TÜRKİYE İÇİN FIRSAT GELİYOR

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İnegöl Şubesinin üyelerine yönelik bilgilendirme konferansları sürüyor. Geçtiğimiz akşam Küresel ekonomi-politik gelişmeler ve 2019 beklentileri” konulu konferans gerçekleştirildi. Prof. Dr Kerem Alkin, ekonomik dalgalanmalarının çözümünün reel sektörün 1 yıl vade süresinin en fazla 60 güne indirilmesiyle olacağının altını çizdi.

TÜRKİYE İÇİN FIRSAT GELİYOR

Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu üyesi Prof. Dr Kerem Alkin’in konuşmacı olduğu konferansa MÜSİAD İnegöl Şube Başkanı Halil Malkaç ve üyeler katıldı.

HER TÜRLÜ TEZGAH KURULMAYA ÇALIŞILMIŞTIR

Programın açış konuşmasını yapan MÜSİAD İnegöl Şube Başkanı Halil Malkaç, “Ülkemizin çok ciddi bir sınavdan geçtiği böyle bir dönemde ülke ve dünya siyasetinde yaşanan gelişmeleri ve bu siyasetin ekonomimize etkilerini konuşmak için buraya toplandık. Bizleri kırmayarak programımıza misafir olan İnegöl dostu hocamız Prof. Dr. Kerem Alkin’e sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Bilindiği üzere 2018 yılı ülke ekonomimiz açısından oldukça sancılı bir hal aldı. ABD merkezli piyonların düğmeye basmasıyla dolarda yaşanan hareketlilik nedeniyle, hemen hemen her sektörde ciddi fiyat artışları yaşanmış, enflasyon yükselmiş ve ticarette karamsarlık havası hakim olmuştur. Dünyanın satranç tahtasına çevrildiği ve oyun kurucuların kendi kafalarına göre hamle yaptığı bir dönemde, oyunu kuralına göre oynamak isteyenler maalesef diskalifiye edilmeye çalışılmış, buna itiraz edenlere ise her türlü tezgah kurulmaya çalışılmıştır. 2002 yılından bu yana ülkemizde ilk defa ekonomik anlamda kriz konuşulmaya başlanmış ve krizin derinleşmesi için bir takım şer odakları elinden geleni ardına koymamıştır. Ekonomide yaşanan daralma ve karamsarlık havası tüm ülkeye yayılmış ve kısmen de başarılı olunmuştur. Ancak oluşturulan bu havanın bizlere sunduğu önemli derslerde vardır. Son 15 yılın en büyük enflasyon oranlarının yakalandığı bu dönemde güçlü devletimizin, ülkemizi olası krizlerden koruyacak bir donanıma büründürmesinin zamanı gelmiştir. Bunun için güçlü bir sanayi yapısına ihtiyacımız bulunmaktadır. Yerli yazılım atağının hızlandırıldığı, sadakatin değil, liyakatın ön planda tutulduğu, ithal değil yerli tarımın yapıldığı, yerel değil evrensel eğitimin yapıldığı bir ülkeye ihtiyacımız var. Bizim ülke olarak özeleştiri yapmaya ihtiyacımız var. Belki de bu açıdan bakıldığında kara bulutların yavaş yavaş dağıldığı bugünlerde şapkayı önümüze koymalı ve gördüğümüz eksiklikleri düzeltme ve büyük Türkiye hayaline katkı sağlamamız gerekiyor. Gerek hükümetimiz, gerekse devlet kurumlarımız kadar elbette biz iş dünyasına düşen önemli görevlerde var. Savurgan yapımız ve kurumsallıktan uzak işletme mantığımız bunların en başında gelmektedir” dedi.

MÜSİAD BİR FİKİR MUTFAĞIDIR

Malkaç konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bizler de işletme mantığımızı değiştirmeli ve işletme alt yapılarımızı sağlamlaştırmalıyız. Her şeyin en iyisini ben bilirim mantığından uzaklaşmalı ve istişare kültürünü arttırmalıyız. Ortaklık kültürlerimizi geliştirmeli ve dünyayı daha iyi tanıyan bir pozisyon almalıyız. Bizler böyle zamanlarda insana ve teknolojiye daha fazla yatırım yapmalı, ancak devletimizi yönetenlerden de önümüze çıkan engelleri bertaraf etmek için destek istemeye devam etmeliyiz. Değerli hocamız bugün bizlere çok önemli bilgiler aktaracak. Bizler programın interaktif şeklinde sürmesini önemsiyoruz. Bu tür programlar İnegöl sanayicisinin beklentilerini, yaşadığı sorunların tespit edilmesi noktasında oldukça faydalı oluyor. Değerli panalistlerimiz bu toplantılarda elde edilen bulguları bizler adına devletimizin ilgili makamlarına iletip çözüm bulabiliyorlar. MÜSİAD bir fikir mutfağıdır. Sizler ne kadar katkı sağlarsanız, fikir havuzumuzda o kadar genişler. Ben her katıldığım başkanlar toplantısında İnegöllü sanayicilerimizin beklentilerini aktarıyorum. Bu nedenle çok verimli bir program geçirmemiz dileğimle sizlere iyi akşamlar diliyorum.”.

VADE 60 GÜNE İNMELİ

İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeliği ve Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölüm Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu üyesi Prof. Dr Kerem Alkin, ülkenin piyasasının iyi olmasının ülkedeki ticaretin de iyi olduğunu söyledi. Trump’ın ticaret savaşını hatırlatan Alkin, dünya ekonomisine dikkat çekti. Trump’ın manyak oyununu oynadığının altını çizen Alkin, “Bu herif deli mi? Düşüncesini düşünen oluyor. Trump resmen oynuyor. Adam çaktırmadan ABD için avantajları ele geçirmek için çalışıyor. Deliyi oynuyor ama aslında Amerika için bir tüccarlık görevini üstleniyor. Aynı hikayeyi şuan Çin’e oynuyor. Arjantin de önemli bir zirve olacak. ABD, uzunca bir zamandan bu yana dünya ekonomisinde hakimiyet için çok gerekli gördüğü bir işi artık yönetemeyeceğini fark etti. Dolar imparatorluğu gerçeği var. Dolar her yerde geçiyor. 20 sene sonra belki doların devri bitebilir. Amerika ya bir süre sonra doları silah olarak kullanmaktan vazgeçecek. Doları tehdit olarak kullandığı için millet, farklı para birimlerine yönelmeye başlayacaktır. Amerika atarlanmaya başlayınca, işin tadı değişti. Şimdi yeni bir dünya geliyor. Amerika yeni dünyanın kontrolünü sağlayamayacak. Dolar dışı bir dünya için hazırlık var. Ticaret savaşının uzun süresi yok. Yakında sona erecek. 2019 un mart sonundan itibaren Amerika’nın ticaret savaşı hikayesini bitirmek zorunda kalacağını düşünüyorum. Devam ederse ciddi manada enflasyon yaşamaya başlayacaktır. Dolar yükselirse, Amerikan ekonomisine ağır bir durum olarak gelir. Ticari savaşı çok iyi yönetiyoruz. Onlar bize para teklif ediyorlar, biz ise para almıyoruz. Suudiler günlük petrol üretimini yükseltip, fiyatını artıracak. Türkiye bu konuda sakin davranarak, elde edebileceği bütün imkanları elde etmeye çalışacak. Türk varlıklarına ilgi artışı var. Bu durum kur a yansıyor. TL nin çok da değerlenmesi sıkıntı oluşturur. Bu kur çok fazla düşerse, ekonomik tefekkürü yapmamaya karar vereceğiz. Reel sektörde vadelerin bu kadar uzaması gerekir miydi? Bir yıl vadeli çek ne demek. Bizim oturup acayip bir tefekkür yapmamız gerekiyor. Bundan ders çıkarmamız gerekiyor. Türkiye reel sektörde vadenin maksimum 60 günden fazla olmayacak şekilde yeni bir dünya kurmak zorunda. Eğer Türkiye de daha sağlıklı bir reel sektör istiyorsak, bu tür küresel dalgalanmalara göğüs germek için bunu yapmamız gerekiyor. Bunu yapmazsak daha farklı küresel dalgalanmaların olacağı bir durum geliyor. Bunun her yere etkisi olacak. 1 yıl vadeli reel sektör finansmanıyla çok dayak yeriz. Bunu göğüslemek için vadeyi 60 güne indirmenin yolunu bulmamız gerekiyor. Türkiye için de çok büyük fırsatların olacağı bir dünya geliyor. Yeni bir yol haritası çizmemiz gerekiyor. Taksitli kredi kartı bir tek bizde var” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18