<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yıldırım Gazetesi - İnegöl Haber - Son Dakika İnegöl Haberleri</title>
    <link>https://www.yildirimgazetesi.com</link>
    <description>Yıldırım Gazetesi - İnegöl Haber - Son Dakika İnegöl Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yildirimgazetesi.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Tüm Hakları Saklıdır. Yıldırım Gazetesi - Copyright © 2024</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2026 10:28:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknoloji tarlaya indi: Çiftçi dronla saman balyası taşıyor]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/teknoloji-tarlaya-indi-ciftci-dronla-saman-balyasi-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/teknoloji-tarlaya-indi-ciftci-dronla-saman-balyasi-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de bir çiftçi, tarla çalışmalarında kullandığı dronu bu kez farklı bir amaç için kullanarak saman balyası taşıdı. Teknolojiyi günlük işlerine entegre eden çiftçi, saman balyalarını dron ile traktör römorkuna yüklüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de bir çiftçi, tarla çalışmalarında kullandığı dronu bu kez farklı bir amaç için kullanarak saman balyası taşıdı. Teknolojiyi günlük işlerine entegre eden çiftçi, saman balyalarını dron ile traktör römorkuna yüklüyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dron yardımıyla saman balyasını bir noktadan başka bir noktaya taşıyan çiftçi, hem zamandan tasarruf etti hem de izleyenlere ilginç görüntüler sundu. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede ilgi görürken, birçok kullanıcı çiftçinin pratik çözümünü takdir etti. </p><p>Tarımda teknolojinin kullanımının her geçen gün arttığını belirten vatandaşlar, bu tür yenilikçi uygulamaların gelecekte daha yaygın hale gelebileceğini ifade etti. Çiftçinin dron ile saman balyası taşıdığı anlar ise izleyenlerden tam not aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, EDİRNE</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/teknoloji-tarlaya-indi-ciftci-dronla-saman-balyasi-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:07:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/teknoloji-tarlaya-indi-ciftci-dronla-saman-balyasi-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="62346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Otizm' engel tanımadı, genç müzisyen üniversiteden mezun oldu]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/otizm-engel-tanimadi-genc-muzisyen-universiteden-mezun-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/otizm-engel-tanimadi-genc-muzisyen-universiteden-mezun-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Türk Musikisi Bölümü'nden mezun olan okulun ilk ve tek otizmli öğrencisi Rabia Aytek, verdiği zorlu mücadeleye rağmen hiçbir zaman pes etmediğini dile getirdi. Aytek, 'Hayalim akademisyen olmak ve kendim gibi engelli kardeşlerime musiki öğretmenliği yapmak' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Türk Musikisi Bölümü'nden mezun olan okulun ilk ve tek otizmli öğrencisi Rabia Aytek, verdiği zorlu mücadeleye rağmen hiçbir zaman pes etmediğini dile getirdi. Aytek, 'Hayalim akademisyen olmak ve kendim gibi engelli kardeşlerime musiki öğretmenliği yapmak' dedi. </p><p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi, tarihi bir mezuniyete ve azim dolu bir başarı hikayesine sahne oldu. 29 yaşındaki Rabia Aytek, okulundaki ilk ve tek otizmli öğrenci olarak Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Türk Musikisi Bölümü'nden başarıyla mezun oldu. Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen pes etmeyen Aytek, mezuniyet töreninde cübbesini giyerek konser verdi. Kendisi gibi engelli bireylere ışık olmak isteyen genç müzisyen, hedefinin akademisyen olup, kendisi gibi engelli bireylere müzik öğretmek olduğunu ifade etti. </p><p>'Hiçbir zaman pes etmedi, bir başarı hikayesi ortaya koydu' </p><p>Dr. Öğretim Üyesi Erdal Kılıç, öğrencileri Rabia Aytek'in tüm bölüme örnek olduğunu belirterek şunları söyledi: </p><p>'Rabia gerçekten hem üniversitemiz için hem bölümümüz için örnek bir öğrenci oldu. Gayretiyle, çabasıyla, çalışmasıyla, yılmamasıyla, iyi kalbiyle, iyi niyetiyle gerçekten müdavim bir öğrenci oldu ve hiçbir zaman pes etmedi. Hiçbir zaman 'Alın, yapamıyorum' demedi, 'Eksik kaldım' demedi. Ve her zaman bir başarı hikayesi ortaya koydu. Tabii annesinin bu hikayedeki ve bu başarıdaki katkısı çok büyük. Ona da teşekkürlerimizi ve tebriklerimizi iletiyoruz.' </p><p>'Bugün bunu görmek gerçekten çok gurur verici ve büyük bir mutluluk' </p><p>Rabia'nın müziğe ilk adımı atmasını sağlayan ve bu özel gününde onu yalnız bırakmayan ilk müzik öğretmeni Numan Yüksel ise, 'Yaklaşık 22 sene önce başlamış olduğumuz bu yolculukta Rabia'nın sayısız başarılarına tanıklık ettik. Bugün bunu görmek gerçekten çok gurur verici ve büyük bir mutluluk. Tarif edilemez bir duygu. İnşallah bundan sonraki bütün başarılarına da hep birlikte tanıklık etmeye devam etmiş olacağız' dedi. </p><p>'Hayalim kendim gibi engelli kardeşlerime musiki öğretmenliği yapmak' </p><p>Mezuniyet töreninde hem duygusal hem de çok heyecanlı olduğunu dile getiren Rabia Aytek, gelecek hedeflerini paylaşarak, 'Ben bugün mezun oldum. Hem çok heyecanlıyım hem de çok duygusalım. Bütün çok sevdiklerim beni izlemeye geldiler. Müziğe ilk başladığım gitar hocam da geldi. Rektör hocamıza ve bizim diğer bölüm hocamıza da çok teşekkür ederim. Cübbemi rektör hocam giydirdi. Konserimi de yaptım, çok heyecanlıydım. Üniversite hayatı çok güzel geçti benim için gerçekten. Etkinlikler oldu, etkinliklere gittim. Çok çalıştım, hiç pes etmedim ben. Çok zor mücadeleler verdim ama en sonunda başardım. Okulumu çok özleyeceğim. Burası benim evim gibi, buradaki kütüphanenin açılışını da Cumhurbaşkanımızla beraber yapmıştım. Hayalim akademisyen olmak ve kendim gibi engelli kardeşlerime musiki öğretmenliği yapmak. Ayrıca Kültür Bakanlığı Devlet Türk Musikisi Topluluğu ve Cumhurbaşkanlığı Türk Musikisi Topluluğu'na katılmak istiyorum' dedi. </p><p>'Hikayemizin birçok aileye ışık tutacağına ve ışık olacağına inanıyoruz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rabia'nın bu noktaya gelmesinde büyük pay sahibi olan annesi Canan Çatal ise, 'Bundan 7 yıl önce böyle bir şeyi yaşayacağımı hayal bile edemiyordum. Etraftaki herkes benim çok hırslı olduğumu, böyle bir şeyin asla gerçekleşmeyeceğini, bu noktalara gelemeyeceğini ve kendi hırsıma çocuğumu kurban ettiğimi söylüyordu. Ama ben öyle düşünmedim. Rabia'nın musiki yeteneğini keşfettikten sonra onu ince ince işlemeye başladım. Allah da karşıma çok iyi insanlar çıkardı ve en sonunda Güzel Sanatlar Lisesi bittikten sonra yolumuz Medeniyet Üniversitesi'yle kesişti. Burada müthiş bir sevgi çemberi içine alındık. Başta rektörümüz ve dekanımız olmak üzere o yıllarda bizi okulda sevgiyle bağrına basan ve kabul eden hocalarımızla inanılmaz güzel günler yaşadık. Rabia da burada çok mutluydu. Hayal bile olamayacak bir şey benim için gerçek oldu. Burada en önemli şey bir devlet üniversitesi olan Medeniyet Üniversitesi'nden otizmli bir bireyin başararak, bileğinin hakkıyla ve Allah'tan başka kimseden destek almadan bir anne-kız hikayesi yazarak mezun olması oldu. Okuldaki ilk ve tek otizmli öğrenci. Bu nedenle okulun tarihine de geçmiş olmak bizim için çok önemli. Önümüzden, arkamızdan daha nice arkadaşlarımız, nice gençlerimiz gelecek. Birçok gencin önünü açtığımıza, hikayemizin birçok aileye ışık tutacağına ve ışık olacağına inanıyoruz. Bu yolda çocuklarının engeli hafif ya da ağır, hangi düzeyde olursa olsun ailelerin hiçbir zaman mücadeleyi bırakmaması ve eğitime sıkı sıkı sarılması bizim için çok önemli. Eğitim, sabır ve sevgiyle birlikte mücadeleyi asla bırakmasınlar' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/otizm-engel-tanimadi-genc-muzisyen-universiteden-mezun-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:24:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/otizm-engel-tanimadi-genc-muzisyen-universiteden-mezun-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="14415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale'de tıbbi laboratuvar teknisyenliğinden doktorluğa]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/canakkalede-tibbi-laboratuvar-teknisyenliginden-doktorluga</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/canakkalede-tibbi-laboratuvar-teknisyenliginden-doktorluga" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de meslek hayatına tıbbi laboratuvar teknisyenliği ile başlayan Yasin Kirazcı, çalıştığı sırada doktor olmak isteyince, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) 2 sene boyunca hazırlandı. Kirazcı, bu hazırlık sürecinde hem çalıştı hem okudu. Emeğinin meyvesini tıp fakültesine birincilik ile girerek alan Yasin Kirazcı, şimdi ise Ezine Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde pratisyen hekim olarak çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Çanakkale'de meslek hayatına tıbbi laboratuvar teknisyenliği ile başlayan Yasin Kirazcı, çalıştığı sırada doktor olmak isteyince, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) 2 sene boyunca hazırlandı. Kirazcı, bu hazırlık sürecinde hem çalıştı hem okudu. Emeğinin meyvesini tıp fakültesine birincilik ile girerek alan Yasin Kirazcı, şimdi ise Ezine Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde pratisyen hekim olarak çalışıyor. </p><p> Çanakkale'de yaşayan Yasin Kirazcı, liseye kadar olan eğitim hayatının parlak olmadığını ve bu yüzden üniversite sınavına girmediğini söyledi. Sağlık meslek lisesi mezunu olan Kirazcı, Kamu Personel Seçme Sınavına(KPSS) girerek Bozcaada Toplum Sağlığı Merkezinde tıbbi laboratuvar teknisyenliğine atandı. Çalıştığı sırada doktorluğa özenen Kirazcı, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na(YKS) 2 sene boyunca hazırlandı. Kirazcı, bu hazırlık sürecinde hem çalıştı hem okudu. Emeğinin meyvesini tıp fakültesine birincilik ile girerek alan Yasin Kirazcı, şimdi ise Ezine Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde pratisyen hekim olarak çalışıyor. Pratisyen Hekim Yasin Kirazcı hafta sonu YKS sınavına girecek olan öğrencilere başarılar dileyerek, 'Azim ettikçe ve gerekli fedakarlıkları gösterdiklerinde başaramayacakları bir şey olmadığını bilsinler' dedi.</p><p> Eğitim sürecine değinen Pratisyen Hekim Yasin Kirazcı, 'Ortaokul ve lisede pek parlak bir öğrenci değildim. Sağlık meslek sitesini bitirdim. Sağlık meslek sitesini bitirdiğim gibi KPSS sınavına girdim. İyi bir puanı alarak tıbbi laboratuvar teknisyeni olarak çalışmaya başladım. Mesleğimin ilk yıllarında çalışma döneminden kaynaklı pek bir gelecek hayalim olmadı. Fakat sonrasında uzman hekimlerimize özenerek ve daha iyi bir gelecek hayaliyle üniversite sınavına çalışmaya karar verdim. Gerek sağlık meslek lisesinde mesleki ağırlıklı dersler görmem sebebiyle gerekse ayda 8 gün yoğun bir şekilde çalışmam sebebiyle bazı fedakarlıklar göstermem gerekliydi. Ben de gerek uyku süremden olsun gerekse sosyal yaşantımdan olsun maksimize fedakarlık göstererek iki sene boyunca üniversite sınavına hazırlandım' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> Çalışmalarının meyvesini tıp fakültesine birincilik ile girerek aldığını belirten Yasin Kirazcı, 'İki senelik çalışmam sonucunda tıp fakültesine birinci olarak yerleşerek bunun meyvesini almış oldum. Tıp fakültesinde okurken aynı zamanda Bozcaada Toplum Sağlığı Merkezi'nde çalışıyordum. Nöbet ertesi okula gidiyordum, okul ertesi nöbete geçiyordum. Bu şekilde geçti. Aynı zamanda biz üç kardeşiz. Aynı döneme denk geldi bizim üniversite sınavına hazırlık sürecimiz. Onlar da benimle birlikte tıp fakültesini kazandı. Birbirimize çok güzel çalışma arkadaşı olduk. Annem babam da bana çok güzel destek oldu, bize çok güzel destek oldu. Onlara da buradan teşekkür ediyorum. Okul hayatında ve çalışma hayatında gerek il sağlık müdürlüğümüz, gerek çalışma arkadaşlarımız olsun, mümkün olduğunca bana kolaylık sağlamaya çalıştılar. Onlara da buradan teşekkürlerimi iletiyorum' diye konuştu.</p><p> Hafta sonu YKS sınavına girecek öğrencilerin pes etmemelerini vurgulayan Kiracı, şu ifadeleri kullandı: 'Hafta sonu YKS var malum olarak. Buradan gelecek tüm arkadaşlara kolaylıklar diliyorum. Ben de zamanında bu seviyelere geleceğimi hayal edemiyordum. Uzmanlık için hala ders çalışıyorum. Daha ileri gideceğim inşallah. Azim ettikçe ve gerekli fedakarlıkları gösterdiklerinde başaramayacakları bir şey olmadığını bilsinler. Benim sürecim de inişli çıkışlı geçti. Onlar da bunun böyle olacağını, pes etmemeleri gerektiklerinin farkında olsunlar. Ben hiçbir zaman pes etmedim. Şu an bunu karşılığında aldığım için kendime teşekkür ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, ÇANAKKALE</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/canakkalede-tibbi-laboratuvar-teknisyenliginden-doktorluga</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:28:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2023/04/logo.png" type="image/jpeg" length="69891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halıyı tuvale çeviren mühendis çiftin eserleri hayran bırakıyor]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/haliyi-tuvale-ceviren-muhendis-ciftin-eserleri-hayran-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/haliyi-tuvale-ceviren-muhendis-ciftin-eserleri-hayran-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Karasu ilçesinde pandemi sürecinde iş yaşamlarını noktalayarak resim sanatına yönelen mühendis çift, halı üzerine yaptıkları gerçekçi portrelerle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 salgını döneminde kariyerlerine farklı bir yön çizen endüstri mühendisi Sibel Karalar Aydın ve jeoloji mühendisi eşi Uğur Aydın, resim yeteneklerine odaklanmaya karar verdi. Yaklaşık 2008 yılından bu yana resimle ilgilenen Uğur Aydın ve eşi, çalışmalarını klasik tuval yerine halı dokusu üzerinde gerçekleştirmeye başladı. Geliştirdikleri bu farklı teknikle çift, dünyada halı üzerine resim yapabilen sayılı isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Geleneksel ögeleri modern portre teknikleriyle birleştiren ve yurt içinde geniş bir kitleye ulaşan ressam çift, özellikle Türk liderleri ve tarihi şahsiyetleri konu alan portre çalışmaları üretiyor. Çiftin incelikle hazırladığı eserler, Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor.</p>

<p>'Herkes hayalinin peşinden koşmalı'</p>

<p>Uğur Aydın, pandemi döneminde işten çıkarılmasını bir fırsata çevirerek yeteneğine daha fazla odaklandığını belirtti. Yaklaşık 2008 yılından beri resim çizdiğini ve profesyonel bir eğitim almadığını vurgulayan Aydın, 'Son 20 yıllık süreçte binlerce karakalem ve portre çizimleri yaptım. Profesyonel resim eğitimi almadım ama şu an dünya üzerinde halı üzerine en gerçekçi resim yapabilen sayılı ressamlardan biriyim. Genç arkadaşlara örnek olmak istiyorum. Hayallerinin peşinden koşmaktan asla vazgeçmesinler. Ben yapabildiysem herkes bu seviyeye ulaşabilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Çalışmamız hata kabul etmiyor'</p>

<p>Halı üzerine çalışmanın teknik zorluklarına değinen Sibel Karalar Aydın ise kullandıkları tekniğin kağıt veya tuval gibi materyallere benzemediğini vurguladı. Yüzeyin zorluğuna dikkati çeken Aydın, 'Çizimlerimiz kağıt gibi materyal üzerinde olmadığı gibi hata kabul etmiyor. Halının ebatları ve yüzey yapısı da bizi oldukça yoruyor. Örneğin Abdülhamit Han çalışmamız yaklaşık 10 gün sürdü. Genelde Osmanlı padişahlarını ve tarihi figürleri çalışıyoruz. Bunun haricinde kişiye özel çalışmalar da yapıyoruz' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/haliyi-tuvale-ceviren-muhendis-ciftin-eserleri-hayran-birakiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2023/04/logo.png" type="image/jpeg" length="85939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selimiye'nin kubbesini delen 'katil mermi' parçasını 58 yıldır evinde saklıyor]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/selimiyenin-kubbesini-delen-katil-mermi-parcasini-58-yildir-evinde-sakliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/selimiyenin-kubbesini-delen-katil-mermi-parcasini-58-yildir-evinde-sakliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de Selimiye Camii'nde 23 yıl müezzin ve başmüezzin olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Yusuf Karabıyık Çengelci, Balkan Harbi sırasında Bulgarlar tarafından camiye isabet eden gülle mermisinin parçasını yaklaşık 58 yıldır muhafaza ediyor. Çengelci, 'Katil mermi' adını verdiği parçayı gelecek nesillere ibret olması amacıyla sakladığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de Selimiye Camii'nde 23 yıl müezzin ve başmüezzin olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Yusuf Karabıyık Çengelci, Balkan Harbi sırasında Bulgarlar tarafından camiye isabet eden gülle mermisinin parçasını yaklaşık 58 yıldır muhafaza ediyor. Çengelci, 'Katil mermi' adını verdiği parçayı gelecek nesillere ibret olması amacıyla sakladığını söyledi. </p><p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Mimar Sinan'ın ustalık eseri olarak kabul edilen Selimiye Camii'nde uzun yıllar görev yapan Yusuf Karabıyık Çengelci, caminin geçmişine ışık tutan önemli bir hatırayı günümüze taşıyor. Çengelci, Balkan Harbi sırasında Bulgarlar tarafından atılan ve caminin kubbesini delerek içeri düşen gülle mermisinin parçasını yaklaşık 58 yıldır koruduğunu anlattı. </p><p>Çengelci, söz konusu mermi parçasının dönemin emekli baş imamı tarafından kendisine emanet edildiğini belirterek, parçanın zamanla kaybolmaması için muhafaza altına aldığını ifade etti. Yaklaşık bir buçuk kilogram ağırlığındaki merminin bir parçasını yıllar önce müzeye teslim ettiğini söyleyen Çengelci, diğer parçayı ise halen evinde sakladığını dile getirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geçmişte Edirne'nin de savaşların acı yüzünü yaşadığını vurgulayan Çengelci, bugün Gazze ve Filistin'de yaşanan olayların benzerlerinin Balkan Harbi döneminde Edirne'de de görüldüğünü ifade etti. Mermi parçasını genç nesillere savaşların yıkıcı sonuçlarını anlatmak için gösterdiğini belirten Çengelci, 'Savaşın kazananı olmaz' sözünün önemine dikkat çekti. </p><p>Yıllardır sakladığı parçayı 'katil mermi' olarak adlandırdığını söyleyen Çengelci, bu hatıranın hem Selimiye Camii'nin hem de Edirne'nin yakın tarihine tanıklık ettiğini kaydetti. </p><p>Öte yandan, Selimiye Camii'nin duvarında bulunan ve savaş döneminden kaldığı belirtilen top mermisi izi de restorasyon çalışmalarında korunarak olduğu gibi bırakıldı. Tarihi olayların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla muhafaza edilen iz, camide savaşın bıraktığı izlerden biri olarak dikkat çekiyor. </p><p>'Bu mermi, Selimiye'de yaşanan acı bir olayın izidir' </p><p>Edirne'de Türk İslam mimarisinin zirve eserlerinden Selimiye Camisi'nde 30 yıl müezzin ve başmüezzin olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Yusuf Karabıyık Çengelci, 'Balkan Harbi'nde Bulgarların Selimiye Camii'nin kubbesine atmış oldukları gülle mermisinin parçası bu. Bu parça da kubbeyi deliyor. Caminin ortasına düşüyor. İki hanımla on yaşında bir kız çocuğu namaz kılıyorlarmış. Üçünü birden paramparça ediyor. İki metrekarelik bir alanı da tahrip ediyor tabii. Buna ben Bulgarların atmış olduğu 'katil mermi' diyorum' dedi. </p><p>'Yaklaşık 58 yıldır muhafaza ediyorum' </p><p>Çengelci, '1968'de buraya müezzinlik görevine başladığımda bu caminin emekli baş imamı Şaban efendi vardı. O verdi bana. Dedi ki, 'Evladım, burada pencerede duruyor bu mermi. Zamanla kaybolabilir. Sen bunu muhafaza edebilirsin.' İki tane parça bu. Şu an bunu tarttırdım, bir buçuk kilo geliyor. Bunun bir eşini ben o tarihte müzeye verdim. Hatıra kalsın diye. Bugün de hâlâ saklıyorum. Bu caminin tarihi kitaplarına da resmiyle beraber yazdım. 1968'den günümüze yaklaşık 57-58 yıldır ben bunu itinayla saklıyorum' diye konuştu. </p><p>'Savaşın kazananı olmaz, bu mermiyi ibret olsun diye saklıyorum' </p><p>Çengelci, 'Bugün Gazze'de, Filistin'de olan aynı olaylar Edirne'de de yaşandı. 1912 Balkan Harbi'nde, sonrasında yaşanan savaşlarda aynı olaylar, hatta daha beterleri yaşandı. O tarihten kalan düşmanın attığı katil mermisi bu. Bunu nesillere ibret olarak gösteriyorum ve anlatıyorum. Benim için çok önemli bir anıdır. Allah vatana, millete, devlete zeval vermesin. Vatanımızda, milletimizle, bayrağımızla, topraklarımızla kardeşçe el ele, gönül gönüle yaşayalım. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, 'Savaşın kazananı olmaz.' Bu çok güzel ve anlamlı bir söz. Bunun ismi katil mermi. İbret olarak saklıyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, EDİRNE</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/selimiyenin-kubbesini-delen-katil-mermi-parcasini-58-yildir-evinde-sakliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:54:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/selimiyenin-kubbesini-delen-katil-mermi-parcasini-58-yildir-evinde-sakliyor.jpg" type="image/jpeg" length="78790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekirdağ'da jandarmanın kuruluş yıl dönümünde şehitler için mevlit okutuldu]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/tekirdagda-jandarmanin-kurulus-yil-donumunde-sehitler-icin-mevlit-okutuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/tekirdagda-jandarmanin-kurulus-yil-donumunde-sehitler-icin-mevlit-okutuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'da Jandarma Teşkilatı'nın 187'nci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında şehitler anısına mevlit programı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ'da Jandarma Teşkilatı'nın 187'nci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında şehitler anısına mevlit programı gerçekleştirildi. </p><p>Süleymanpaşa ilçesindeki Orta Cami'de düzenlenen programda Kur'an-ı Kerim tilaveti okunurken, mevlit ve ilahilerle şehitler yad edildi. Programda vatan uğruna hayatını kaybeden şehitler için dualar edildi. </p><p>Mevlit programının ardından jandarma personeli tarafından cami cemaati ve vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. </p><p>Düzenlenen programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Tekirdağ İl Jandarma Komutanı Albay Ali Güngör, jandarma personeli, emniyet mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Jandarma Teşkilatı'nın kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinliklerin gün boyunca çeşitli programlarla devam edeceği belirtildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, TEKİRDAĞ</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/tekirdagda-jandarmanin-kurulus-yil-donumunde-sehitler-icin-mevlit-okutuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:03:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/tekirdagda-jandarmanin-kurulus-yil-donumunde-sehitler-icin-mevlit-okutuldu.jpg" type="image/jpeg" length="39439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sapanca'da gülümseten anlar: Zayn'ın helikopter planı suya düştü]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/sapancada-gulumseten-anlar-zaynin-helikopter-plani-suya-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/sapancada-gulumseten-anlar-zaynin-helikopter-plani-suya-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kullandığı araçlarla adından sıkça söz ettiren Kenan Sofuoğlu'nun 7 yaşındaki oğlu Zayn, bu kez Sakarya'da Sapanca Gölü'nde elektrikli sörf tahtasıyla yaptığı gösteriyle dikkat çekti. Helikopterin altından geçmek isterken dengesini kaybederek suya düşen Zayn'ın o anları kameraya yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kullandığı araçlarla adından sıkça söz ettiren Kenan Sofuoğlu'nun 7 yaşındaki oğlu Zayn, bu kez Sakarya'da Sapanca Gölü'nde elektrikli sörf tahtasıyla yaptığı gösteriyle dikkat çekti. Helikopterin altından geçmek isterken dengesini kaybederek suya düşen Zayn'ın o anları kameraya yansıdı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Küçük yaşına rağmen kullandığı araçlarla sık sık gündeme gelen ve motor sporlarındaki yeteneğiyle dikkat çeken Zayn Sofuoğlu, bu kez Sapanca Gölü'nde elektrikli sörf tahtasıyla su üzerinde performans sergiledi. Yaşıtları oyuncaklarla vakit geçirirken farklı araçları kullanmasıyla adından söz ettiren minik Zayn, elektrikli sörf tahtasıyla göl üzerinde gösteri yaptı. Gölde hızla ilerleyen Zayn, alçak irtifada seyreden bir helikopterin altından geçmeye çalıştığı sırada dengesini kaybederek suya düştü. Kısa süreli şaşıran Zayn'ın o anları ise saniye saniye kaydedilerek sosyal medyada ilgi gördü. Zayn Sofuoğlu'nun göldeki performansı, izleyenlerden çok sayıda beğeni ve yorum aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/sapancada-gulumseten-anlar-zaynin-helikopter-plani-suya-dustu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:45:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/sapancada-gulumseten-anlar-zaynin-helikopter-plani-suya-dustu.jpg" type="image/jpeg" length="59509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otizmli öğrenciyi almayan özel okula şok ceza]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/otizmli-ogrenciyi-almayan-ozel-okula-sok-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/otizmli-ogrenciyi-almayan-ozel-okula-sok-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engellilik temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini belirten gözü yaşlı veli, otizm spektrum bozukluğu tanısı bulunan çocuğunu almayan özel koleji dize getirdi. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), öğrencinin hukuken tanınmış eğitim hakkından karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanması bakımından engellilik temelinde farklı muameleye maruz bırakıldığı gerekçeleriyle özel koleje 150 bin TL idari ceza uygulanmasına hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otizm spektrum bozukluğu tanısı bulunan çocuğunu okula almayan özel koleji şikayet için TİHEK'in yolunu tutan gözü yaşlı anne, hukuk mücadelesi başlattı. Çocuğunun otizm spektrum bozukluğu tanısına sahip özel eğitim ihtiyacı duyan bir öğrenci olduğunu ve öğrenimini özel ihtiyaç sahibi raporu doğrultusunda gölge öğretmeni eşliğinde sürdürdüğünü ancak okul idaresi tarafından uygulanan ayrımcı ve keyfi kararlar neticesinde çocuğunun eğitim hakkının hukuka aykırı şekilde ihlal edildiğini öne sürdü. Öğrencinin velisi ayrıca, okulda derslerin Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ücretsiz olarak dağıtılan ders kitapları yerine ücret karşılığında temin edilen özel yayınlar üzerinden işlendiğini dile getirdi. Yaşanan bu olumsuz durumlar nedeniyle çocuğunun eğitim sürecinin aksadığı ve özel ihtiyaç sahibi çocuğu için gerekli bireysel destek ortamının sağlanmadığı yönündeki şikâyet ve taleplerini okul idaresine bildirmesine rağmen netice alamadığını kaydetti. Çocuğunun okula girişinin yasaklandığını ve gölge öğretmeni ile birlikte okula adım atamayacağının kendisine sözlü olarak bildirildiğini belirten veli, okul sahibi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde de çocuğunun bir sonraki dönem için okul kaydının yenilenmeyeceği bilgisinin verildiğini söyledi. Tüm bu süreçte çocuğunun eğitim hakkının ihlal edildiğini ve engellilik temelinde ayrımcılığa maruz bırakıldığını iddia ederek sorumlular hakkında idari yaptırım uygulanmasını talep etti. TİHEK'e konuyla ilgili bilgi veren okul idaresi; engelli çocuğun okula alınmadığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığı bu iddianın, öğrencinin gölge öğretmeninin veliye aktardığı gerçeğe aykırı bilgiler sonucunda ortaya çıktığını savundu. Başvuruyu eni boyu masaya yatıran TİHEK, emsal bir karara imza attı. Okul idaresine 150 bin TL idari para cezasının uygulandığının vurgulandığı kararda, 'Sonuç olarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencinin hukuken tanınmış eğitim hakkından karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanması bakımından engellilik temelinde farklı muameleye maruz bırakıldığı gerekçeleriyle ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. İhlalin etki ve sonuçlarının ağırlığı, muhatabın ekonomik durumu ve ayrımcılık yasağı ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak ihlal konusu eylemle ilgili muhataba 150 bin TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir' ifadeleri yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, BURSA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/otizmli-ogrenciyi-almayan-ozel-okula-sok-ceza</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/images-137.jpg" type="image/jpeg" length="55523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ormanların gizli hazinesi: Kaldirik otu toplama mesaisi başladı]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/ormanlarin-gizli-hazinesi-kaldirik-otu-toplama-mesaisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/ormanlarin-gizli-hazinesi-kaldirik-otu-toplama-mesaisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genellikle yüksek kesimlerde ve ormanlık alanlarda doğal olarak yetişen, halk arasında 'Kaldirik', 'Kalındirek' ve 'Hodan' isimleriyle bilinen şifalı ot, Sakarya'nın Hendek ilçesinde toplanmaya başlandı. Özellikle balgam söktürücü özelliğiyle bilinen bitki, yöresel mutfağın da vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle yüksek kesimlerde ve ormanlık alanlarda doğal olarak yetişen, halk arasında 'Kaldirik', 'Kalındirek' ve 'Hodan' isimleriyle bilinen şifalı ot, Sakarya'nın Hendek ilçesinde toplanmaya başlandı. Özellikle balgam söktürücü özelliğiyle bilinen bitki, yöresel mutfağın da vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. </p><p>Lila renkli çiçekleriyle dikkat çeken ve baharın habercisi olarak görülen kaldirik otu, yöre halkı tarafından hem sağlık açısından hem de mutfakta kullanımı sebebiyle ilgi görüyor. Özellikle sigara kullanan kişilerde balgam söktürücü etkisiyle bilinen bitkinin, boğaz ve bademcik rahatsızlıklarına karşı da faydalı olduğu ifade ediliyor. Yabani olarak yetişen ve herhangi bir tarımsal üretim gerektirmeyen kaldirik otu, metabolizmaya olan olumlu etkileriyle de öne çıkıyor. Mahalle sakinleri tarafından toplanan bitki, kavurma, kızartma ve çeşitli yöresel yemeklerde kullanılarak sofralara taşınıyor. Doğal yapısı ve kendine has aromasıyla bölgenin önemli yöresel lezzetlerinden biri olan kaldirik otu, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sağlık arayanların hem de yöresel tatları tercih edenlerin ilgisini çekiyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Birçok sağlık sorununa iyi geldiği söyleniyor' </p><p>Yabani otun yemek cinslerinden söz eden Mukkades Özer, 'Kaldirik toplayıp turşusunu, mısır unuyla karıştırarak tava yemeğini yapıyoruz. Bazı yöreler kavurup yumurta kırıp o şekilde tüketebiliyor. Birçok sağlık sorununa iyi geldiği söyleniyor ve bağırsak çalıştırıcı bir bitki. Burası yüksek rakım, çamlık ve daha yüksek alt rakımlı yerlerde bulunanlardan daha lezzetli oluyor bizde o yüzden buralardan gelip topluyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/ormanlarin-gizli-hazinesi-kaldirik-otu-toplama-mesaisi-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:45:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/ormanlarin-gizli-hazinesi-kaldirik-otu-toplama-mesaisi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="45526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serinlemek için girdiği derede boğulan genç son yolcuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/serinlemek-icin-girdigi-derede-bogulan-genc-son-yolcuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/serinlemek-icin-girdigi-derede-bogulan-genc-son-yolcuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Hendek ilçesinde girdiği derede akıntıya kapılan ve cansız bedenine ulaşılan 20 yaşındaki genç, son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya'nın Hendek ilçesinde girdiği derede akıntıya kapılan ve cansız bedenine ulaşılan 20 yaşındaki genç, son yolculuğuna uğurlandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Arkadaşlarıyla birlikte Hendek ilçesi Aksu Deresi mevkiine giden 20 yaşındaki Emir Temiz, serinlemek için girdiği derede akıntıya kapılarak gözden kaybolmuştu. Bölgeye AFAD, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Sakarya Arama Kurtarma Ekibi'nin de destekleriyle Temiz'i aramak için çalışma başlatılmıştı. Yapılan arama ve kurtarma çalışmaları neticesinde gencin cansız bedeni bulunarak, sudan çıkarıldı. Olay yerindeki çalışmaların ardından gencin cenazesi, hastane morguna götürüldü. Hastanedeki işlemler sonrasında ailesine teslim edilen gencin cenazesi, Büyük Camii'ne getirildi. Öğle ezanı sonrasında kılınan cenaze namazının ardından Temiz, Lütfiyeköşk Mahallesi'ndeki aile kabristanlığında defnedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/serinlemek-icin-girdigi-derede-bogulan-genc-son-yolcuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:32:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/serinlemek-icin-girdigi-derede-bogulan-genc-son-yolcuguna-ugurlandi.jpg" type="image/jpeg" length="79629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şükrü Şankaya Dostluk Turnuvası'nda şampiyon belli oldu]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/sukru-sankaya-dostluk-turnuvasinda-sampiyon-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/sukru-sankaya-dostluk-turnuvasinda-sampiyon-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yıl geleneksel olarak organize edilen Şükrü Şankaya Dostluk Turnuvası, 11 Haziran'da oynanan final maçları ile sona erdi. PFDD Şükrü Şankaya Futbol Okulu Tesisleri'nde yapılan final müsabakalarında üçüncülük için karşı karşıya gelen 'Güvenlik Spor' ile 'Stok City' takımları arasındaki maçın galibi 3-1'lik skor ile 'Güvenlik Spor' oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl geleneksel olarak organize edilen Şükrü Şankaya Dostluk Turnuvası, 11 Haziran'da oynanan final maçları ile sona erdi. PFDD Şükrü Şankaya Futbol Okulu Tesisleri'nde yapılan final müsabakalarında üçüncülük için karşı karşıya gelen 'Güvenlik Spor' ile 'Stok City' takımları arasındaki maçın galibi 3-1'lik skor ile 'Güvenlik Spor' oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üçüncülük maçının ardından geçtiğimiz yılın da finalistleri olan Düz Boya ve Konfeksiyon Makina Bakım takımları, birincilik için mücadele etti. Oldukça çekişmeli geçen ve normal süresi 2-2'lik beraberlikle sonuçlanan maç, penaltılara kaldı. Penaltılarda rakibini 5-4'lük skorla yenen Düz Boya takımı, üst üste üçüncü kez turnuvanın şampiyonu oldu. Böylece Konfeksiyon Makine Bakım takımı, turnuvanın ikincisi olma başarısını gösterdi. Toplam 12 takımın katıldığı turnuvada 'en centilmen takım' Come Back takımı seçilirken attığı 27 gol ile göz dolduran Ahmet Alkan 'gol kralı' ve turnuva boyunca kurtardığı şutlarla Serkan Keskin de turnuvanın 'en iyi kalecisi' oldu. </p><p>Final maçının ardından gerçekleştirilen kupa töreninde takımlara kupalarını takdim eden Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya, 'Uzun yıllardır geleneksel olarak düzenlediğimiz Şükrü Şankaya Dostluk Turnuvası'nı bir kez daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her yıl çalışanlarımızı ortak bir heyecan etrafında buluşturan bu organizasyon, departmanlarımız arasındaki dayanışmayı ve takım ruhunu güçlendiriyor. Turnuvanın en değerli yanı ise müsabakaların dostluk, saygı ve centilmenlik içerisinde gerçekleşmesi. Rahmetli babam Şükrü Şankaya'nın da her zaman önem verdiği bu anlayış doğrultusunda, burada kazanılan en anlamlı başarının centilmenlik olduğunu düşünüyorum. Bu güzel geleneği gelecek yıllarda da aynı heyecanla sürdüreceğiz.' diye konuştu. </p><p>Gecede turnuvanın en centilmen takımına, gol kralına ve en iyi kaleciye kupaları, Yeşim Grup yöneticileri tarafından takdim edildi. Törende ayrıca turnuva organizasyonunda emeği geçen Spor Kulübü Lideri Samet Şen ile birlikte organizasyon komitesine, turnuvada görev alan hakemlere ve turnuvanın sağlık sponsoru Özel Hayat Hastanesi'ne de teşekkür plaketi takdim edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, BURSA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/sukru-sankaya-dostluk-turnuvasinda-sampiyon-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:25:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/sukru-sankaya-dostluk-turnuvasinda-sampiyon-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="35035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel öğrenciler bu atölyede hem zanaat öğreniyor hem gelir elde ediyor]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/ozel-ogrenciler-bu-atolyede-hem-zanaat-ogreniyor-hem-gelir-elde-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/ozel-ogrenciler-bu-atolyede-hem-zanaat-ogreniyor-hem-gelir-elde-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Kaynarca ilçesinde lise bünyesinde faaliyet gösteren özel eğitim atölyesinde eğitim gören öğrenciler, ahşap işleme ve boyama tekniklerini öğrenerek çeşitli ürünler ortaya çıkarıyor. Aldıkları mesleki eğitim sayesinde üretime katılan engelli öğrenciler, hem yaptıkları ürünleri satıp para kazanıyor hem de geleceğe daha güçlü hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaynarca ilçesinde bulunan Seyfettin Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesindeki Özel Eğitim Atölyesi'nde eğitim alan öğrenciler, zımpara, vernik ve boyama işlemlerinin tamamınını kendileri gerçekleştirerek ürünler ortaya çıkarıyor. Hem zanaat öğrenen hem de bu ürünleri satarak maddi gelir sağlayan engelli öğrencilerin ürettiği abajurlar, ahşap oymalar ve dekoratif kutular görenlerin beğenisini topluyor.</p>

<p>'Fırsat verildiğinde engelsiz yeteneklerin neler çıkartabileceğinin bir kanıtı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atölyede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Mobilya Öğretmeni Sıla Nur Karabulut, '12 öğrencimiz var. Bu sınıfta 9. sınıftan başlayarak 12. sınıfa kadar özel eğitim öğrencilerimiz bulunuyor. Atölyemizde ahşap ürünlerimiz var. Öğrencilerimiz kendileri ahşap, MDF ve suntadan ürünler çıkartıyorlar. Zımpara, vernik ve boyama işlerini öğrencilerimiz el emeği şeklinde kendileri yapıyor. Burası sadece bir üretim alanı değil, fırsatı verildiğinde engelsiz yeteneklerin neler çıkartabileceğinin bir kanıtı oluyor. Burada öğrencilerimiz büyük bir titizlik, sabır ve emekle birbirlerine destek olarak ortak bir çalışma ile ürünler çıkartıyorlar. Ürünlerin satışını yaptıklarında bizler de çok mutlu oluyoruz' dedi.</p>

<p>'Mezun olduktan sonra istihdam sıkıntıları oluyor'</p>

<p>Özel eğitim öğrencilerinin el becerilerini geliştirerek meslek sahibi olduğunu fakat mezuniyet sonrasında istihdam sorunuyla karşılaştıklarını belirten Okul Müdürü Ersin Yılmaz ise, 'Burada el becerilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Özel eğitimde en büyük sıkıntımız ana sınıfından itibaren 13 yıl boyunca çocukları okutuyoruz, 4 yıl boyunca burada meslek öğretiyoruz. Mezun olduktan sonra istihdam sıkıntıları oluyor. Buradan bütün esnafımıza, belediye başkanımıza sesleniyoruz. Bu çocukların istihdamda yer almalarına yardımcı olmalarını rica ediyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/ozel-ogrenciler-bu-atolyede-hem-zanaat-ogreniyor-hem-gelir-elde-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/ozel-ogrenciler-bu-atolyede-hem-zanaat-ogreniyor-hem-gelir-elde-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="84719"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afrikalı yetimlerin yüzü Kalbi Selim'le güldü]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/afrikali-yetimlerin-yuzu-kalbi-selimle-guldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/afrikali-yetimlerin-yuzu-kalbi-selimle-guldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası misyonerlik kuruluşları 'yardımlaşma' adı altında dünyanın dört bir yanında top koştura dursun, Türk yardım dernekleri de özellikle Afrika'da yetimlerin yüzünü güldürmeye, yaralarını sarmaya tam hız devam ediyor. Bursa merkezli Kalbi Selim Eğitim ve Kültür Yardımlaşma Derneği, son olarak Kurban Bayramı'nda binlerce Afrikalı'nın kursağından et geçmesine vesile oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalbi Selim Eğitim ve Kültür Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman İpekçioğulları ve arkadaşları, Kurban Bayramı'nda Çad'da gönülleri fethetti. Beslenme yetersizliği ve susuzluk sebebiyle her sene on binlerce kişinin öldüğü ülkeye çıkarma yapan Kalbi Selim Derneği, Çad'ın Encemena şehrinde yetim çocuklara umut, halka moral oldu. Uçakla tam 10 saat süren bir yolculuk sonrası Çad'a ulaşan dernek ekibi, 50 dereceyi bulan sıcağa rağmen hayırseverlerin bağışladığı kurbanlıkları kapı kapı gezip halka dağıttı. Bölgedeki 4 köyde bulunan kabilelere; din, dil, ırk gözetmeksizin yardım eli uzattı. Çocukların, hatta yaşı henüz 20 olan gençlerin bile içtikleri kirli sudan hastalanıp, tedavi olamadıkları için hayatlarını kaybettikleri o köylere 3 su kuyusu açan dernek heyeti, 450 küçükbaş, 140 tane de büyükbaş kurban satın alıp, yetimlerin yüzünü güldürdü. Dernek Başkanı Osman İpekçioğulları, ''Çocuklara hediyelerle birlikte, 1000 tane Kur'an-ı Kerim hediye ettik. Ayakları yara bere içinde olanların, kendilerine götürülen terliklerle ne kadar mutlu olduklarına şahit olduk. Derneğimize kurban bağışı yapanların emanetlerini birinci elden yetimlere ulaştırmanın buruk sevincini yaşadık. Oradaki hayat şartlarını görünce cennet vatanımızdaki halimize sonsuz şükretmenin yanında o yoksulların da sorumluluğunu taşımamız gerektiğini düşünüyoruz.' dedi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, BURSA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/afrikali-yetimlerin-yuzu-kalbi-selimle-guldu</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/afrikali-yetimlerin-yuzu-kalbi-selimle-guldu.jpg" type="image/jpeg" length="92655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maaşından artırarak kurduğu koleksiyon dükkana sığmadı]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/maasindan-artirarak-kurdugu-koleksiyon-dukkana-sigmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/maasindan-artirarak-kurdugu-koleksiyon-dukkana-sigmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'da yaşayan Mesut Sezer, çocukluk yıllarında başlayan ve zamanla yaşam biçimine dönüşen diecast araba biriktirme tutkusuyla 6 bin parçalık koleksiyona ulaştı. Değeri 1500 sterlini bulan nadide parçalara ev sahipliği yapan koleksiyonunu bir 'terapi' olarak nitelendiren Sezer, ilerleyen dönemde araçlarını özel bir sergi alanında gerçek koleksiyonerlerle buluşturmayı ve çocuklarına miras bırakmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya'da yaşayan Mesut Sezer, çocukluk yıllarında başlayan ve zamanla yaşam biçimine dönüşen diecast araba biriktirme tutkusuyla 6 bin parçalık koleksiyona ulaştı. Değeri 1500 sterlini bulan nadide parçalara ev sahipliği yapan koleksiyonunu bir 'terapi' olarak nitelendiren Sezer, ilerleyen dönemde araçlarını özel bir sergi alanında gerçek koleksiyonerlerle buluşturmayı ve çocuklarına miras bırakmayı hedefliyor. </p><p>Adapazarı ilçesindeki 200 metrekarelik dükkanında model araba satışı yapan Mesut Sezer'in (45) bu serüveni, çocukluk çağında bir fast-food zincirinin menü yanında promosyon olarak verdiği model arabayla başladı. İlerleyen yıllarda yeğenlerine aldığı diecast arabalardaki lisanslı ürün farkındalığıyla bu ilgisi tutkuya dönüştü. Zamanla hobisini meslek edinen Sezer, ticari faaliyetlerinin yanı sıra dükkanının bir bölümünü de yıllarca biriktirdiği, satışa sunmadığı özel parçalara ayırdı. </p><p>Maaşından ve ihtiyaçlarından feragat etti </p><p>Koleksiyonculuğa 15 yaşında profesyonel olarak adım atan Sezer, 19 yaşında evlenmesine rağmen aldığı maaştan ve kişisel ihtiyaçlarından feragat ederek koleksiyonunu büyütmeye devam etti. Bugün 6 bin parçaya ulaşan ve büyük bir kısmını kutularda özenle sakladığı koleksiyonunu 'Adeta benim için bir terapi' sözleriyle tanımlayan Sezer'in envanterinde; ana tema olan Ferrari'nin yanı sıra Mercedes, Audi, Dodge Charger Daytona ve Plymouth Superbird marka araçlar da yoğunlukta bulunuyor. </p><p>'Oyuncak değil, koleksiyon ürünü' </p><p>Diecast arabalara karşı toplumda oyuncak ön yargısı olduğunu belirten Sezer, 'Mutlaka herkesin yaşadığı zorlukları ben de yaşadım. Çoğu kişi küçük ölçek olduğu için oyuncak anlamı yüklüyor bunlara ama oyuncak değil aslında. Koleksiyon değeri taşıyan koleksiyoncu ürünü diyebilirim. Örneğin elimde bir tane hiç açılmamış şekilde, ambalajında Matchbox Superfast Ferrari 250 GT model araba var. Takribi 1500 sterlin bandında bir fiyata sahip' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çocuklarıma bırakmak istiyorum' </p><p>Yıllardır büyük emek vererek topladığı araçları iki oğluna miras bırakmak istediğini vurgulayan Sezer, 'Başlangıç sebebim aslında onlar diyebilirim. Ürünleri genelde ikişer adet topluyorum. İki oğlum var, onlara miras bırakmayı düşünüyorum. Umarım ileride koleksiyonumu devam ettirirler. Bu koleksiyon, çocuklarımla beraber farklı aktiviteler yapmama vesile oluyor. Onlarla beraber vakit geçirebiliyoruz. Birlikte gidip onların da ilgisini çekebilecek model arabalara bakabiliyoruz. Bu da bizim için güzel bir hatıra olabiliyor' diye konuştu. </p><p>Koleksiyonuna dair büyük hayalleri olduğunu da dile getiren Sezer, dükkanına sığmayan araçları için gelecekteki planını şöyle anlattı: </p><p>'İlk dükkanı tuttuğumda bana çok büyük gelmişti. Eşimle beraber şahsi koleksiyonumu getirip arkamdaki vitrine dizmeye başladım. Fakat birkaç koliden sonra arkamda onlarca koli daha kaldığını, buranın yetmeyeceğini anladım. Buradan çok daha farklı ve büyük metrekareli bir alana geçme hayalim var. Kendime ait kişisel bir sergi açmak istiyorum. Orayı gerçek koleksiyoncuların gelebileceği şekilde dizayn edip, tabiri caizse sadece özel insanların girmesini sağlayacağım.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/maasindan-artirarak-kurdugu-koleksiyon-dukkana-sigmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:25:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/maasindan-artirarak-kurdugu-koleksiyon-dukkana-sigmadi.jpg" type="image/jpeg" length="20844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de 33 çiftin mutluluğu aynı tarihte buluştu: Evlenmek için 06.06.2026'yı seçtiler]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/edirnede-33-ciftin-mutlulugu-ayni-tarihte-bulustu-evlenmek-icin-06062026yi-sectiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/edirnede-33-ciftin-mutlulugu-ayni-tarihte-bulustu-evlenmek-icin-06062026yi-sectiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de 33 çift, evlenmek için ay, gün ve yılı 6 rakamından oluşan 06.06.2026 tarihini seçerek ömür boyu mutluluk için 'Evet' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de 33 çift, evlenmek için ay, gün ve yılı 6 rakamından oluşan 06.06.2026 tarihini seçerek ömür boyu mutluluk için 'Evet' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edirne'de evliliklerini anlamlı bir tarihle taçlandırmak isteyen çiftler, 06.06.2026 gününe yoğun ilgi gösterdi. Kentte nikâh işlemlerinin gerçekleştirildiği salonlarda gün boyunca hareketlilik yaşanırken, toplam 33 çift bu özel tarihte hayatlarını birleştirdi. Hayatlarının dönüm noktası olan nikah tarihlerine bir anlam katarak bu günü unutulmaz bir tarih olarak seçen Edirne'deki 33 çift, Selimiye Meydanı'ndaki Tarihi Belediye Binası bahçesinde ve nikah salonlarında düzenlenen törenle dünya evine girdi. </p><p>Özellikle rakamların uyumuyla dikkat çeken tarihin uzun yıllar unutulmayacak bir hatıra bırakacağını düşünen çiftler, aylar öncesinden başvuru yaparak bu güne rezervasyon yaptırdı. Nikâh salonlarında sabah saatlerinden itibaren başlayan yoğunluk gün boyu devam etti. </p><p>Evlilik tarihlerini özel bir günle ölümsüzleştirmek istediklerini belirten çiftler, 06.06.2026'nın hem kolay hatırlanabilir, hem de anlamlı bir tarih olması nedeniyle tercih edildiğini ifade etti. </p><p>Evliliklerine unutulmaz bir anı bırakmak istediklerini söyleyen Oktay Duran, talep yoğun olduğu için aylar öncesinden bu tarihi seçtiklerini belirterek herkese mutluluklar diledi. </p><p>İleride bir anı olması için bu tarihi çok istediklerini belirten İrem Duran ise, 3-4 ay önce planlama yaptıklarını belirtti. </p><p>Aileleri ve yakınlarının katılımıyla mutluluklarını paylaşan çiftler, nikâh törenlerinin ardından Selimiye'nin gölgesinde hatıra fotoğrafları çektirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, EDİRNE</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/edirnede-33-ciftin-mutlulugu-ayni-tarihte-bulustu-evlenmek-icin-06062026yi-sectiler</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:53:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/edirnede-33-ciftin-mutlulugu-ayni-tarihte-bulustu-evlenmek-icin-06062026yi-sectiler.jpg" type="image/jpeg" length="60858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu çalışanlarına çağrı: 'Omuz omuza özgürce mücadele etmeye davet ediyorum']]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/kamu-calisanlarina-cagri-omuz-omuza-ozgurce-mucadele-etmeye-davet-ediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/kamu-calisanlarina-cagri-omuz-omuza-ozgurce-mucadele-etmeye-davet-ediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) ile Demokrat Büro-Sen (DEB-SEN) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Uçar, kamu görevlilerinin sendikal tercihlerine yönelik baskı ve mobbing olduğunu savunarak, çalışanları özgür iradeleriyle hak mücadelesine katılmaya davet etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) ile Demokrat Büro-Sen (DEB-SEN) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Uçar, kamu görevlilerinin sendikal tercihlerine yönelik baskı ve mobbing olduğunu savunarak, çalışanları özgür iradeleriyle hak mücadelesine katılmaya davet etti. </p><p>Yusuf Uçar, yaptığı yazılı açıklamada, kamu çalışanlarının hak mücadelesindeki sendikal baskılar ve liyakat sorunlarına değindi. Sendika seçme özgürlüğünün anayasal ve uluslararası bir hak olduğunu hatırlatan Uçar, memurların idari baskı ve mobbing endişesiyle mevcut sendikalardan istifa etmekte tereddüt yaşadığını söyledi. Sahada yürütülen çalışmalarda yüz binlerce kamu çalışanının mevcut yapılardan memnun olmadığını net şekilde gördüklerini savunan Uçar, şunları kaydetti: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kamu çalışanı tehditle değil, özgür iradesiyle taraf olmalıdır. Bugün sahada yüz binlerce kamu çalışanının mevcut yapılardan memnun olmadığını net şekilde görüyoruz. Ancak ne acıdır ki, bu yapılardan ayrılıp gerçek hak mücadelesi veren DEB-SEN ve AL-KON çatısı altında mücadele etmeye çekiniyor ve korkuyorlar. Kurumlardaki sarı sendikalara üye olan amirler, şefler ve yönetici pozisyonundaki diğer kişilerin mobbinginden korktuklarını açıkça belirten memurlarımız var. Kamu çalışanları; unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavını başarıyla geçmesine rağmen, malum sendikaya üye olmadığı zaman mülakattan eleneceği hakkının gasp edileceği endişesini yaşıyor. Kamu çalışanını bu mülakat korkusuyla, unvan gaspıyla, sürgün tehdidiyle elinde tutmaya çalışanlar, aslında memurun hakkını değil, kendi koltuklarını ve statülerini koruma derdindedir. Kimse unutmasın memur hiçbir yapının veya siyasi gücün kölesi değildir.' </p><p>Polonya ve Meksika örneği </p><p>Uçar, dünyada baskıcı sendikal düzenlerin her zaman yıkıldığını kaydetti. '1980'lerin Polonya'sında devlet destekli sendikaların baskısına karşı işçilerin kurduğu bağımsız 'Solidarnosc' hareketini ve Meksika'da hükümetlerin arka bahçesi olan 'Charro' sendikalarına karşı başlatılan demokratik uyanışı' hatırlatan Uçar, Türkiye'deki mevcut dayatmaların da benzer bir süreçten geçtiğini söyledi. Fransa'dan Güney Kore'ye kadar sendikal özgürlüğü baskılayan yönetimlerin hukuk karşısında geri adım attığını vurgulayan Uçar, AL-KON ve DEB-SEN olarak bu küresel ve hukuki vizyonla hareket ettiklerini bildirdi. </p><p>'Omuz omuza özgürce mücadele etmeye davet ediyorum' </p><p>Sarı sendikacılık döneminin kapandığını ve sadece sendikal aidiyete göre görevlendirmelerin yapıldığı bir sistemin sürdürülemeyeceğini dile getiren Uçar, açıklamasını şöyle tamamladı: </p><p>'Bize inanan ve bizimle yürümek isteyen tüm kamu çalışanlarının hukuki ve idari sigortası biz olacağız. Korkuya teslim olmak, bu adaletsiz düzenin sürmesine ortak olmaktır. Tüm kamu çalışanlarını gücün değil, haklının yanında durmaya; DEB-SEN ve AL-KON'a bağlı sendikalarımızda omuz omuza özgürce mücadele etmeye davet ediyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KOCAELİ, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/kamu-calisanlarina-cagri-omuz-omuza-ozgurce-mucadele-etmeye-davet-ediyorum</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 14:34:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/kamu-calisanlarina-cagri-omuz-omuza-ozgurce-mucadele-etmeye-davet-ediyorum.jpg" type="image/jpeg" length="38910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnegöllü genç 1,5 aydır o odaya girmiyor! Nedeni herkesi duygulandırdı]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/inegollu-genc-15-aydir-o-odaya-girmiyor-nedeni-herkesi-duygulandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/inegollu-genc-15-aydir-o-odaya-girmiyor-nedeni-herkesi-duygulandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde yalnız yaşayan Onur Bilici (28), yaklaşık 1,5 ay önce evinin oturma odasındaki koltuğun altında yuva yapan güvercinlere gözü gibi bakıyor. Anne güvercin ve yavrusunu rahatsız etmemek için oturma odasını kullanmayan genç, balkon kapısını da onlar için açık bırakıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl'de yaşayan Onur Bilici, 1.5 ay önce oturma odasına açılan balkon kapısından içeri giren güvercinlerin koltuğunun altında yuva yaptığını fark etti. Yuvada yumurtaların olduğunu gören Bilici, kuşları bulunduğu yerden uzaklaştırmak yerine onlara sahip çıktı. Aradan geçen sürede yumurtadan yavru çıkarken, genç adam evinin bir bölümünü adeta güvercinlere tahsis etti.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 01 233416" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-01-233416.png" width="675" /><br />
Anne güvercin ve yavrusunu ürkütmemek için oturma odasına mümkün olduğunca girmediğini belirten Bilici, güvercinlerin rahatça giriş çıkış yapabilmesi için balkona açılan kapıyı da sürekli açık tuttuğunu söyledi.</p>

<p><img class="" height="442" src="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/image-6930.png" width="346" /><br />
Hayvanlara zarar vermenin doğru olmadığını söyleyen Bilici, "Yuva yıkanın yuvası yıkılır derler. Sonuçta onlar da Allah'ın yarattığı canlılar. Burayı kendilerine yuva seçmişler. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 01 233807" class="detail-photo img-fluid" height="470" src="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-01-233807.png" width="351" /><br />
<strong>Mutlu Oldum</strong><br />
Olayı anlatan Bilici, "Bir gün işten geldim kahvaltı yapacaktım. Kahvaltı yaptıktan sonra koltuğun altından sesler geldiğini duydum. Koltuğun altına eğilirken 2 tane çift kuşu fark ettim. Yuva yaptıklarını gördüm, duygulandım. Rahatsız etmek istemedim onları. Mutlu da oldum. Yalnız yaşıyorum zaten benim içinde misafir oldu." dedi.</p>

<p><img height="626" src="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/image-6927.png" width="1127" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvercinlerin yaklaşık 1.5 aydır misafir olduklarını belirten Bilici," Yaklaşık 1,5-2 ay sürdü. 2 tane yumurtası çıktı kuşların. Onları ürkütmemek için odaya girmemeye başladım. Onları rahatsız etmemek için. Temizlik de yapamadım. Sadece yemlerini veriyordum. Pirinç, bulgur falan. Bu yavru 2 gün önce dünyaya geldi. Besliyoruz. Anne babası genelde akşamları geliyor. 5-10 dakika duruyor. Yemini verip gidiyor. Bu odayı kullandığım zamanlarda oluyordu. Beni görüp rahatsız olmuyorlardı. Böyle bir süreç yaşadık." dedi.</p>

<p><img height="624" src="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/image-6928.png" width="1119" /></p>

<p><strong>"Yuvayı yıkanın yuvası bozulur"</strong><br />
"Yuvayı yıkanın yuvası bozulur" deyimini hatırlatan Bilici, "Bende o yüzden rahatsız etmek istemedim onları. Annesi babası rahat bir şekilde gelsin gitsin. Bu süreçte de büyümesini bekleyip ondan sonrada güzel bir şekilde uçmalarını bekleyeceğim. Sabah işten gelip kahvaltı yaptığım zamanda da balkondan geliyordu. Hiçbir şekilde bende çekinmiyorlardı. Yalnız yaşıyorum onlarda bana bir arkadaş, bir dost oldular." dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Öznur Alkan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İNEGÖL, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/inegollu-genc-15-aydir-o-odaya-girmiyor-nedeni-herkesi-duygulandirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-01-233424.png" type="image/jpeg" length="94303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sahabe oğlunun mezarını buldu, kitaplarını satarak türbeye dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/sahabe-oglunun-mezarini-buldu-kitaplarini-satarak-turbeye-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/sahabe-oglunun-mezarini-buldu-kitaplarini-satarak-turbeye-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un fethi için çıktığı seferde yaralanarak dönüş yolunda şehit olduğu rivayet edilen Ali bin Abdülkerim, Sakarya'nın Akyazı ilçesinde türbesi bulunan babası Hazreti Malik bin Ebi Havli'nin karşısına defnedildi. Yaptığı çalışmalarla mezarı tespit eden tarihçi, okuduğu kitapları satarak alanı türbeye dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un fethi için çıktığı seferde yaralanarak dönüş yolunda şehit olduğu rivayet edilen Ali bin Abdülkerim, Sakarya'nın Akyazı ilçesinde türbesi bulunan babası Hazreti Malik bin Ebi Havli'nin karşısına defnedildi. Yaptığı çalışmalarla mezarı tespit eden tarihçi, okuduğu kitapları satarak alanı türbeye dönüştürdü. </p><p>Akyazı ilçesi Pazarköy Mahallesi'nde türbesi bulunan ve halk arasında 'Abdülkerim' adıyla da anılan Hazreti Malik bin Ebi Havli'nin Medineli sahabelerden biri olduğu ve İslam'ın ilk dönemlerinde Müslüman olduğu ifade ediliyor. Rivayetlere göre, Peygamber Efendimiz'in 'Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır' hadisine mazhar olmak amacıyla yola çıkan ordular arasında yer alan Hazreti Malik bin Ebi Havli, Pazarköy'de çıkan bir çatışmada şehit düştü ve buraya defnedildi. Babasının şehit olduğunu öğrenen oğlu Ali bin Abdülkerim ise İstanbul'un fethedilmesi için düzenlenen ikinci sefere katıldı. İstanbul'a kadar giden ve burada yaralanan Ali bin Abdülkerim, dönüş yolunda şehit oldu ve babasının mezarının karşısına defnedildi. Yaptığı çalışmalar neticesinde mezarı tespit eden tarihçi İhsan Uzungüngör, okuduğu kitapları satarak mezarı türbeye çevirmeye çalıştı. Her ne kadar Hazreti Malik bin Ebi Havli'ye ve oğlu Ali bin Abdülkerim'e dair bilgiler İslam tarihi kaynaklarında sınırlı olsa da halk arasında sahabe olduklarına dair inanç güçlü şekilde yaşatılıyor. </p><p>'Okuduğum tarih kitaplarını satarak türbeye çevirmeye çalıştım' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarihçi İhsan Uzungüngör, 'Ali bin Abdülkerim, Hazreti Malik bin Ebi Havli'nin oğludur. 668 yılında Hazreti Malik bin Ebi Havli burada şehit düştü ve defnedildi. Bunu duyan oğlu ise İstanbul'un fethedilmesi için düzenlenen ikinci sefere katıldı ve İstanbul'a kadar gitti. İstanbul'da yaralandı ve dönüş yolunda şehit oldu. Diğer sahabeler onu alarak babasının defnedildiği yerin karşısına defnetti. Bu kabri araştırmalarım neticesinde kendim buldum ve okuduğum tarih kitaplarını satarak türbeye çevirmeye çalıştım. Vatandaşlar daha çok Hazreti Malik bin Ebi Havli'nin türbesine geliyor ama buraya gelen de var. Pazarköy halkı türbeyi çok ziyaret etmez, daha çok Kuzuluk'taki İhlas Holding'in kaplıcalarındaki misafirler burayı ziyaret eder' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/sahabe-oglunun-mezarini-buldu-kitaplarini-satarak-turbeye-donusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:20:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/sahabe-oglunun-mezarini-buldu-kitaplarini-satarak-turbeye-donusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="92395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 bine yakın kitap okuyan 10 yaşındaki ikizler yazar oldu]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/5-bine-yakin-kitap-okuyan-10-yasindaki-ikizler-yazar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/5-bine-yakin-kitap-okuyan-10-yasindaki-ikizler-yazar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Derince ilçesinde yaşayan 10 yaşındaki ikiz kardeşler Nisa ve Emir Madendere, küçük yaşta edindikleri okuma alışkanlığıyla son 3 yılda 4 bin 800 kitap okuyup 8 yaşında yayımladıkları eserle yazarlığa adım attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'nin Derince ilçesinde yaşayan 10 yaşındaki ikiz kardeşler Nisa ve Emir Madendere, küçük yaşta edindikleri okuma alışkanlığıyla son 3 yılda 4 bin 800 kitap okuyup 8 yaşında yayımladıkları eserle yazarlığa adım attı. </p><p>Anneleri Zeynep Madendere'nin masal ve ninnileriyle büyüyen, henüz okuma yazma öğrenmeden kitaplarla tanışan kardeşler, okuma alışkanlığını hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getirdi. Teknolojik cihazlarla fazla vakit geçirmek yerine kitap okumayı, spor yapmayı ve üretmeyi tercih eden ikizler, eğitim hayatlarını sürdürürken bir yandan da kitap fuarlarında söyleşi ve imza günlerine katılıyor. Yaşıtlarına ekran başında geçirilen zamanı azaltıp kitaplarla daha fazla vakit geçirmeleri tavsiyesinde bulunan minik yazarlar, okudukları kitapların hem ders başarılarına hem de hayal güçlerine önemli katkılar sağladığını belirtiyor. </p><p>'2 bin 300 kitap okudum' </p><p>Okuma alışkanlığını küçük yaşlarda edindiğini anlatan Nisa Madendere, henüz okuma yazma bilmiyorken annesinin okuduğu hikayeler sayesinde kitaplara ilgi duymaya başladıklarını söyledi. Düzenli kitap okumaya 7 yaşında başladığını ve 3 yıl içerisinde 2 bin 300 kitap okuduğunu aktaran Madendere, 'Kitapların bana çok fazla faydası oldu. Türkçe ve matematik derslerimde gelişmemi sağladı. Ayrıca dil ve konuşma becerilerimi de geliştirdi. Çok sayıda yeni kelime öğrendim. Okuduklarımı daha iyi anlıyor ve kavrıyorum. Öğrendiklerim aklımda kalıyor' dedi. </p><p>'8 yaşında ilk kitabımızı yazdık' </p><p>Yazarlık serüvenlerine 8 yaşında başladıklarını dile getiren Nisa Madendere, 'İlk yaz tatiline girdiğimizde ortak bir kitap yazmaya karar verdik ve bu fikrimizi annemize anlattık. Annemiz de bizi destekledi. Yazdığımız kitapta 4 hikaye bulunuyor. Bunların ikisi bana, ikisi ise kardeşime ait. Şu sıralar otobiyografi yazıyoruz. Kitabımın yayımlanacak olması beni çok heyecanlandırıyor. Geçen yıl tamamlayamamıştık ancak bu yıl bitireceğime inanıyorum. Yaz tatilinden beri üzerinde çalışıyorum. Yaklaşık 100 sayfalık bir kitap olacak ve içinde kardeşimle yaşadığımız hikayeler yer alacak' diye konuştu. </p><p>'Kitap okurken ruhumuz huzur buluyor' </p><p>Teknolojik ürünlere ilgi duymadığını ve telefonun bağımlılık oluşturabileceğini düşündüğünü belirten Madendere, arkadaşlarına da kitap okumayı, bilgi edinmeyi ve dışarıda arkadaşlarıyla oyun oynamayı tavsiye ederek, 'Telefon kullanmak yerine kitap okumayı tercih ediyorum çünkü telefonun insanlara zarar verebildiğini ve bağımlılık oluşturabildiğini düşünüyorum. Kitap okurken ise ruhumuz huzur buluyor' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ayrıca Nisa, doktor olmayı hedeflediğini de aktardı. </p><p>'64 sayfalık bir kitabı 14 dakikada bitirdim' </p><p>Emir Madendere ise 3 yıl içerisinde 2 bin 500 kitap okuduğunu belirterek, kitap yazmak isteyenlere hayal güçlerini kullanmalarını ve hayatlarında yaşadıkları olayları da kitaplarına aktarmalarını önerdi. En son 64 sayfalık bir kitabı 14 dakikada bitirdiğini söyleyen Madendere, 'Okuma hızımı artırmak için göz egzersizleri yapıyorum. Bu sayede daha hızlı okuyabiliyorum. Kitap okumak sınavlarda soruları daha iyi anlamamı ve derslerde konuları daha kolay kavramamı sağlıyor' dedi. </p><p>Hayallerinden de bahseden Madendere, 'Büyüyünce futbolcu olmak istiyorum. Spor yapmayı seviyorum. Bisiklet sürmek ve paten kaymak da en sevdiğim aktiviteler arasında yer alıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Onlara kitap yetiştirmekte zorlanıyoruz' </p><p>Çocuklarını masal ve hikayelerle büyüttüğünü anlatan özel resim öğretmeni anne Zeynep Madendere de ebeveynlere çocuklarına örnek olmaları çağrısında bulundu. Çocukların söylenenleri değil gördüklerini uyguladığını vurgulayan Madendere, şunları kaydetti: </p><p>'Çocuklarıma sadece 'kitap okuyun' demiyorum. Onların okuduğu kitapları ben de okuyorum. Birlikte kitaplar hakkında sohbet ediyor, özetler çıkarıyoruz. Hatta kendi aramızda okuma yarışları yapıyoruz. Emir dünya klasiklerini okumayı çok seviyor ve bu alanda birçok kitabı tamamladı. Nisa ise daha çok Türk yazarları tercih ediyor. Okudukları kitapların bir kısmını da doğudaki kütüphanelere bağışladık. Çocuklar o kadar fazla kitap okuyor ki artık onlara kitap yetiştirmekte zorlanıyoruz. Önce okullarının kütüphanesinden yararlandılar. Ardından Derince'deki kütüphanelerden faydalandılar. Şimdi ise farklı kütüphanelere başvuruyoruz. Emir ve Nisa, 'İkizlerden Hikayeler' adlı kitaplarını 8 yaşındayken yayımladı. 3 yıldır da Kocaeli Uluslararası Kitap Fuarı'nda söyleşi ve imza günlerine katılıyorlar.' </p><p>Çocuklarına cep telefonu almadığını ve bunun için erken olduğunu söyleyen Madendere, 'Günümüzde birçok çocuğun kişisel telefonu bulunuyor. Ancak ben çocuklarıma kişisel telefon almadım ve yakın zamanda da almayı düşünmüyorum. Teknolojiden uzak kalmaları için onları voleybol ve futbol gibi spor faaliyetlerine yönlendirdim. Ailece göllere, piknik alanlarına gidiyoruz ve doğa yürüyüşleri yapıyoruz. Çocukları mümkün olduğunca dışarıda vakit geçirmeye teşvik ederek teknolojiden uzak tutmaya çalışıyoruz' ifadesini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KOCAELİ, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/5-bine-yakin-kitap-okuyan-10-yasindaki-ikizler-yazar-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:36:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/5-bine-yakin-kitap-okuyan-10-yasindaki-ikizler-yazar-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="57872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köye düşen yıldırım korku dolu anlar yaşattı]]></title>
      <link>https://www.yildirimgazetesi.com/koye-dusen-yildirim-korku-dolu-anlar-yasatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yildirimgazetesi.com/koye-dusen-yildirim-korku-dolu-anlar-yasatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'te akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış sırasında büyük korku yaşarken, köye düşen yıldırım korku dolu anlar yaşattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilecik'te akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış sırasında büyük korku yaşarken, köye düşen yıldırım korku dolu anlar yaşattı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay; Bilecik'in Pazaryeri ilçesine bağlı Sarıdayı Köyü'nde meydana geldi. İlçe genelinde gök gürültülü sağanak yağış sırasında elektrik direğine yıldırım düştü. Yıldırımın düşme anı, köyde bulunan bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde büyük bir gürültüyle direğe isabet eden yıldırım'ın ardından çevrede kısa süreli panik yaşandığı görüldü. </p><p>Yıldırımın düşmesiyle birlikte köyde bazı evlerde televizyon, modem, uydu alıcısı cihazların zarar gördüğü öğrenildi. Vatandaşlar büyük korku yaşarken, bazı evlerde elektrik kesintileri meydana geldi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLECİK, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.yildirimgazetesi.com/koye-dusen-yildirim-korku-dolu-anlar-yasatti</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:41:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yildirimgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yildirimgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/iha/koye-dusen-yildirim-korku-dolu-anlar-yasatti.jpg" type="image/jpeg" length="14602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
