Sezon başında play-off iddiasıyla başlayan temsilcimiz İnegölspor, uzun süre play-off’u kovalamasına rağmen anlaşılmaz bir deplasman fobisi nedeniyle deplasmanlarda çok basit maçlar kaybederek play-off’tan uzaklaşma sinyalleri verdiği bu son 3 maçta maalesef deplasmanlardaki başarısızlığına düşme potasına yakın ve ilk maçta yendiğimiz Düzcespor’a evinde çok kötü bir oyundan sonra yenilerek evindeki başarı performansına son verdi. Bu nedenle son 3 maçımıza bakarsak küme düşmeme mücadelesi veren Sarıyer’e karşı deplasmanda biraz dikkatli ve istekli olsalar 3 puanla dönebilirlerdi maalesef olmadı. Ancak 1 puanla camiayı üzdüler. Ardından evimizde oynadığı yine küme düşme potasına yakın ve ilk maçta yendiği Düzcespor’a karşı öyle kişisel hatalarla dolu bir maç oynadı ki, tribünlerde izleyen bizleri adeta şoke etti. Bu maça kadar Bahattin Güneş ile evinde iyi bir performans gösteren temsilcimiz, maalesef bu maçı rakibine altın tepsi içerisinde sundu. Evinde aldığı bu sürpriz mağlubiyetten sonra play-off’a adeta mendil salladı.

Bu sürpriz iç saha mağlubiyetinden sonra ilk yarıda evinde 4 golle gönderdiği eski çalıştırıcımız Şaban Yıldırım’ın takımı Aksaray deplasmanına aldığı tepkiler ve iç saha hezimetinden sonra buruk ve isteksiz gitti. Aksaray maçına başa baş bir mücadele ile başlayan temsilcimiz, yine aynı nakarat kişisel hatalarla daha maçın 15. dakikasında gördüğü golle zaten bozuk olan motivasyonu büsbütün bozuldu. Halbuki tam dişimize göre bir rakipti. Biraz akıllı ve istekli olduğumuz dakikalarda rakip ceza alanına kolayca giderken, son vuruşlardaki ya da final paslarındaki beceriksizliği nedeniyle aradığı golü bulamadı. 1-0 yenik düştüğün maçta bu maçı kafada bitirince beklenen sonla karşılaşması kaçınılmazdı. Sahada koşmayan, yardımlaşmayan, ikili mücadeleleri genelde kaybeden, güçsüz ve disiplinsiz bir havada oynayan temsilcimiz, Aksaray deplasmanından ağır bir yara ile döndü.

Rakip Aksaray takımı fikstürün diplerinden uzaklaşmak ve ilk maçın rövanşını almak için çıktığı maçı hiç beklemediği kadar kolay kazandı. Bu maçı iyi oynayarak değil, sadece İnegölspor oynamadığı için kolay kazandı. Bu kadar zor görünen, fakat kolay kazandığı 3 puan onlar için altın değerindedir. 36 yaşındaki oyuncuları İnegölspor’un sözde gençlerini hallaç pamuğu gibi attı. Son maçlarda kaybettikleri maçlar nedeniyle seyircilerinin tepkileri bu sürpriz 3 puanla alkışlara döndü. Maçın en önemli sonucu ilk yarıda 4 golle uğurladığı eski hocaları Şaban Yıldırım’a derin bir nefes aldırdılar. Ne diyelim kazanınca böyle oluyor.

İnegölspor’umuza gelince teknik heyet maça kalede Bekir, geride Yusuf Talum-Kadir-Ferhat-Orhan, ortada Furkan-Uğur-Yusuf Kocatürk, ileride Ömer-Nadir-Serhat tertibiyle başladığı maçın 2.yarısında Ömer’in yerine A.Hakan, Furkan’ın yerine Berkay ve Yusuf Kocatürk’ün yerine Emir’i oyuna aldı. İyi başladığı maçın hemen başında yediği golle dağılan temsilcimiz oyunun başında yediği bu gole çabuk cevap vermesi beklenirken oyun disiplininden tamamen uzaklaşarak kolektif oyundan uzaklaşmaya, bunun ardından da kişisel hatalar yapmaya başladı. Oyun disiplininden uzaklaşarak ve en önemlisi rakibe hiç pres yapmadan, kademeleri unutarak mahalle maçına çevirdikleri oyunun devamında doğal olarak Yasin ve Cengiz gibi etkili forveti olan Aksaray’ın golleri geldi. Bu maçta ayakta kalan tek oyuncumuz her zaman olduğu gibi sol bek adaşımdı. Orhan’ın dışında maçı kurtarmaya çalışan tek oyuncumuz yoktu. Sonradan oyuna girenlerin hiçbir katkısı olmadığı gibi takımımıza adeta zarar verdiler. Oyuna son 15-20 dakikada girmişsin, kalende 2-3 gol görmüşsün oyunu ileriye oynamak yerine geriye oynuyor yerlerde sürünüyorsun. Bu nasıl gençlik bu nasıl ruh inanılır gibi değil. Teknik heyetin elimizdeki malzeme bu ne yapsak olmuyor demesi yetmiyor. Bu kadar tecrübeli kadronun bu kadar kötü ve isteksiz oynaması teknik heyetimizi ve menajerimizi biraz düşündürmeli ve mutlaka bazı çareler bulmaya zorlamalıdır. “SERHAT BAŞTAN’A BU YAŞTAN SONRA FUTBOLU ÖĞRETEMEZSİN. ONUN ANCAK KAFA YAPISINI VE İNEGÖLSPOR’A BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİREBİLİRSİN. ÇÜNKÜ EKMEĞİNİ İNEGÖLSPOR’DAN KAZANIYOR.” İnegölspor’un mukaveleli oyuncusu. Birçok maçta ve özellikle Aksaray maçında oynadığı etkisiz ve disiplinsiz oyunla ne yapmak istediğini maçtan sonra mutlaka sormak ve değerlendirmek gerekiyor. Önce teknik heyet, sonra menajer ve sonra da yönetim yapabilir. Yapamazsanız biz bunları daha çok konuşur ve yazarız.

Sonuç olarak İnegölspor’umuz son zamanlarda özellikle deplasmanlarda kötü giderken, son 3 maçta alabileceği 8 puanı maalesef geriye doğru giderek kaybetti. Daha doğrusu bu 8 puanı çimlere gömdü. Çok yeni umutlarla başladığı bir sezonu daha hayal kırıklıklarla geride bırakıyor. Bu son 4 sezonda hayal kırıklığı ve her sezon kadroları sil baştan yaparak, başarısız oldu. Bu başarısızlıklar her sezon kadroları sil baştan yenilemeler ve alt yapıdan oyuncu yetiştirememek İnegölspor’umuzun mali durumunu da olumsuz etkiler. Bu gidişatı objektif bir şekilde değerlendirerek mutlaka bir çözüm yolu bulunmalıdır. İnegölspor’a hiçbir şey vermeden paraları alıp giden sıradan oyunculardan bıktık artık. Olağan kongrelerde bunları aklı selim, işi bilen ve bu konularda tecrübesi olanlar konuşsun. Kongreler şov yapıp transfer ayı gelince ortadan kaybolan yerler değildir. İyi niyetle İnegölspor’umuza hizmet etmek isteyenlerin arkasında durmamız onlara destek vermemiz gerekiyor. Bu duygu ve düşüncelerle İnegölspor’umuzun geride 8 maçı kaldı. 4 içeride, 4 dışarıda. Dışarıdaki maçları çok zor, bu kafayla oynarlarsa kazanamazlar. Ancak içeride ki maçları çok kolay maçlar. İskenderun, Uşak, Karaman ve Arnavutköy maçlarını içeride kazanarak ligi orta sıralarda bitirebilir. Bu hafta evinde İskenderun’u ağırlayacak. İlk maçı inanılmaz bir şekilde kaybettiler. Adamlar bizi yendi ve fikstürü hızla tırmanarak play-off’u kovalıyorlar. Bunları yenelim artık. İnegölspor’un İskenderun maçı başarılarını olursa yazmak dileğiyle.

“BAŞKA İNEGÖL SPOR YOK.”