ÖZLÜYORUM ESKİ SİYASİLERİ

ÖZLÜYORUM ESKİ SİYASİLERİ

Konuya girmeden önce şunu belirtmek istiyo- rum; bugünkü, yayınlanan 41´inci yazım.

41 kere Maşallah!
Diyoruz ve konuya giriyoruz.
Haydi Bismillah!
Eski yılları ele alacağım bugün. O yılların

emektar siyasetçilerini ve gaflarını. Her hatalı kul gibi, onların da hatalarını, insan olarak, insanca... Tarafgir olalım ya da olmayalım, o dönem politikacılarının kendine has bir sevimliliği, neşesi, tadı, bi´rengi vardı. Bunu inkâr edemeyiz. Bugün, bazı siyasilerimizde olduğu gibi kimse, kimsenin aile- sine sövmüyordu meydanlarda. Rekabetin de bir “raconu” vardı. Bir nevi âdâb-ı muaşeret vardı. Terazi vardı. Bir ayar vardı. Yalan değil! Şimdi ge- lin, o kırılan potlara bir göz atalım;

Mesela favori isimlerden rahmetli Süleyman Demirel...

Hizmetleri, ideolojisi bir yana ben, gaflarını ele almak istiyorum.

Yıl 1995. Kardak kayalıkları, Türk-Yunan iliş- kilerini bir hayli germiş ve gazetecilerimiz, cumhurbaşkanı Süleyman Demirel´in, bu konudaki fikirlerini sormuştur;

Ege bir Yunan gölü değildir.

Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl değildir.

Hatta Başbakan adayı olduğu dönemlerde, seçim meydanlarında fazlaca coşmuş ve olayı açık artırmaya bağlayıp, aynen şunları söylemişti;

Kim, ne veriyorsa 5 lira fazlasını vereceğim! Son olarak, en komik gaflarını sıralayalım; Dün, dündür. Bugün, bugündür.
Bana “sağcılar adam öldürüyor” dedirtemez-

Biz, kışın Bulgaristan´dan doğalgaz alıyoruz, yazın onlar veriyor.

GAP´ı kimseye gap diye gaptırmam.

En eğlenceli ve gafı bol siyasetçilerimizden bi- risi de İdris Naim Şahin´dir.

Kendisi çok eski sayılmasa da, gaflarıyla iki binlere damgasını vurmuş iddialı bir isimdir.

Mesela, kendisine “sizleri çok seviyorum” diyen Erzurumlu bir vatandaşa dedi ki;

Nerden bileyim sevdiğini, takla at, oyna, bi´şey yap!

Van depremi sonrası, çadırda kalan vatandaşa;

Siz, sarayda oturuyorsunuz. Gel dediğiniz yok.

4+4+4 sistemini protesto eden öğretmenlere sıkılan biber gazına yorumu;

Biber gazımız yüzde 100 organik, doğal. Biber gazından kimse ölmedi.

Kültür ve Turizm eski Bakanımız Atilla Koç´ta eğlenceli bir insandı. Başta mecliste, sonra bilumum konferanslarda uyuyakalması, irkildiği anda masadakileri devirmesi... Meşhurdu.

İşte, 2005´e dair turizm yorumu;

Almanlar fazla para bırakmıyor. Ama Ruslar sonradan zengin olmanın görgüsüzlüğüyle fazla para bırakıyor. Bu dediğimi de aman duymasınlar.Neticede Türkiye´ye çok turist bekliyoruz.

Ama gel gelelim, elbette benim idolüm, ilk ve tek kadın başbakanımız Tansu Çiller´dir.

Kimse, o´nun eline su dökemez bu konuda! Kendisi hanım hanımcık tavırlarıyla, bilgi dağarcığı ve pratik zekâsıyla Türk siyasetine renk katan, değerli siyasi liderlerimizdendir. Başarılı bir isimdi. Kinaye yapmıyorum, ciddiyim bu konuda. Kendisi, ekonomi profesörüdür. Ve bir o kadar da, gaf şampiyonlarımızdandır.

Samsun´daki bir mitinginde;

Merhaba Antalya!

Bir doğal afet sonrası;

Ölü kaybı olmamıştır.

Boğazlıyan kaymakamına;

Boğazlanan kaymakam.

Sivas´ta;

Bacınız sizi il yapsın mı?

Yine bir mitinginde;

-Kırat´a yemini verecek misiniiiz?

Ahali; Eveeeeet!

-Bacınız da size yeminizi vereceeeek!

Afyonlulara;

Sevgili Şebinkarahisarlılar!

İstanbul´un Zeytinburnu ilçesine hitaben;

Sevgili Zeytinburunlular!

Çekici Güç (Çekiç Güç)

Çekin milletin elinden cebinizi!

Bu hükümet açıkça hasülü... Halüsü... Ha- süsü... (Halüsinasyon demek istiyor)

Postacılara; Merhaba Asker! Trabzon´u Akdeniz´in incisi yapacağım!

Ve dahası... İşte bu gaflardı bizi siyasetin o boğucu havasından kurtaran, yapanlarını da sevimli kılan. Özleten... Bayağı güldük sanırım. Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle saygıdeğer okurlarım. Tebessüm, yüzünüzden eksik olmasın.

Hoşça kalın. 

YORUM EKLE

banner17

banner18