonra 1915 Birinci Dünya Savaşından sonra da 10-15 muhacir ailenin gelmesiyle köyün hane sayısı ve nüfusunda belirgin bir yükseliş kaydedilmiştir. 1900’de yapılan sayımda Edebey’i 410 nüfuslu bir yerleşim birimi olarak görüyoruz. Edebey mahallesi 1869 tarihinde oluşturulan Yenice Gayri Müslim Bucağına bağlı üç köyünden biridir. (Kadimi köyü, Cerrah köyü, Edebey köyü). 1922 yılında kaldırılana kadar tam 53 yıl buraya bağlı olarak kalmıştır. Edebey mahallesi tarım çalışmalarına gerekli önemi veren hükümetlerle gelişmiş, ekonomik zenginliği bularak refah seviyesini önemli ölçüde yükseltmiştir. Özellikle son yıllarda meyvecilik, kümes hayvancılığı ve diğer tarımsal çalışmalarıyla Cerrah ve Yeniceköy mahalleri arasında sıkışan kabuğunu çatlatmış, çeşitli konularda kendini ispatlayarak özel bir yerleşim birimi olma yoluna girmiştir. Mükemmel bir tatil ve dinlenme bölgesinin doğmasını gerçekleştirebilir.

EDEBEY’İN NÜFUSU VE AİLE YAPISI

Edebey mahallesin konusunda yapılan araştırmalar, bu köyde çok eski tarihlerde yerleşim olduğunu göstermektedir. Kuruluş tarihi belli olmadığından bu yerleşim yerinin büyüklüğü ve nüfusu konusunda da kesin somut bilgiler yoktur. Miladi 1487 tarihli Hüdavendigâr Livâsı Tahrir Defterin de bu yerleşim biriminde yaşayanların yetiştirdikleri ürünlerden alınan çeşitli miktarlardaki öşürler göz önüne alınacak olursa, yerleşim birimini oluşturan iki çiftlikte tahminen 20-30 kişi yaşamaktadır denilebilir. İki çiftlikten oluşan yerleşim biriminin nüfus miktarı ve çeşitliliği konusunda, 1562 yılında yapılan sayımlarda İbrahim yeri çiftliğinde 20, Aruz yeri çiftliğinde ise 10 kişinin oturduğu tespit edilmiştir. Burada yaşayan insanlar çevrede yaşayan topluluklardan meydana geldiği için köyün ilk yerli insanlarıydılar. Aradan geçen uzun zamanın içinde günümüze o zamanki nesilden kimlerin ulaştığı bilinmiyor. Miladi 1877-1878 tarihlerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Kafkasya’da yapılan savaşları çeşitli nedenlerle kaybederek, küçülmek mecburiyetinde kalmasıyla, daha önceleri Osmanlı yurdu olan bölgelerden ana yurda önemli ölçüde göç olayları başlar. Bu, Osmanlı İmparatorluğunun geriye doğru ilk göçüdür. Bu büyük göçten ilçemiz ve dolaylarına birçok aileler gelmiş, yeni yerleşim birimleri oluşturulmuştur. Edebey köyüne de; Yugoslavya, Romanya, Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Kocacık ve Batum’dan toplam 50’ye yakın aile gelip yerleşmiştir. 1914 Birinci Dünya Savaşından sonra ikinci büyük göç dalgası yaşanmış, yeni gelenler genellikle önceden gelmiş olanların yanlarına yerleştikleri gibi ayrı haneler de oluşturmuşlardır. İstiklal Savaşından sonra Yunanistan’ın İskeçe bölgesinden 5 aile gelerek şimdiki oturdukları mahalleyi kurmuşlardır. 1944-1945 İkinci Dünya savaşından sonra da göçler devam etmiştir. İlçemizin çeşitli köylerine yerleşenler olur. Bu göçte Edebey köyüne gelen olmamıştır. Nihayet, 1989 yılında Bulgar zulmünden kaçan soydaşlarımızın yine ilçemiz ve köylerine iskân edilmiş, Edebey’e de beş aile yerleştirilmiş, ama daha sonra Yenice beldesinde devlet kendilerine evler vererek onları orada iskân etmiştir. Son göçten sonra gelenler de bu yerleşim birimine gittiklerinden dolayı mahallede kalanlar olmamıştır. Şuan mevcut olan 300 hane ve 900 kişi Edebey Mahallesinde yaşıyor.

TARIMSAL KALKINMA KOOPERATİFİ

Her geçen gün meyve bahçeleri çoğalan Edebey Mahallesinde, üretilen meyvelerin maliyetlerinin altında pazarlanmasının önüne geçmek için Seyit Öğünç, A.Arslan Melik, Refik Akdemir, Dursun Ünlü ve Nazmi Cengiz’in kurucu üyeliği sorumluluğunda 1977 tarihinde 264 üye ile Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kuruldu. Kuruluşunu takiben, yetiştirilen meyvelerin muhafazası için soğuk hava deposu, yapımına başlanarak 1988 yılında tamamlanır. Soğuk hava deposu, Edebey ve çevre mahallelerin yetiştirdiği ürünleri iç pazara zamanında ve en iyi koşullarda sunulmasını gerçekleştiren bir kuruluş.

EDEBEY SPOR KULÜBÜ

Edebey mahallesinde spor 1970-1973 yılları arasında köy öğretmeni Yaşar Topuz’un teşvikiyle başlar. Gençler kısa zamanda birleşir ve spor yapmaya başlarlar. Çeşitli turnuvalara katılarak dereceler kazanırlar. 1978 tarihinde Eyüp Engin, Salim Tekin, Orhan Aytar, Ahmet Güney, Hayri Öğünç, Şükrü Özbek ve Recep Kahraman’ın gayretleriyle Emin İpekçi’nin kahvehanesi ilk kulüp lokali olarak açılır. Gençlere açılan bu güzel ve birleştirici ufuk sayesinde, çok kısa zamanda güzel şeyler yapılır. 1979 yılında Abdullah Zorarslan, Tahsin Sağ, Sefahattin Erdoğan, Recep Kahraman, Mehmet Arat, Cevat Sever, Ergün Övünç, Münür Er ve Necdet Eren artık kulübün resmi hüviyet kazanması gerektiğine karar vererek, gerekli çalışmayı yaparlar. 1979 yılında Edebeyspor Kulübü gayrifedere olarak kayıtlara geçer. Edebeyspor, 1982 tarihinde katıldığı ilk turnuvada 3.’lük kupasını alır. 1986 tarihinde İnegöl Kaymakamlığının Akhisar köyünde düzenlediği turnuvaya Bursaspor’lu eski milli futbolcu Ersel Altıparmak’ın hazırladığı A ve B takımlarıyla katılır. Turnuva birincisi, centilmenlik ve gol krallığı ödüllerini alırlar. 1990 yılında Ali Koraltan’ın başkanlığındaki yönetim kurulu, değişik bir spor aktivitesi olan yağlı güreş müsabakaları düzenler. Şuan kulüp resmiyette devam etse de, aktif olarak herhangi bir müsabakaya katılmamaktadır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18