-İnegöllü Tüm Üyelerin Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçılar Birliği Genel Kuruluna Mutlak Katılması İstendi-

“Ağırlığımızı her yerde hissettirmek istiyoruz”

-İnegöllü Tüm Üyelerin Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçılar Birliği Genel Kuruluna Mutlak Katılması İstendi-

30 Nisan 2014 Çarşamba günü yapılacak Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçılar Birliği Genel Kurulunda, ‘Hedef İhracat Platformu’ olarak Başkanlığa aday olan Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Genel Başkanı Ahmet Güleç, önceki gün İnegöllü mobilyacılara yönelik Angelacoma Hotelde, genel kurulda yapılacak seçimle ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Önceki gün saat 19.30’da düzenlenen toplantıya, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Metin Anıl, Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Ahmet Güleç, İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İnegöl Şubesi Başkanı Zeki Kavaz, İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) Başkanı Mustafa Akyol, Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Başkanı Turgut Kani ile çok sayıda mobilyacı katıldı.

İNEGÖL MOBİLYASI GERÇEKTEN DOĞRU YOLDA

Yemeğin ardından bir konuşma yapan İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, İnegöl’ün her yerde birliğini ve beraberliğini gösterdiğini belirterek, “Özellikle konu mobilya olduğunda, bütün sivil toplum örgütleri, İnegöl Belediyesi ile İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası bizim toplayıcı bütünleştirici merkezimiz oldular. İnegöl mobilyası gerçekten doğru yolda. Bizde ağırlığımızı ve büyüklüğümüzü her yerde hissettirmek istiyoruz.  İnegöl mobilyacılarının İhracatçılar Birliğine aday olmasını çok doğru buluyorum. Ahmet Başkanımı da tebrik ediyorum. Seçimlerde inşallah başarılı olurlar. Biz de İnegöllü mobilyacılar olarak, İhracatçılar Birliğine üye olan arkadaşlarımıza rica ediyoruz, o gün herkes gelsin birlik içerisinde gövde gösterisi yapalım. Şimdiden ben kendisine hayırlı olsun diyorum ve tebrik ediyorum” dedi.

BİRLİK BERABERLİKTE BEREKET VAR

Ayağı alçıda olmasına rağmen toplantıya katılan İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Anıl ise, “40 gün önce kaza geçirdim ve ayağımı alçıya aldılar. Bunun için toplantıya bu kıyafetlerle gelme mecburiyetinde kaldım. Yarın alçıyı sökecekler inşallah sağlımıza kavuşacağız ve hizmetlerimize devam edeceğiz. Mobilyacılar Komitesi üyesi arkadaşlarımızın çok değerli çalışmaları ile Milano Fuarına uçak kaldırıldı. Bu fuarda sizlerle olmayı çok arzu ettim ama yine rahatsızlığımdan dolayı fuara katılamadım. Yine geçtiğimiz günlerde İnegöl’de yapılan mobilya fuarına gelmek nasip olmadı. İnegöl bir sanayi şehri. İnegöl bir mobilya şehri. Türkiye’nin mobilya üretiminin yüzde 35’ini karşılarken, ihracatının da yüzde 15’ini yapıyoruz. Tabi ihracatta bizim 2023 hedeflerimiz var. İnegöl’ün ihracatı 3 milyar dolar, bunun içerisinde mobilya payının 1 milyar dolar olmasını istiyoruz. Tabi ki, bu hedeflere ve rakamlara ulaşmak kolay değil. Bu rakamlara ve hedeflere ulaşmanın en önemli yollarından bir tanesi çalışmak, çalışmak, çalışmak. Çalışacağız ama birlik ve bütünlüğümüzü bozmayacağız. Çünkü birlik, beraberlikte ve bütünlükte bereket vardır. Ayrılıkta azap vardır. Sayın Başbakanımızın dediği gibi ‘biz bir olacağız, iri olacağız ve diri olacağız.’ 30 Nisan Çarşamba günü İstanbul’da Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği seçimi var. Bizim İnegöllü mobilyacı ve ağaç işleriyle iştigal eden arkadaşlarımız ortaya bir iddia koydular. Biz arkadaşların bu önerisini sıcak karşıladık. Ticaret ve Sanayi Odası olarak her türlü destek verme sözü verdik. İnegöl’den katılımı sağlamak mecburiyetindeyiz. Eğer o gün istenilen katılım sağlanamaz ise rakip listelere cesaret veririz. Onun için İnegöl’de ihracat yapan ve oy kullanma hakkına sahip olan arkadaşlarımızın, o gün işini gücünü bırakarak, İnegöl’ün sektördeki gücünü gösterme adına İstanbul’da olmasını rica ediyorum. Benim, 30 Nisan Çarşamba günü yapılacak seçimlerin kazanılması konusunda hiçbir şüphem ve endişem yok. Allah’ın izniyle Ahmet Güleç arkadaşımızın Başkanlığı ve ona destek olan arkadaşlarımızın yönetim kurulunda olmaları ile bu seçimi alacağız. Güç kazanacağız. Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nde İnegöl’ün temsil hakkı bulunması, 2023 hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracak. İhracat yapan arkadaşlarımızın ihracat pazarlarına ulaşmasını kolaylaştıracak. Sektörde bulunan herkesin menfaati olacak. Bu bilinçle birlik beraberlik içerisinde İstanbul’a gidilecek ve seçimlerden yüzü gülerek, döneceğiz. Birlik ve beraberlik içerisinde İnegöl’ün aşamayacağı hiçbir sorunun olmadığını şimdiden görüyorum” diye konuştu.

MOSDER BAŞKANI’NIN İNEGÖL’DEN OLMASI BÜYÜK BİR KIVANÇ

İnegöl ve özellikle mobilya ile alakalı çok heyecanlı olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Alinur Aktaş’da, “İnegöl’de bu standardın yükselmesi için gayretle, heyecanla ekibimiz ile beraber bir şeyler üretmeye çalışıyoruz. Eksik ve aksaklarımız muhakkak suretle olabilir. Bir araya geliş sebebimiz belli. Ticaret Odası Mobilyacılar Komitesi Başkanımız Kenan Kender ağabeyimizin ve ekibinin daha önce bu konu ile alakalı dönem dönem bilgilendirmeleri olmuştur. Hakeza aynı zamanda MOSDER Başkanı olan Ahmet Güleç’in bu konu ile alakalı uğraşını, gayretini özellikle son 2-3 aydır yoğun bir şekilde biliyorum. Yeni yeni fabrikalar kurabiliriz, yeni yeni makineler alabiliriz, dünyanın 4 bir tarafına fuarlara gidebiliriz ama bizim artık belirli noktalarda temsil anlamında ivme kazanmamız gerekiyor. Bu konudaki standartlarımızı yükseltmemiz gerekiyor. MOSDER Başkanı’nın İnegöl’den olması bana göre çok büyük bir kıvanç. Aynı şekilde İhracatçılar Birliği’nin de. Bu manada farklı farklı görevlerde, makamlarda, mevkilerde bunun adı Milletvekili olur, Genel Müdür olur, Müsteşar olur veya herhangi bir STK’nın Başkanı olur, her kim olursa bu bizim için bir güçtür. Herkesin bir siyasi görüşü olabilir, bunlar doğal şeyler ama burada bizim derdimiz İnegöl Mobilyasıdır, İnegöl Mobilyasının geliştirilmesidir. O gün herkesin işi gücü bırakması lazım. Eğer toplu gidiş ile alakalı bir organizasyon düşünülüyor ise, biz de o konu ile alakalı destek vermeye çalışacağız. Ama müstakil olarak gitmek isteyenler olabilir, orada işleri olanlar olabilir. 1 oydan ne olur gibi bir hissiyat içerisinde olmayalım. Benim de zerre şüphem yok. Bin 158 civarında oy var, bunun yarısı İnegöl’de. Bu bir hesap kitap meselesi. 2 oy ile 3 oy ile yerel seçimler kaybediliyor. Binlerce insanın yaşadığı şehirde yerel seçimlerde 3-5 tane oy ile bir taraf kazanıyor, bir taraf kaybediyor veya seçimler iptal ediliyor. Bunu şunun için söylüyorum, yarın öbür gün keşke şöyle olsaydı, böyle olsaydı dememek için, bana göre her arkadaşın bu işi vazife bilip, herhangi bir kötü düşünce içerisinde olmadan veya ‘Niye gideceğim ki’ düşüncesi içerisinde olmadan, o gün orada olması lazım. İstanbul İhracatçılar Birliği diyerek geçmeyin. Çin Fuarı’na gittik gördük, farklı farklı yerlerde gördük. Hakeza yaptığı çalışmalar ile alakalı İnegöl özelinde olayı değerlendirmenin ne kadar faydalı ve etkili olduğunu biliyoruz. Ben de gelip her sene fuarı geziyorum, bütün İnegöllüleri dolaşıyorum. Son fuarda İSMOB’da kaç kişi vardı, 135 kişi. Kusura bakmayın bunlar kolay gerçekleşen şeyler değil. Burada herkesin bu başarıda ayrı ayrı katkısı var ama MOSDER Başkanı’nın İnegöl’den olması bizim için bir güç. İnşallah ilerleyen safhalarda çok daha güzel noktaya gelecek” dedi.

MODEF ZAMANI İNEGÖL’ÜN CADDESİ, SOKAĞI, PAZARI HAREKETLENDİ

31. Mobilya ve Dekorasyon Fuarı MODEF’i tamamladıklarını belirten Aktaş, “Biraz bazı şeyleri kanıksadık ama rakamlar 1-2 gün içerisinde açıklanacak. Dışarıya yönelik bir faaliyet yapılmamasına rağmen 450-500 civarında yabancı geldi sanırım. 18 bin küsur toplam ziyaretçi sayısı oldu. 81 vilayetin 78’inden ziyaretçi gelmiş. İstifade eden arkadaşlarımız var, beklentilerini karşılayamayanlar var ama bu uzun soluklu bir süreç. İnegöl’e 17-18 bin kişi geldi, İnegöl’ün caddesi, sokağı, pazarı her tarafı hareketlendi. Güzel bir aktivite. İnşallah bunu arttırma ile alakalı 2016’da yeni yer yapma ile alakalı gayretlerimiz var. Zaten seçim sathı mahallinde de biz de diğer siyasi parti temsilcisi arkadaşlarımız da bunu taahhüt ettiler. Ama artık Bursa-Ankara karayolu üzerinde otopark sıkıntısı olmayan çok daha büyük bir fuar alanı yapacağız. Ben seçim konuşmalarımda uzay üssü gibi bir fuar alanı yapacağız dedim. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da, bu konu ile alakalı işin önemini anlattık. Özellikle MODEF’in açılışındaki konuşması dikkatinizi çekmiştir. İtalya’ya göre biraz farklıydı. Özellikle ben Başkanımıza olayın önemini, ehemmiyetini ve İnegöl’de icra edilmesinin boyutunun ne olduğunu, dilimin döndüğünce ifade ettim. Bunları yaparken de hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sizlerle bir araya geleceğiz, sizden güç alacağız ve projeyi detaylı bir şekilde anlatacağız. Ama şunu unutmayalım. İnegöl’de odamıza kayıtlı 2 bin civarında irili ufaklı firma var. Herkesin yer bulduğu bir fuar alanını kimse hayal etmesin, böyle bir şey mümkün de değil zaten. Zaten biraz işi zorlayınca kalite ile alakalı sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. O yüzden yeni fuar alanı ile alakalı yapılan çalışmaları özellikle iş proje bitip yapım aşamasına geçmeden önce sizlerle detaylı bir şekilde paylaşılacak. İtalya organizasyonu güzel bir organizasyondu. İşin psikolojik boyutu bence icraat boyutundan daha önemliydi. Biz oraya mal satmaya gitmedik. İtalya’ya tabiri yerinde ise akıl almaya, oradan etkilenmeye, onların fuar alanı, mobilyaları, ticari yaklaşımları ile alakalı ciddi kazanımlar oldu. Bunun yanında MÜSİAD’ın güzel bir organizasyonu oldu. Kısa bir süre önce biz bir protokol yaptık. Mobilya ile alakalı Kaymakamlık ve Belediyenin de destek verdiği bir organizasyon. MÜSİAD önderliğinde yakın gelecekte bizim için tehlike gözüken her aşamadaki personel ihtiyacının giderilmesi ile alakalı çalışmalar var. Ben MÜSİAD’ın oraya getirdiği öğrenciler ile alakalı öğretmenler ile alakalı kısmı önemsiyorum. Hepiniz ayrı ayrı işadamı, patron olabilirsiniz ama bu mobilyaları birileri kesecek, birileri boyayacak, birileri delecek, ambalaj yapacak, sevk edecek, hesaplayacak. Bizim ciddi bir ekibi alttan yetiştirmemiz gerekiyor. Her anne babanın da bizim oğlumuz kravat taksın, memur olsun, salla başı al maaşı ayın 15’inde maaş alsın, hayatını bu şekilde idame etsin gibi bir beklentisi var. Bunun böyle mümkün olmadığını biliyorsunuz. İnegöl’de binlerce genç var, her sene 3 bin 500 – 4 bin civarında mezun veriyoruz. Türkiye’de zaten üniversite bolluğu var. Bir sürü bölümler var. Memleketin bu kadar üniversite mezununa ihtiyacı yok. Tabi eğitim sistemi ile alakalı bu manada ciddi revizyonlar yapılıyor ama bizim özellikle İnegöl olarak yine kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz gerekiyor. O yüzden bir süre sonra bu konu geldiğinde ‘beni ilgilendirmiyor’ gibi bir hissiyat içerisinde olunmaması gerekiyor. Burası 236 bin nüfuslu bir şehir. İnşallah yakın gelecekte nüfus anlamında Türkiye ortalamasının üzerinde gidiyoruz. Tabi İnegöl, Yeni İnegöl ile TOKİ ile beraber büyürken bir taraftan da OSB’de mobilya üretim merkezlerinde daha da hızlı büyüyecek, ihracat rakamları artacak. Bunun altyapısını, personel ve çalışan ayağını sağlam bir şekilde tamamlayabilmek için, bu ve benzeri projelere hepimizin destek vermesi gerekiyor. ‘Benim Geleceğim Mobilya’ projesine bu manada sahip çıkmamız gerekiyor.  Hep beraber düşünmemiz, hep beraber hareket etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

BİZ BU İŞİN HİZMETÇİSİYİZ

Katar ile alakalı bir çalışma yaptıklarını hatırlatan Aktaş, “Şimdi arkadaşlarımız isim çıkardı. İnşallah Kazakistan ile alakalı bir düşüncemiz de var. Yeni pazar arayışları ile alakalı. Bugün bir rapor aldım, çalışma tamamlandı. MODEF olarak yine destek vereceğimiz bir proje. İnşallah Kazakistan’da işadamları ile buluşma, oradaki pazar arayışları ile alakalı da bir çalışma hazırlıyoruz. Belki şuan 13-15 işadamı ile gidiyoruz ama yakın gelecekte bu rakamlar katlanacak. Her ülkeye sırayla atlayalım, senede 20-30 ülke tarayalımdan ziyade, Katar hem konjonktür olarak çok önemli bir noktaydı, yine aynı şekilde Kazakistan da bu manada çok stratejik bir yer. İnşallah o pazar ile alakalı da ciddi bir istifademiz olacak diye düşünüyorum. Bunun yanında yakın gelecekte paylaşacağımız projeler de var. Bizim 3 buçuk katımız ihracat yapan bir Polonya var. Polonya’daki pazarı tanımak, anlamak lazım. Yine KOSGEB destekli bura ile alakalı bir organizasyon da tasarlayabiliriz. Ben ne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanıyım, ne Mobilyacılar Odası Başkanıyım ne de he

herhangi bir STK Başkanıyım. Ben şehrin suyu, kanalizasyonu takibi ile alakalıyım. Yeşil alanı, temizliği, şehrin kültür, sosyal ve sportif faaliyetleri ve benzeri konuları ile alakalı seçilmiş bir Belediye Başkanıyım. Yeter ki, doğru bir proje, İnegöl’ün geleceği ile ilgili bir proje olsun, biz bu işin hizmetçisiyiz, bu işin her zaman yakınında, içinde oluruz. Bu konuda maddi manevi risk almamıza gerekiyorsa bundan asla geri durmayız. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

SANDIK AÇILMADAN ‘HAYIRLI OLSUN’ DEMEK YOK

Ticaret ve Sanayi Odası Mobilyacılar Komitesi Başkanı Kenan Kender ise, “Bu şehir bugüne kadar hep kendi imkanları ile hep kendini yenileyerek, yapılmış birçok hizmet olmasına rağmen, sektörümüze devlet tarafından çok afaki yardımlar olmamasına rağmen, buradan bakıldığı zaman 35-40 yaşı geçmeyen bir genç nesil Allah’a şükür hep veren el tarafta olan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, biz böyle bir yola çıktığımızda bize destek vereceğinizden hiç şüphemiz yok. Bu devletin kurumları çok ciddi olmasına rağmen, maalesef bugüne kadar kurumları idare edenler bizim kadar bu işleri ciddiye almadılar. Almadıklarını gözlemledik. Bundan sonra o yerlerde oy vermektense biz idareci olacağız diye bir yola çıktık. Allah sonumuzu hayretsin. Niyetimiz iyi. Seçimlerden hemen sonra İstanbul’da yapılan mobilya fuarından sonra sektördeki arkadaşlar, ismi yemek olan bir programa davetli olarak hepsi geldi. Ondan sonra o fuarda yer verme yetkisinde olan Genel Müdür düzeyindeki arkadaşı İnegöl’e davet ettik. Ticaret Odası’nın salonları, MÜSİAD’ın salonları, bir başka kurumun bütün salonları hepsi emrimize amade oldu, arkadaşlarımızı misafir ettiler. Yetmedi bu şehir tekrar yan yana gelsin, birbiri ile kaynaşsın. Bundan önce taklitle ilgili komisyon kurduk. Birbiri ile kırgınları barıştıralım. Hiç bir zaman avukata verelim de mekanını kapatsın diye düşünmedik, Allah da nasip etmesin. Kurulan bu komisyonda bütün sektördeki arkadaşlarımız işi ciddiye alacak. Çok içten söylüyorum. Hiç kimse kimi şikayet ediyor diye söylemedik ama odamızdan giden her yazıya çok ciddi anlamda cevap verdiler. Şikayet edeni de şikayete maruz olanı da, bizi ciddiye aldığı için teşekkür ediyorum. Uçağın oraya gitmesindeki amaç belki yan yana gelmekti, ne mutlu ki yan yana gittik. Kazasız belasız gittik, geldik. 7 sefer İstanbul’a gittik geldik. Ahmet Güleç’in veya başkasının başkan olması mesele değil, bugüne kadar orada olanlar bizi hep, aidatlarını ödeyen, günü geldiğinde çağırınca oy veren diye gördüler. Bu sefer öyle olmadı, bu sefer bu dev uyandı. Uyandı ama ayağa kalkmadı, daha yüzümüzü bile yıkamadık henüz işin başındayız. İnşallah o yerleri alırsak, yapılacak çok şeyler var. Sadece bizim sektörümüzde değil, İnegöl’de faaliyet gösteren bütün sektörleri, Sayın Başbakanımıza da, Sayın Bakanlarımıza da, Sayın Müsteşarlarımıza da bağlı birçok birlik var. Bundan sonra gücümüz yetiyorsa, hepsine burnumuzu sokacağız. Bu yapılan 7 görüşmede karşımızdaki arkadaşlar tek liste yapalım dediler. Biz Sayın Metin Anıl’ın bahsettiği gibi yapılan bütün çalışmalardan Sayın Belediye Başkanımıza ve Sayın Oda Başkanımıza birebir bilgi verdik. Bizim için bir mahsuru olmadığını söyledik. Başkan İnegöllü olacak, yönetim kurulunda 3-4 tane arkadaşımız olacak, onun dışında İstanbul’dan, MASKO’dan, MODOKO’dan da mobilyacı olan temsilciler olacak. Tabi bunun yanında ağaççılar da olacak, kağıtçılar da olacak. Hemen hemen toplanmak üzere, bir aksilik yok. Bu seçim, 35-40 tane arkadaşımız 2 aydır sizin çok özel imza sirkülerinizi bize güvenerek verdiniz. Eğer Çarşamba günü ‘Tek liste, ben gelmesem olur’ dediğinizde gidersek, 50-60 tane adam, İstanbul’dan yapar 70 tane adam hepimiz burada otururuz. Yediklerimiz de boğazımızda kalır. Bu işin şakası yok, bu sandık, sandık açılmadan ‘Hayırlı olsun’ demek yok. Çok kalabalık gideceğiz, kazanırsak kazanan arkadaşlarımızı orada tebrik edeceğiz. Bundan sonra işimiz çok” diye konuştu.

2023 İHRACAT HEDEFİMİZ 10 MİLYAR DOLAR

MOSDER Başkanı, Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçılar Birliği Başkan Adayı Ahmet Güleç ise, “Burası bir kardeşlik ortamı. Çünkü, eski adetlerde aynı sofrada insanlar yemek yiyince akraba sayılırlardı. Bu şehirde hemşerilik var ama özellikle meslektaşlık olunca, kesinlikle biz kardeşiz. Çünkü, sürekli bir pastayı paylaşıyoruz. Konumuz aslında ihracat. İki gün önce ihracatın yıldızları toplantısında Başbakan Yardımcımız Ali Babacan Türkiye için dedi ki, ‘İhracat = Ekmek’. Yani bizim için ihracat kesinlikle ekmek. MÜSİAD Başkanı Zeki Kavaz nasıl ‘Benin Geleceğim Mobilya’ projesi yaptı. Mobilyanın geleceği de ihracat. Ülkeler belirli dönemler de programlar yapıyorlar. Türkiye’nin 2023 hedefine kadar kesinlikle ihracata yönelik olarak büyüyecek. Bunu, ülkeler değişik zamanlarda, değişik stratejiler uyguluyorlar. Bugün Çin farklı bir strateji uyguluyor. İçe dönük olarak büyüyor. Ve Çin bütün dünya için bir pazar haline geldi. Türkiye’nin mobilyacısı için diğer sektörler için aslında artık bir müşteri. Dün bizim en büyük ortağımızdı. Fil gibiydi, kimse onunla mücadele edemiyordu. Biz 4-5 yıldır orada fuara gidiyoruz. İnegöl ve Türkiye mobilya sektörü için Çin en büyük pazarlardan bir tanesi olacak. Bunun için ne yapmamız lazım? İşin içinde olmamız lazım. Türkiye mobilya sektörünün başarısını hepimiz biliyoruz. 2003 yılında 350 milyon dolar ihracatımız vardı. Bugün 2 milyar 180 milyon dolar. Ama biz diyoruz ki, 2023 hedefimiz 10 milyar dolar. Şimdi bu 10 milyar doların nasıl paylaşılacağıyla ilgili bir hesaplar yapılıyor. Artık ülkeler ve şehirler planlar yapıyor. Şehirler birbirine rakip oluyor. 350 milyon dolar ihracat yaparken İnegöl’ün payı 25 milyon dolardı. Kayseri ise 113 milyon dolar ihracat yapıyordu. Ona göre çok geriydik. Ama bugün 2 milyar 180 milyon dolar olduğunda, biz 312 milyon dolar ihracat yapıyoruz. Onlar daha 430 milyon dolar civarında ihracat yapmaya başladılar. Yani aradaki makası bizim büyütmemiz lazım. Çin 2003 yılında 7,5 milyar dolar mobilya ihracatı yapıyordu. Geçen senenin rakamı 52 milyar dolar. Şimdi bunlar nerede planlanıyor? Kurumlarda planlanıyor. Bundan 42 yıl önce 1973 yılında bizim bağlı olduğumuz bir birlik var. İstanbul Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği. İsminde mobilya geçmiyor. Çünkü, o dönem de mobilyanın ihracatı yok. Düşünebiliyor musunuz, 20-30 yıl önce mobilyacı ihracat yapacak diye? Ya olur mu derdik. Bu birlik, bugüne kadar bizim ilgimizi belki çekmedi. Ya da seçim sisteminden kaynaklanan, biraz da ses çıkarmadan yapılıyordu. Onun için çok dillendirmiyorlardı. Tabana açmıyorlar, hep beraber büyütelim. Biz nasıl mobilyayı büyütelim, Türkiye’yi büyütelim diye bir hedefimiz var. Türkiye mobilya sektörünü büyütelim, hep beraber yapalım diye fuarlara gidiyoruz. Bu birliklerin de bunun için kurulmasına rağmen hiç duymuyorduk. 4 yılda bir seçim oluyordu, bitiyordu. Ben buradaki ağabeylerimizle istişare ettim. Türkiye’deki diğer mobilya sektöründeki dernek başkanlarıyla istişare ettim. Bunu duydular. ‘İş bulandırma, gel Başkan Yardımcılığı verelim, 1-2 yıl sonra istifa edeceğiz. Bu işi hep beraber yapalım’ dediler. Artık yeni Türkiye var. Tabandan gelen güç yönettiği zaman pasta büyür. Bunu her zaman böyle bilmemiz lazım. O zaman bereket çoğalır. Bizde durumdan vazife çıkararak, İnegöl’ün 40 yıl belki de 100 yıl Türkiye’deki mobilya sektörünü yönetmek için bu işe talip olduk. Çünkü, İnegöl mobilya şehri, İnegöl’ün geleceği mobilya. Ve İnegöl mobilyanın başkenti olacaksa, İnegöl’ün içinde olmadığı bir kurum olmayacak. Herkes bunun farkında. Türkiye bunun farkında. Yani bugün Bakanlarımızda bunun farkında. Diyorlar ki, arkadaşlar bize proje getirin. Bu projeleri de kurumlar aracılığıyla götürmeliyiz. Çünkü, biz buraya geldiğimiz vakit farklı şeyler yapmamız lazım. İş yapma mantığımız hep böyle olacak. Biz hep beraber oy kullanmaya gidelim diyoruz. Orada oy kullanmaya gitmemizi bile, Türkiye mobilya sektörüne kendimizi ve İnegöl’ü tanıtma aracı olarak kullanacağız. Daha sonra projeler de oluştururken, hep beraber yapacağız ki doğru yapalım. Çünkü ekonominin geleceği, ülkelerin geleceği kapsayıcı ve kuşatıcı kurumlardaki işbirliğidir. Başka bir şey değildir” dedi.

Konuşmaların ardından program, İnegöl’deki ihracatçı firmalara teşekkür belgesi takdim edilmesiyle son buldu.

 

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2014, 10:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER