HZ. MUHAMMED KİMDİR?

Rahman ve Rahim olan, iyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla! Kıymetli Yıldırım Gazetesi takipçileri, sizleri selamların en güzeli Allah’ın selamı ile selamlıyorum.

Bu günkü yazımda büyük bir insanı, elçilerin sonuncusu, Kur’an-ı Kerim-i yaşayarak bize ulaştıran örnek (Üsve-i hasene) bir şahsiyeti kısa olarak anlatmaya çalışacağım.

(Ey resul) “Biz seni bütün insanlığa (Âlemlere) bir rahmet olarak gönderdik!” (Embiya 107)

Abdullah’ın oğlu Muhammed (SAV). Miladi 571 yılında, Mekke’de doğmuş, 632 yılında Medine’de vefat etmiştir. Doğduğu aile Mekke’yi yöneten hatırlı ailelerden Haşimoğulları oymağına (soyuna) mensuptur. Babasının adı Abdullah, annesinin adı, Âmine dir. O yetim olarak büyümüştür. Gençliğinde ticaret yapmış, bu amaçla Şam’a kadar gitmiştir. Mekke’de güvenirliği ile ün yapmış, bu yüzden “güvenilir kişi” anlamına gelen: “El-Emin” lakabıyla anılır olmuştur.

Olağan üstü dürüstlüğü, emek-sermaye ortaklığına dayalı olarak iş yaptığı sermayedarı Hz. Hatice’nin dikkatini çekmiştir. Başından daha önce  evlilik geçmiş olan Hatice ile evlenmiştir. Bu sırada Hz. Hatice 40 yaşlarında üç çocuk sahibi bir dul, kendisi ise 25 yaşında ilk kez evlilik yapan bir bekârdır. Bu evlilikten 6 çocuğu olmuştur.

Hayatının 13 yılını Mekke’de, Kur’an’ın öğretilerini muhalif bir ortamda yayma çabasıyla geçmiştir. Ömrünün geri kalan 10 yılını da, hayatına kast edildiği için gizlice Mekke’yi terk ederek hicret ettiği Medine’de geçirmiştir. Medine’de ki yıllarını, model bir İslâm toplumu oluşturup Kur’an’ın davetini ulaştırabildiği her yere yaymakla geçmiştir. Medine’de ki yıllarının ilk beş yılı Medine İslâm cemaatini yok etmek için yapılan saldırıları püskürtmekle geçmiştir. Bedir, Uhud, Hendek ve daha birçok savaşın sebebi budur. Altıncı yılında ki Hudeybiye barış antlaşmasıyla Mekke müşrikleri, Medine İslâm cemaatinin varlığına yönelik tehdit olmaktan çıkmış, bir yıl sonra Hayber’in fethi ile Medine İslâm devleti bölgesel güç olduğunu ispat etmiştir. Sekiz yıl önce ölüm tehditleriyle çıkarıldıkları Mekke’ye kan dökülmeden dönen Müslümanlar, aynı yılda ki Huneyn savaşı ile bölgeden gelebilecek son askeri tehdidi de bertaraf etmiştir. Medine’de yaptırdığı caminin yanı başında ki odasında, 11 Rubiuevvel (M. 8 Haziran) 632de vefat etmiş, vefat ettiği yere defnedilmiştir. Vefat ettiğinde yaşı 63 idi, şu anda kabri Medine’de ilk defnedildiği yerde, 14 asırdan beri ziyarete açık bir halde bulunmaktadır.

Kur’an-ı Kerim Hz. Muhammed (SAV)’i şöyle tanıtır: “De ki Ben de sizin gibi ancak ölümlü bir insanım. (Ne var ki) bana İlâhınız bir tek İlâh olduğu vahyolundu. Öyleyse artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine kullukta hiç kimseyi, hiçbir şeyi (ona) ortak koşmasın!” (Kehf 110.)

Ölümlü bir insan, Allah’ın kulu,  Peygamber (Nebi) ve elçi (Resul), (Ali İmran 144.) Yüce bir ahlâk sahibi, “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin. (Kalem 4.) Bütün insanlığa rahmet, (Embiya 107.) Peygamberlerin sonuncusu, (Ahzab 40.) Yalnız Allah’a davet eden müjdeci ve uyarıcı “Ey nebi! Unutma ki biz seni (Hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci, bir uyarıcı hem de Allah’ın izniyle Allah’a bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzab 45-46.) Mü’minlere karşı şevkat ve merhamet abidesi, “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir elçi gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, Müminlere karşı da çok şevkatli ve merhametlidir.”

Müslüman olmanın giriş kapısı mesafesinde olan şehadeteyn’in ikincisinde Hz. Muhammed (SAV)’in kul ve elçi oluşuna vurgu yapılır. Bu Peygamberin beşeri kimliğine yapılan vurgudur. Burada farklı kesimlere farklı mesajlar vardır.

  1. Peygamber’i seven ve ona inananlara: Peygamberinizi İlâhlaştırarak ona olan sevginizi zehirlemeyin.
  2. Peygamber’e inanıpta, onu rol model olmayanlara: Onu örnek alamam, onun gibi yapamam diyemezsiniz. Zira o da sizin gibi bir insan.
  3. İnsan’ı günahkâr gören ve insandan ümit kesenlere: İnsan Allah’ın umududur. Zira insan Allah’ın elçisi olacak kadar iyi bir varlıktır!

Rabbim bu insana, ama Allah’ın elçisine ümmet olmayı cümlemize nasip eylesin…

Allah’a emanet olun.

YORUM EKLE