EN BÜYÜK BEDELİ ERBAKAN ÖDEDİ

28 Şubat postmodern darbe girişimi ile ilgili açıklama yapan SP İnegöl İlçe Başkanı Ertan Sütçü, “Bundan tam 20 yıl önce tarih literatüründe adına "Post Modern" darbe veya "Balans Ayarı" denilen bir müdahale gerçekleştirildi. Ve böylelikle 28 Şubat, tarihte sloganlaşmış bir dönüm noktası olarak yerini aldı” dedi.

 EN BÜYÜK BEDELİ ERBAKAN ÖDEDİ

DERS ÇIKARILMASI GEREKEN MESELE

Başkan Ertan Sütçü yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün gazetelere, televizyonlara, sosyal medyaya baktığımızda 28 Şubat ile ilgili birçok haber ve görüşle karşılaşıyoruz. Her kesim kendine göre olayı yorumluyor ve kendine göre dersler çıkarıyor veyahut da kendine göre çıkarlar sağlıyor. Dolayısıyla 28 Şubat´tan ders çıkaranlarla, 28 Şubat´tan çıkar sağlayanların, 28 Şubat mağdurlarıyla, 28 Şubat fırsatçılarının ayrılması gerektiği düşüncesiyle bazı hususları da bu basın açıklamamız vesilesiyle belirtmekte fayda görüyoruz. Çünkü 28 Şubat süreci ve akabinde yaşananları basit bir kronolojik tarih sıralamasıyla aktarmanın kimseye bir faydası olmayacaktır. Burada önemli olan ve ders çıkarılması gereken mesele 28 Şubat süreci ve sonrasının nedenlerini ortaya koymaktır.”

‘YENİ BİR DÜNYA´ HEDEFİ

“Bilindiği üzere 54. Refah-Yol hükümeti 28 Haziran 1996 tarihinde kurulmuştur.  Ekonomik anlamda da ilk defa denk bütçeyi ortaya koyan Refah-Yol iktidarı ülkedeki ekonomik krizlere de bir şekilde dur demiştir. Yine yıllardır bir sömürü ekonomisi şeklinde kurulan banka-sermaye-rant sistemi iledevletin parası üç beş banka ile birkaç kişiyi zengin ediyordu. Devletin herhangi bir kurumunun parasını bankasında tutan ve bu parayı da yine yüzde 80-90´lar oranında faizle devlete veren bir banka sistemi ile devlet sürekli sömürülüyor, halka akması gereken milyar dolarlar bir şekilde başka kanallara akıtılıyordu. Ancak iktidara gelen Refah-Yol Hükümeti ise bir ilke imza atarak, devlet kurumlarının bütün parasına ortak bir havuza aktararak, paraya ihtiyacı olan kurumlara da bu havuzdan istekleri karşılanıyor ve bu sistem ise sömürü ekonomisi yerine adil bir ekonomik sistem olarak tarihe geçiyordu. Bu ise Refah Partisi´ni iktidardan uzaklaştırmak isteyenlerin temel nedenlerinden birini oluşturdu. Yeniden büyük Türkiye hedefi ile Türkiye´de ekonomik ve sosyal anlamda büyük başarılara imza atan Erbakan, adil temeller üzerine kurulacak ‘Yeni bir Dünya´ hedefi doğrultusunda,  8 İslam ülkesinin liderlerini İstanbul Çırağan Sarayı´nda bir araya getirerek, dünyadaki tek kutuplu sisteme karşı da D-8´leri kurdu. İlk etap da D-8´ler daha sonra D-60 ve D-160´lar olarak planlanan oluşum ile sadece Türkiye´yi değil sömürü altındaki diğer bütün ülkeleri de adaletli bir uluslararası mekanizmaya ortak olmaya çağırarak girişimlerini başlatan Refah Partisi, dünyayı sömüren ülkelerin çıkarlarına da çomak sokmuş oldu.”

DARBE GİRİŞİMİDİR

“Erbakan Hocamızın 11 aylık bir yıllık sürede yaptığı bütün bu atılımlar dışarıdaki güçler ve içerdeki işbirlikçiler tarafından irtica paranoyaları ile örtülmek istenerek, halkın seçtiği milletin iradesine karşı darbe girişimi gerçekleşti. Şimdi tüm bu izahatlardan sonra bazı gerçekleri tekrar dile getiriyoruz. 28 Şubat bir darbe girişimidir ve ancak başarılı olamamıştır. Evet, darbe girişimi diyoruz, çünkü 28 Şubat bir askeri darbe değildir. Sincan´da yürütülen tankların Refah-Yol hükümetinin icraatlarına bir etkisi olmamıştır. Askeri vesayet bir girişimde bulunmuş ancak bunda başarılı olamamıştır”

KESİNLİKLE İMZA ATMAMIŞTIR

“Erbakan Hocamız, 28 Şubat kararları diye bilinen 18 maddelik bildiriye kesinlikle imza atmamıştır. Rahmetli Erbakan hocamızın imza attığı metin 4 maddelik bir metindir. 18 maddelik metin sonradan dönemin Genelkurmay sekreteri İlhan Kılıç tarafından eklenmiş, bunun üzerine Rahmetli Erbakan Hocamız, bu maddelerin kabul edilemeyeceğini belirterek ilgili maddelerin Anayasal Haklar bakımından incelenmesi için meclise gönderilmesini istemiştir. Nitekim bu maddelerin hiçbiri Refah-Yol döneminde uygulanmamıştır”

ALGI OPERASYONU

“Kamuoyunda sanki Erbakan Hocanın 28 Şubat MGK toplantısında yaşananlara boyun eğdiği (!) ve bunun üzerine istifa ettiği şeklinde bir algı operasyonu yapılmaktadır. Rahmetli Erbakan Hoca o gün MGK ´da masaya yumruğunu da vurmuş, tüm Refah Partili vekiller olarak canını da ortaya koymuştur. Zaten bu kararlılığı gören dış güçler bu sefer Doğru Yol Partisi üzerine operasyonlar yapmışlar ve hükümetin güvenoyunu DYP üzerinden düşürmeye çalışmışlardır. Nitekim Refah-Yol hükümeti 28 Şubat tarihindeki MGK toplantısı sebebiyle değil, bundan tam 4 ay sonra DYP´deki bir kısım vekillerin hükümetten desteğini çekmesinden dolayı sona ermiştir. Bu husus dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar tarafından da defaatle dile getirilmiştir.”

"ŞERİAT GELİYOR, LAİKLİK ELDEN GİDİYOR"

“28 Şubat sürecinin görünürdeki sebebi "Şeriat geliyor, laiklik elden gidiyor" sloganları, Müslüm Gündüz/Fadime Şahin, Kudüs Gecesi Programı olmasına rağmen asıl sebebi yukarıda tek tek izah ettiğimiz dev icraatlardır. Dolayısıyla bugün olayla yine aynı açıdan bakarak yaklaşanlar 28 Şubat´ı istismar edenlerdir”

GERÇEK BİR DEVLET ADAMI GİBİ HAREKET ETMİŞ

“Gerek 28 Şubat sürecinde, gerekse Refah Partisinin kapatılmasında Erbakan hocamız gerçek bir devlet adamı gibi hareket etmiş, olayları tarihin akışı içerisinde zerre olarak tanımlayarak tüm ülke vatandaşlarına ve tabanına "İtidal" çağrısı yapmıştır. O gün yapılan itidal çağrısını "korkaklık" olarak niteleyerek bugünkü liderlerine "Kahramanlık" etiketi vuranlar ve kendilerini 28 Şubat mağduru olarak ilan edenler aslında 28 Şubat´ın istismar etmektedirler. Bu süreçten ders almak yerine süreçten fırsat çıkarmaya çalışmaktadırlar.”

“Sonuç olarak rahmetli Erbakan hocamız, herkesin hocası, bu milletin büyük bir değeridir. 28 Şubat´ın en çok bedel ödeyeni kendisi olmasına rağmen bu millete asla bedel ödetmemiştir. Bu, siyasi olarak aynı kulvarda olmamalarına rağmen birçok farklı görüşün de kabul ettiği bir durumdur. Ancak bugün Rahmetli Hocamızın her hususta haklı olduğunu belirten bazı kardeşlerimizin, Hocamızın kendilerine ilişkin 10 yıldan beridir yaptığı tüm ikaz ve uyarıları da dikkate alması gerekmektedir. 28 Şubat sürecinden "Başörtüsü Zulmü" ile ilgili gereken dersi aldıklarını ve gereğini yaptıklarını söyleyen kardeşlerimizin, Erbakan Hocamızın, İslam Birliği, Milli Ekonomi, Havuz Sistemi ve Denk Bütçe gibi projelerini de harekete geçirmesi gerekirdi. Sadece bulundukları dönemin konjüktüründe Hocamızın "işlerine gelen" sözlerini "işlerine geldiği şekilde yorumlayan" kardeşlerimizi bu vesile ile tekrar insafa davet ediyoruz”

 

 

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2017, 08:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER