“Türkiye’de büyük bir zihniyet değişimi oldu”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Güleç, hükümete yol gösterici, yönlendirici bir Cumhurbaşkanının, Türkiye’nin dünya siyasetinde daha aktif rol almasını sağlayacağını belirtti.

“Türkiye’de büyük bir zihniyet değişimi oldu”

DOĞRU BİR ANAYASAYLA 2023 HEDEFLERİNİ YAKALAMALIYIZ

Türkiye’de büyük bir zihniyet değişimi olduğunu ifade eden TİM Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ve Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Ahmet Güleç, “Artık yeni bir anlayışla böyle bir Cumhurbaşkanının seçilmesiyle, Türkiye, gelecek yüzyıla damga vuracak bir potansiyele ulaştı. Türkiye’de büyük bir zihniyet değişimi oldu. Bunun devamı da yen bir anayasa. Çünkü, doğru yönetim, doğru kurallarla oluşur. Halkımızda  bu altyapı mevcut. Doğru bir anayasayla 2023 hedeflerini yakalamada, doğru bir politika üretilebilir. Şuanki anayasa yamalı bir bohça, köhnemiş. 1900’lü yılların ürünü olan bir yönetim anlayışının esiri olan anayasadan derhal kurtulmamız lazım. Darbenin ardından yapılmış bir anayasa” dedi.

CUMHURBAŞKANININ AKTİF OLMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ GÜÇLENDİRİR

Cumhurbaşkanının daha aktif olması gerektiğini belirten Güleç, “Halkın Cumhurbaşkanını seçmesi demek, artık Cumhurbaşkanına daha aktif ve politika üretici bir konum, misyon yüklüyor demek. Daha müdahil bir misyon yüklüyor demek. Zaten anayasamızda daha önceden Cumhurbaşkanının çok yetkisi vardı. Şimdi bence Cumhurbaşkanının bu yetkilerini kullanmaması, ‘ama neme lazımcılık, böyle gelmiş böyle gider, ben buraya geleyim.’ Cumhurbaşkanlığı yatma yeri değil ki. Neticede muhakkak politika üretecek. Onun için güçlü bir başkan, tek düzen, hükümete yol gösterici, yönlendirici bir Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin dünya siyasetinde daha aktif rol almasını sağlayacaktır. Bunun için adına yarı başkanlık diyelim, adına tam başkanlık sistemi diyelim, çünkü dünyanın değişik ülkelerinde bu sistemler farklı şekillerde uygulanıyor. Bence Türkiye’de Cumhurbaşkanının daha aktif, daha yönlendirici, daha yol gösterici olması, Türkiye Cumhuriyetini güçlendirir. İdeallerimiz, Türkiye Cumhuriyetinin güçlü, kuvvetli olması, bölgesinde etkin ve saygın olması değil midir?” diye konuştu.

IRAK’TAN BEKLENTİMİZ YENİ HÜKÜMETİN KURULMASI

Irak’ta yaşanan son olaylara değinen Ahmet Güleç, “Mobilya sektörünün birinci pazarı Irak’tı. Türkiye’nin genel ihracatında da ikinci pazardı. Önemli bir pazarımız olan Irak’ta ki bu karışıklık ticaretimizi etkiledi. Sistemi oturmuş bir Irak bizim çok iş yapmamızı sağlar. Ama şunu söylemek istiyorum; Irak’ın bu durumundan ötürü biz böyle de satıyoruz. Diğer ülkeler satamadığı ve rekabete açık olmadığı için biz satıyoruz. Şu aşamada genel mobilya ihracatı ilk 6 aylık dönemde arttı. Fakat tabi ki son 6’ncı ve 7nci aylarda yaşanan olaylarla ilgili olarak düşüş oldu. Şuan Irak’a yönelik bir yol açıldı. Ama Irak’tan beklentimiz yeni hükümetin kurulması. Irak’ta Cumhurbaşkanı seçildi, Meclis Başkanı seçildi. Hepsi Anayasanın öngördüğü şekilde yapıldı. Sadece Başbakanlık sorunu var. Yani Maliki sorunu var. Bu sorun çözüldükten sonra Irak’ta sorun kalmayacağını düşünüyorum. Aslında işleri bu kadar içinden çıkılmaz hale getiren de Maliki yönetimidir. Cumhurbaşkanı, hükümeti kurma yetkisini zaten başka bir Şii lidere verdi. Dolayısıyla onun kuracağı hükümet, Irak’taki sorunları çözecektir. 1-2 aylık dönem de yaşanan krizlere tabi ki bakmıyoruz. Genel anlamda mobilya sektörü de büyüdüğü için artık pazarlar yetmiyor. Bize daha çok yeni pazarlar lazım. Irak var ama Irak’ta sistem kurulduktan sonra sonuçta orası da bitecek. Irak, mobilya sektörümüzü doyurabilecek bir Pazar değil. Dünyanın geniş ve yapısal pazarlarına ulaşmamız lazım. Dünya da yükselen Asya pazarları var. Çin’den tutun, Japonya, Tayvan, Tayland’ı, Güney Kore’si. Buralara ulaşmamız gerekiyor. Afrika’ya açılmamız gerekiyor. Avrupa’nın şuan da ekonomisi daha istikrarlı hale geliyor. Bir de mobilya sektörü orada büyüyor. Özellikle tasarıma, kaliteye önem vererek Avrupa pazarlarına yönelmeliyiz. Bir de öz eleştiri yaptığımız da dünyanın en büyük pazarı olan Amerika’ya biz neden mobilya satamıyoruz. Onun için İnegöl olarak bizim daha çok İnegöl’ün ihracatını artıracak kurumsal düzeyde hareket edecek enstitülere, sivil toplum kuruluşlarının daha güçlenmesine ihtiyacımız var. Bunu tabi ki mobilyacılar çözecek. Bunun için de mobilyacıların daha çok istişare etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2014, 08:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner18