OLMAZ, OLMAZ DEME! SEN OLDURANA BAK!

Bu günde sizlerle güzel bir Menkıbe ile merhaba demek istedim. Bilindiği gibi Menkıbeler insanlığın yaşamı süresince hayata dair ilginç hikâyeleri tasvir eden güzel mesellerdir. Bizler bu güzel hikâyelerden kendimize pay çıkarıp yaşamımıza doğru şekilde yön vermemiz gerekir.

     Bu gün sizlerle paylaşmak istediğim. Hani hepimizin sıkça kullandığı özlü bir söz vardır ya: “İyilik yap denize at. Balık bilmezse Hâlık bilir!” İşte bu gün böyle bir menkıbe’yi sizlerle paylaşıyorum. Şimdi, Menkıbeyi size aktardıktan sonra kendi yorumumuzu ekleriz:

     İYLİK YAP DENİZE AT

     Uzun yıllar önce yaşamış evliyalardan olan Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri bir gün deniz kenarında gezerken bir Mecusi’nin denize bir şeyler attığını görür ve yanına yaklaştığında bakar ki Mecusi yanında ki hurçtan çıkardığı bol miktarda yemi denize balıklara atmakta. Cüneyd-i Bağdâdi Hazretleri Mecusi’ye dönüp:

    “Ne yapıyorsun böyle?”

     Mecusi avucundaki yemi atmaya hazırlanırken duyduğu ses ile irkilip Cüneyd-i Bağdâdi Hazretlerine dönüp ona şöyle der:

     “Sevap kazanmak için balıklara yem atıyorum.”

     Cüneyd-i Bağdâdi Hazretleri bu defa şöyle buyurur:

     “Senin sevap kazanman için, evvela iman etmen lazım. Sen Müslüman değilsin ki! Hangi sevaptan bahsediyorsun?”

     Mecusi merakla Cüneyd-i Bağdâdi Hazretlerine sorar:

     “Peki, benim bu balıklara yem attığımı o siz Müslümanların bahsettiği Allah görmüyor mu?”

     Cüneyd-i Bağdâdi Hazretleri Sağ elini kalbi üzerine koyup:

     “Amenna! O’nun bilmediği ve O’nun görmediği hiçbir şey olmaz kâinatta!”

     Mecusi yeniden hurcun içine elini sokup bir avuç yem alıp denize serpelerken diğer yandan da Cüneyd-i Bağdâdi Hazretlerine:

     “Eh bu da bana yeter!”

     Aradan üç-beş sene geçmiş, Cüneyd-i Bağdâdi Hazretleri Hacca gitmiştir. Tavaf ederken birde bakar ki deniz kenarında balıklara yem atan Mecusi de orada tavaf ediyor. Cüneyd-i Bağdâdi Hazretleri adamın yanına yaklaşıp sormuş:

     “Sen Müslüman değildin ki! Senin burada ne işin var?”

     Adam hafif tebessüm ederek Cüneyd-i Bağdâdi Hazretlerine:

     “O’ beni gördü!” der.

   Cüneyd-i Bağdâdi Hazretleri şaşkınlık içinde sorar: 

     “Nasıl yani? Kim seni gördü?”

     Adamın gözlerinde bir yaş damlası belirir ve devam eder:

     “Sen gittikten sonra içimde bir ürperti oldu! Ve sanki kalbim nûr ile parladı. Bir anda denizin üzeri balıklarla doldu ve hepsi bir ahenk içinde Kelime-i şehadet getiriyor! Dönüp ağaçlara baktım onlarda Kelime-i şehadet getiriyor! Bende onlarla beraber Kelime-i şehadet getirmeye başladım! Senin Rabbin beni gördü. O’ gördüğü içinde buraya geldim. Şimdi sana şöyle bir nasihatta bulunacağım:

     “İyilik yap denize at, Balık görmez ise Hâlık görür!”

     Birçoğumuz iyiliğin sadece maddi yönünü bilir. Oysa iyiliğin çok yönlü bir iş olduğunu pek bilmez, yâda o sadece ona odaklanmıştır. Oysa yaptığınız her hayırlı işin İyilik olduğunu unutmamamız gerekir. Mesela: Sokak hayvanlarına Şevketli davranmaktan tutun, ağaçlara bitkilere varıncaya kadar Tabiatta ki her canlı varlığa merhametle yaklaşıp koruyup kollamamız ve onlara bakmamamız gerekir. İşte iyiliğin çok yönlü uzun bir yol olduğunu böyle anlayabiliriz.

YORUM EKLE