Siyasi siyonizmin dayandığı ırkçı tezlerin çöküşü

    Siyonist felsefenin amacını anlamak için önce dayandığı temelleri kazımak lazım gelir. Bu felsefenin temel direklerinden birinin ırk milliyetçiliği olduğunu ıspat etmiştik ki, Ari Aryan ırkına dair Irkçılık teorisinin geliştirilmesiyle ünlü olan 1853 ve 1855 yıllarında yazdığı mektuplarını topladığı “İnsan Irklarının Farklılığı Üzerine Denemeler” isimli eseri ile tanınan Fransız diplomat ve yazar 1816 Paris doğumlu Arthur de Gobineau´ya göre bu şekilde üç ırka ayrılır. Merdivenin altında, kaderi kölelik olan Siyah ırk vardır, daha sonra azıcık üstün olan Sarı ırk bulunur ve tepede de, düşünülerek yapılan eylem, düzen duygusu ve zeka gibi en yüce insani erdemlerle donatılmış Beyaz ırk yer alır.
    Gobineau bu saçma sapan tezleriyle ırkçı çatışmaya ve ırkçı hegemonyaya bir dayanak kazandırdı. Marx, Gobineau´yu “barbarlığın şövalyesi” diye takdim etmişti.
    Irkın sözde teorisi, her zaman hegemonyaları ve şiddete başvurmayı meşrulaştırmak için kullanılmıştır. Bunun en ileri örneği Nazizmin yaptığıdır. Hitler, Kavgam´da, Yahudileri nefret ettikleri bu Beyaz ırkı melezleştirme yoluyla piçleştirerek “yok etmek istemek”le suçlar. “Yahudiler başkalarının kanını zehirler ama kendisininkini korur” diye ilave eder.
    İbraniler Kenan´a yerleştikleri zaman, Eski Ahit´in de bizzat şahitliğiyle, yerli halkla kan ve kültür bakımından karıştılar. Nitekim Ezra ve Nehemya, kanın korunması için ilk kanunları koyduklarında, bu melezleşme beş yüzyıldan fazla bir zamandır devam ediyordu. Nehemya açıkça belirtir. (13/23-25): “Aşdodlu, Ammoni ve Moablı karılar almış olan Yahudiler gördüm; çocuklarının yarısı Aşdod dilini söylüyorlardı.”
    Son yüzyılda Batı Avrupa´da karma evlilik yüzdesi sürekli arttı. Almanya´da 1921 ile 1925 arasında Yahudilerin 100 evliliğinden 42´si karmaydı.(1) Berlin´de 1926´da yapılan 861 Yahudi evliliğinden 554´ü karmaydı.
    ABD´de, 10 Mart 1975 tarihli Times Magazine, Amerikan Yahudilerinin “kendi toplumları dışından evlenmeye yöneldiğini; üç evlilikten birine yakınının karma olduğunu”2 belirtiyordu.
    Sonuç ortadadır. Raphael Patai, Brittanica Ansiklopedisindeki Yahudiler maddesine şu özlü değerlendirmeyle başlar: “Fiziki antropolojinin keşifleri, halk nezdinde yaygın olan kanaatin aksine, Yahudi ırkının olmadığını gözler önüne seriyor.3
    Peki, bütün bunları siyonizmin kulları bilmiyorlarmı? Elbette biliyorlar ama dillendirmiyor ve Roger Garaudy gibi dillendiren filozof ve düşünürleri ise kahrolasıca ve alçakça tuzaklarla sindirmeye çalışıyorlar. Çünkü biliyorlarki eğer üstün ırk teorisinin uydurma bir teori olduğu ortaya çıkarsa ve bu konuda inandırıcılıklarını yitirirlerse, dönüş miti ve efsanesi de böylece çökmüş olacak ki bu bağlamda onları hem madden hem de manen destekleyen Yahudiler nezdinde elleri zayıflayacak , İsrail´in Filistin´i işgalini ve neden orada olmak zorunda olduklarını anlatmakta zorlanacaklardır. Bu da işleri dahada içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır.
    Oysa İsrailli Siyonist yöneticiler bu mite Yahudilerin “dönüş”ü maskesiyle sömürgeci istilalarını örtüp kapatmak için başvurmuşlardı. Ne var ki bu yahudilerin ezici çoğunluğunun hiçbir atası bu ülkeli değildir. Bu aldatmacanın en net bilançosu Thomas Kierman tarafından dillendirilmiştir: “Siyonistler Avrupalıydılar. Avrupa Yahudilerinin ataları ile eski İbrani kabileleri arasında biyolojik ve antropolojik hiçbir bağ yoktur.”4

(1) J.Comas, Modern Bilimde Irk Meselesi, Paris 1958, s.31
(2) Eric Rosenthal, Amerikan Yahudi Yıllığı, ABD 1963
(3) Encyclopedia Brittanica, c. 12, s. 1054
(4) Thomas Kierman, The Arabs, Boston, 1975
(*) İlahi Mesajlar Toprağı Filistin, Roger Garaudy, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları)