KUTUPLAŞTIRMA VE KAMPLAŞTIRMA VAR

Saadet Partisi (SP) İnegöl İlçe Teşkilatının Sani Konukoğlu konferans salonunda gerçekleştirilen Ocak ayı ilçe divan toplantısında konuşan ilçe Başkanı Hasan Eroğlu, İnegöl´ün birçok sorunla mücadele ettiğini söyledi.

KUTUPLAŞTIRMA VE KAMPLAŞTIRMA VAR

Divan toplantısının basına açık bölümünde konuşan İlçe Başkanı Hasan Eroğlu, “Ülkemizin, şehrimizin ve coğrafyamızın birçok sorunları var. Bu sorunları kısa zamanda ifade etmemiz elbette mümkün değil, sadece birkaç önemli hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Önemli gördüğümüz sorunların başında kutuplaştırma ve kamplaştırma var. Saadet Partisi olarak, yarım asrı gecik siyasi tarihimizde defalarca partilerimiz kapatıldı. Darbelere maruz kaldık. Bölünmelerle üzerimize beton dökülmeye çalışıldı. Liderimize ve kadrolarımıza siyasi yasaklar uygulandı. Çeşitli algı operasyonları ile milletimizin gönlünden silinmeye çalışıldık. Ancak milli görüşçüler olarak, tüm bu yapılanların dış kaynaklı olduğunu her zaman ifade ettik ve bize oy veren gönül veren halkımızı, devletimize ve bizim gibi düşünmeyen bize destek vermeyen vatandaşımıza karşı, kutuplaştıran, ötekileştiren ve ayrıştıran bir sıkıntıya sebebiyet vermedik. Tüm makam ve mevkileri milletimizi bölmemek, bütünlüğünü korumak uğruna terk etmesini bildik. Ancak bugün tanıklık ediyoruz ki ekonomide, eğitimde, dış politikada başarısızlığını gizleyemeyenler eriyen oylarını, siyasi ikbal uğruna benden değilsen FETÖ´cüsün, hainsin algısını oluşturmak suretiyle toplumu kamplaştırarak oylarını muhafaza etmek derdine düşmüştür. Bu yol toplumuza zarar vermekte halkımız arasındaki muhabbeti baltalamaktadır. Bu üslup ve söylem acilen terk edilmek zorundadır” dedi.

YÜK DEĞİL, DERT TAŞIYORLAR

İnegöl´ün birçok sorunla mücadele ettiğini ifade eden Hasan Eroğlu, “Hepimizin malumu şehrimize ekonomik olarak en çok fayda sağlayan sektörlerin başında mobilya ve buna bağlı yan sanayisi gelmektedir. Önemli bir yere sahip mobilya esnafımız, piyasadaki dönemsel durgunluk, aşırı uzayan vadeler, finansal daralma ve bunlar yetmiyormuş gibi hammaddeye gelen akıl almaz zamlar zor günler geçiren üreticimizin iyice belini bükmüştür. Ayrıca coğrafyadaki istikrarsızlık ve savaşlar ihracatçımızı olumsuz şekilde etkilemektedir. Tüm bu olumsuzluklar üreticimizin borçlanma ihtiyacını arttırmış, borcu borçla kapama yanlışına sürüklemek suretiyle, altından kalkılması zor sıkıntılara düşürmüştür. Sıkıntı çeken sektörlerimizden bir tanesi de hiç şüphesiz tarım ve hayvancılıktır. Üzülerek ifade ediyorum ki, devlete hükmedenlerin uyguladıkları hatalı tarım politikaları çiftçimizi ekmeme noktasına sürüklemektedir. Köylümüz bağını bahçesini satıp emekli olma derdine düşürülmüştür. Genç nüfus ise çareyi şehrimize göç etmekte aramaktadır. Yine yanlış politikalar sonucu hayvancılık ile geçimini sağlayan çiftçilerimiz ya hayvanlarını satıyor yada büyük fedakarlıklarla ayakta kalmanın mücadelesini veriyor. Sorunları olan sektörlerden bir diğeri de ulaştırma sektörümüzdür. İnegöl´ümüzde önemli bir geçim kaynağı olan ülkemizin dört bir yanına başta mobilya olmak üzere birçok yük taşıyan şoförlerimiz sanki yük değil dert taşımaktadır. Yüksek akaryakıt fiyatları köprü geçiş ücretleri, belge ücretleri nakliyatçılarımızı karın tokluğuna çalışmaya itmektedir. Ancak bu ortamda para kazanan sektörlerde mevcut. Bu sektörlerin başında ise bankalar gelmektedir. Üzülerek kesin bir ifade ile belirtmek isterim ki, faizcinin kazandığı bir ülkede üreticinin de kazanması mümkün değildir. Kısacası 15 senedir uygulanan Derviş Ficher ekonomi programı duvara toslamıştır. Yapılan duble yollar, köprüler, hastaneler, adliye sarayları ve diğer saraylar birkaç Afrika ülkesi karşısında itibarımızı arttırmanın ötesine geçememiştir. Rabbim sonumuzu hayır eylesin” diye konuştu.

ÜLKE SEVDALISI MÜCAHİTLERE İHTİYAÇ VARDIR

Türkiye´nin sorunlarının çok olduğunu belirten Başkan Eroğlu, “Gerek adalet, gerek eğitim, gerek dış politika da her geçen gün sorunlarımız büyümektedir. Peki tüm sıkıntılardan kurtulmamız, sorunlarımızı çözmemiz mümkün mü? Elbette. Hem de çok kısa zamanda tıpkı 1996-1997´de olduğu gibi şehrimizin ve ülkemizin sorunları çözülür. Ancak bir şeye ihtiyaç var. Nedir o ihtiyacımız olan şey? Her şeyden önce bütün sorunların çözümünü önce ahlak ve maneviyat ilkesine bağlı olduğuna inanmış inançlı kadrolara ihtiyaç vardır. Çocuklarımıza ve genç dimağlara, öldüğü zaman tekrar dirileceği, hayatı boyunca yemesinden, içmesinden, susmasından, konuşmasından, makamından, mevkisinden, kazandığından, harcadığından, anasından, babasından, komşusundan, akrabasından sorguya çekilip, hesap vereceği, bunun neticesinde ceza veya mükafat alacağını kamil manada öğrettiği gibi insanlığa fayda sağlayacak, müspet ilimleri de öğretecek, eğitim anlayışına sahip yiğitlere ihtiyaç var. Üretimi ve yaygın sanayiyi dert edinerek, ülkemizin her bölgesini, bölgenin özellik ve yeteneklerine göre fabrikalarla donatıp işsizliğin ve iç göçün önüne geçerek yaşanabilir bir Türkiye kuracak, bilge ve tecrübeli devlet adamlarına ihtiyaç vardır. Geri kalmışlığın çözümünü Avrupa Birliğine girmekte değil, 1000 yıl boyunca hakkı hakim kılmış, dünyada adaleti, refahı, huzuru, sevgi, hoşgörü ve barışı tesis etmiş çağ kapatıp, çağ açmış medeniyetimizde arayan İslam birliği şuuru ile meseleleri ümmet anlayışıyla çözerek, yeniden büyük Türkiye´yi kuracak dava adamlarına ihtiyaç vardır. Ne Mekke´den, ne Medine´den, ne Kudüs´ten, ne Bağdat´tan, ne Şam´dan, ne İstanbul´dan, ne Diyarbakır´dan, ne Balkanlardan, ne Kafkasya´dan, ne Asya´dan, nede Afrika´dan asla vazgeçmeyerek, yeni bir dünya kuracak lider ülke sevdalısı mücahitlere ihtiyaç vardır. Bütün inancım ve samimiyetimle ifade ederim ki, işte bu özelliklere sahip anlayış milli görüştür ve bu anlayışı ülkemize uygulayacak teşkilat, milli görüşün tek temsilcisi Saadet Partisidir ve onun fedakar mensuplarıdır” şeklinde konuştu.

Konuşmanın ardından divan toplantısı basına kapalı olarak devam etti. HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2018, 09:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER