KADINA ŞİDDETE ‘ARTIK YETER’

KADINA ŞİDDETE ‘ARTIK YETER’

CHP Kadın Kolları üyeleri, kadınlara yönelik cinayetlerin katliam boyutlarına ulaşmışken alınan önlemlerin ve yaptırımların son derece yetersiz olduğunu kaydetti.

Konu hakkında açıklama yapan CHP İnegöl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Pakoğlu, “25 Kasım; 1960'da Dominik Cumhuriyeti'nde faşist Trujillo Hükümet'ine karşı ezilenlerin verdiği bu büyük mücadelede sembol haline gelen Mirabel Kardeşlerin tecavüz edilerek öldürüldüğü gündür. Mirabal Kardeşler’in öldürüldüğü gün olan 25 Kasım’ın Kadına Şiddet günü olarak anılmasının üstünden yaklaşık 60 yıl geçti. Geçen zamana rağmen ülkemizdeki bugünkü istatistiklere ait veriler kadına yönelik şiddetin azalmadan sürdüğünü ve hatta sıradan bir hal aldığını göstermektedir. Her gün 3 kadın erkekler tarafından sudan bahanelerle katlediliyor. Ayrılmak istediği sevgilileri, nişanlıları, eşi hatta  abi ve  babaları tarafından öldürülüyorlar.”

CİNAYETLER MAGAZİNLEŞTİRİLİYOR

“Medya kadın cinayeti haberlerini magazinleştirerek veriyor. Katil erkekleri mağdur göstererek haberleştiriyor. Kadınlara yönelik şiddet ve cinayeti meşrulaştırıyor. Tecavüzler skeç konusu yapılarak seyirlik bir komediye dönüştürülüyor. Dizilerde kadına şiddet sahneleri jenerik konusu oluyor. Böylece olağanlaştırılıp sıradan bir hale getiriliyor. Tecavüzcüler erkek egemen yargısının sayesinde dosyanın, adli tıptan geç gelecek olması bahane edilerek tahliye ediliyorlar. Kadınlara yönelik cinayetler, katliam boyutlarına ulaşmışken alınan önlemler ve yaptırımlar son derece yetersizdir. Katiller yargıdan haksız yere tahrik indirimi alarak çok az cezalar ile kurtuluyorlar ve öldürmek için cesaret buluyorlar. Erkeklerin öfkelerini boşalttıkları en bedelsiz aracı durumundaki kadınlar, mahkemelerde konuşamıyorlar. Ama katillerin zina suçlamaları haksız tahrik uygulaması için yeterli kanıt sayılıyor. Bilinmelidir ki; kadın cinayetleri ve tecavüz münferit bir olay değil sistematiktir. Nedeni ise, eğitimsizlik, sapıklık veya kültürel değil tamamen erkek egemenliğidir” ifadelerini kullandı.

ACİL EYLEM PLANI OLMALI

“Kadına yönelik şiddet, kadınların emeklerini ve bedenlerini baskı altına almak ve denetlemenin en doğrudan aracıdır” diyen Pakoğlu; “Aile ve ev işlerini yüklenen , sermaye tarafından da en düşük ücretle, esnek, güvencesiz ve eğreti işlerde çalıştırılarak kadınların emeklerine ve bedenlerine el konuluyor. Kadının yüklenmiş olduğu evin sorumluluğu ikinci plana atılmasının zemini hazırlıyor. Kadınlar, aile ve sermaye arasındaki kıskaçta denetleniyorlar. Her vesile ile üç çocuk doğurmaları öğütlenerek eve bağımlı olmaya zorlanıyorlar. Devlet sosyal ve güvenlik yasaları ile kadınların kocalarına ve babalarına bağımlılıklarını pekiştiriyor. Kadına yönelik şiddet ve cinayetler bir sağlık sorunudur. Devlet kadına yönelik cinayetler için , acil eylem planını mutlaka hayata geçirmelidir”

ÇOCUKLARIMIZI KORUMALIYIZ

“Kadınlara yönelik her türlü şiddet , baskı ve ayrımcılığın önüne geçmek , kadınların yaşam haklarını garanti altına almak için gerekli tüm adımlar atılmalıdır. Ayrıca, erken yaşta yapılan evliliklerin kadınların toplumda zaten ‘eşitsiz’ olan konumunu pekiştiren “Erken yaşta veya zorla evlendirilen kız çocukları, aile içi şiddete ve cinsel istismara karşı savunmasızdır” TBMM’nin bu konuya ilişkin Meclis araştırma önergelerinin bir an önce hayata geçirilmesi ve kadınları çocuklarımızı korumamız gerekmektedir. Kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarının her zaman karşısında olduk ve olmaya da devam edeceğiz”

SON CİNAYET BURSA’DA

“En son olarak Bursa ‘da yaşanan Songül Yalçın cinayeti örneğinde olduğu gibi… Bursa’da yaşanan olayın da karşısında olduğumuzu bildiriyor, ayrıca bu olayın daha nişanlılık aşamasında yaşanması, bizleri çok daha derinden yaraladığından dolayı bu basın açıklamasını uygun gördük. Sizlerin aracılığı ile buradan Songül Yalçın kardeşimizin babası Nazir Yalçın'a ve ailesine, tüm yakınlarına başsağlığı diliyor, öldürülen kardeşimiz Songül Yalçın’a Allah'tan rahmet diliyoruz.”

Meral

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER