AHİD’den “Allah Rasulünü Anmak ve Anlamak” Programı

Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD), Kutlu Doğum Haftası dolayısı ile bir program düzenledi. Programda ‘Allah Rasulünü Anma ve Anlamak’ adlı bir konuşma yapan İlahiyatçı Hilmi Tanış, vatandaşlardan büyük beğeni aldı.

AHİD’den “Allah Rasulünü Anmak ve Anlamak” Programı

AHİD, Kutlu Doğum Haftası dolayısı ile önceki akşam Sani Konukoğlu Konferans Salonu’nda bir program tertip etti. İmam Hatip Emin Topçu’nun Kur’an tilaveti ile başlayan program, daha sonra Atabey Aydı’nın okuduğu Arif Nihat Asya Naat’ı ve ‘Samimiyet’ isimli video gösterisi ile devam etti. Programın sonunda söz alan İlahiyatçı Hilmi Tanış ise, ‘Allah Rasulünü Anma ve Anlamak’ isimli konuşması ile vatandaşların büyük beğenisini aldı.

KÖSEOĞLU’NDAN İDAM KARARINA TEPKİ

Programda yaptığı konuşmada, Mısır’da mahkemenin zorbalıkla ve zalimane olarak göstermelik bir karar ile 37 Müslüman’ın idamına karar verdiğini belirterek, bu kararı şiddetle kınayan Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD) Başkanı Naci Köseoğlu, “Allah o zulüm kararlarını kendi başlarına çevirsin, bütün oyunlarını Kahhâr ismi ile kahrı perişan eylesin. Rabbim, Firavun’u nasıl Kızıldeniz’de boğduysa onları da bu Müslümanların gözyaşlarında ve kanlarında boğsun. Ama öncelikle bize uyanmayı nasip eylesin. Çünkü, nemrut öldü ama nemrutluk devam ediyor, Ebu Cehil öldü, Ebu Cehil’lik devam ediyor, Firavun’lar öldü ama Mısır’daki çağdaş Firavun’lar aynı zulümlere devam ediyorlar. İş o ki, biz Muhammedi olmayı becerebilsek, karşılarındaki Muhammedi olan müminleri Allah onlara göstermeyi nasip eylesin” dedi.

ALLAH, KALBİNİZE VEHİM SALACAKTIR

Allah resulü Hz. Muhammed’in bugünleri 1400 sene önce haber verdiğini ifade eden Naci Köseoğlu, “Buyuruyor ki, öyle bir zaman gelecek ki, ehli küfür milletler insanların yemek çanağına üşüştüğü gibi, üzerinize üşüşeceklerdir. Aynen bu günleri anlatıyor. Sahabe zamanını değil. Sahabe böyle bir zilleti görmedi, yaşamadı, hayal bile etmedi. Hadis-i Şerif bugün aynen bize cereyan etmiş, aynen yaşıyoruz. Allah Resulü böyle buyurunca, sahabe soruyor, ‘Yâ Rasulallah. Azınlıkta mı olacağız ki, üzerimize bu kadar gelecekler. Orta çanağa bütün kaşıkların uzandığı gibi üzerimize üşüşecek bütün kafirler’. Allah Rasulü Efendimiz buyuruyor ki, ‘Hayır. Tam tersine çok kalabalık olacaksınız. Fakat senin önündeki çer çöp yığınları gibi olacaksınız, dağınık, mukavemetsiz. Ve Allah düşmanlarınızın kalbinden size olan korkuyu söküp atacak. Ve sizin kalbinize vehim salacaktır’. Vehim nedir Ya Rasulallah? Dünya sevgisi ve ölüm korkusu. Cihad’dan nefret edeceksiniz. İşte cihadı terk eden ümmet, dünyaperest olan ümmet, Allah yolunca şahadeti, cihadı terk eden ümmet bugün bu zilleti yaşıyor. Rabbim bizlere iman ve cihad şuuru ile şuurlanmayı nasip eylesin. Bizlere ümmet olma şuurunu nasip eylesin. Şu mübarek Kutlu Doğum gecelerinde Peygamber Efendimizi anlamaya ve anlamaya çalıştığımız bu gecede, onu anlamaya ne kadar muhtaç olduğumuzu işte bu zulümler Suriye, Filistin, Mısır ve Orta Afrika Cumhuriyeti, Arakan, dünyadaki bütün mazlum coğrafyalar bizlere gösteriyor. Rabbim yeniden uyanmayı ve bizlere kendimize gelip Allah resulünün sünneti ile şereflenmeyi nasip eylesin. İmamı Rabbani Hz. ‘De ki ey habibim. Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın’ buyuruyor. Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin… Demek ki Allah’ı sevmenin ve rabbimizin bizi sevmesinin alameti Allah resulü (sav.) Efendimizin sünneti seniyyesine uymaktır, Peygamber Efendimizi adım adım takip etmek, onun sünnetini ihya etmektir. 7’den 70’e evimizde, işyerimizde, ahlakımızda, ibadetlerimize Allah resulüne benzersek düşünün Allah bizi ne kadar sever. Önümüzde muazzam bir rota var, istikamet var ama ümmet olarak yolumuzu şaşırdık. Yolumuzu kaybettik, çocuklarımız kimi seveceğini bilemez oldu. Dizilerin kurbanı olduk, batılı sanatçıların, topçuların, popçuların kurbanı olduk, Allah resulünü okuyamadık, anlayamadık, tanıyamadık ve sevemedik. O’nun sünnetini bir türlü öğrenemedik ve hayatımıza tatbik edemedik. Sünneti seniyyeyi tembelliğinden terk eden büyük bir kayıptadır, basit görüp terk eden büyük bir cinayet işlemiştir, inkâr eden büyük bir dalalete düşmüştür. Rabbim, Allah resulünün izi üzerine, sünneti seniyye üzerine dosdoğru olmayı hepimize nasip eylesin” şeklinde konuştu.

MUHAMMED’İN SOYU KESİLDİ DEMİŞLER

Kevser suresi ile konuşmasına başlayan İlahiyatçı Hilmi Tanış ise, “Okuduğum sure Kevser suresidir. Toplumumuzda ‘İnna Ateyna’ olarak bilinen bir suredir. Bu sure Mekke döneminde nazır olan surelerden bir tanesidir. Sure Mekkeli müşriklerin Müslümanlara zulümlerinin yoğunlaştığı bir döneme rastlar ve böyle bir dönemde Hz. Peygamber Efendimizin Kasım ismindeki oğlu da vefat etmiştir. Abdullah daha önce öldüğü için erkek çocuğu kalmadığından dolayı Mekkeli müşrikler duymuşlar ve sevinmişlerdir. Muhammed’in soyu kesildi demişlerdir. Çünkü Araplarda gelenek soy erkek çocuktan devam eder anlayışı sebebiyledir ki Hz. Peygamber (sav.)’in soyunun kesildiği gibi bir sözü Mekke’de müşrikler arasında konuşulur hale gelmiştir. Hatta Peygamber efendimizin amcası Ebu Leheb, Peygamber Efendimizin din komşusuydu. Oğlu Kasım’ın vefatını Mekkeli müşriklere ilk sevinç ile duyuran amcası Ebu Leheb’dir maalesef. Allah (c.c), müşriklerin baskısının arttığı ve Peygamber Efendimizin oğlu Kasım’ın vefatından dolayı üzüntüsünün iyice yoğunlaştığı bir dönemde onu teselli etmek sadedi ile bu Sure-i Celile’yi buyurmuştur ki ‘Habibim biz sana Kevser’i verdik. Öyleyse rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Senin için soyu kesildi diyenler yok mu, işte soyu gerçekten kesilenler onlardır’. Sure-i Celile’nin kısaca meali budur. Ancak bu mealde Kevser nedir bunun üzerinde birkaç cümle konuşmamız lazım. Efendimiz buyuruyor ki, ‘Ben miraçtayken bir nehir gördüm. Cebrail’e sordum, Ey Cebrail bu nehir nedir? O da dedi ki ey Allah’ın resulü bu nehir Kevser nehridir. Biliyorsunuz cennette nehirler çoktur. Kur-an’ı Kerim’de cennet tasvir edilirken ‘Onlar cennete gidecekler, o cennetlerin altından nehirler akacak’ buyuruyor rabbimiz. Cebrail (as) diyor ki, ‘Bu nehrin kâseleri, bardakları yıldızlardan daha çoktur. Bu nehirden bir kere içen bir daha asla susamayacaktır. Bu nehirden ancak Allah’a şirk koşmayanlar içebilirler. Allah’a şirk koşanlar içemeyeceklerdir’ buyurmuştur” ifadelerini kullandı.

YERYÜZÜNDE EN ÇOK KULLANILAN İSİM MUHAMMED’TİR

Diğer peygamberler bir kavime gönderilmiş olduğunu Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in ise bütün insanlara gönderildiğini belirten Hilmi Tanış, “Yine sadece insanlara değil cinlere de gönderilmiştir ve Peygamber Efendimize verilen kitap kıyamete kadar hükmü baki kalacak olan bir kitaptır. Musa (as)’a iman edenler ‘Sen rabbin ile git savaş, biz burada bekliyoruz’ dediler ama Peygamber Efendimizin sahabesi öyle demedi. ‘Yâ Rasulallah, sen bize atını denize sür desen biz seninle beraber atımızı denize süreceğiz, hiç korkma arkandayız’ dediler Bedre Savaşı’na çıkarken. Dolayısı ile yine Peygamber Efendimize alimler verilmiştir. Bundan dolayıdır ki Cenab-ı Hak, ‘Rabbin için namaz kıl’ veya ‘Namazı rabbin için kıl’, ‘Sana soysuz diyenler bilsinler ki onların soyu kesilmiştir’ diyor. Bugün yeryüzünde en çok kullanılan isim Muhammed’tir. Bir tane Peygamber Efendimize düşmanlık yapanın ismi yoktur. O Peygamber Efendimizin soyunun kesildiğini iddia edenlerin iddiaları boşa çıkmıştır. Mekke müşriklerinin Hudeybiye Antlaşması esnasında senin ismini sildirmenin bir manası yoktur. Onlar senin ismini sildirseler bile, sen resul değilsin deseler bile ben şahitlik ediyorum, sen resulsün. Ve o bizim Peygamberimizdir, Cenab-ı Hak onu bize nasip eyledi, milletimiz de yine öyle bir millettir ki kendi askerinin adına Peygamberinin ismini koymuştur. Mehmetçik, Muhammed kelimesinin kısaltılmış olarak söyleniliş şeklidir. Dünyada kendi Peygamberinin adını ordusuna veren bir milletin afakıyız biz. Onun için askerliğe Peygamber Ocağı diyen de bir milletiz. İnşallah gerçekten Peygamber Ocağı olacaktır” açıklamalarında bulundu.

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2014, 10:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER