Trump, İngiliz basınına dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
NATO üyeliğinin giderek Amerika için bir “yük” haline dönüştüğünü sık sık vurgulayan Trump, ülkesinin ittifaktan ayrılma ihtimaline ilişkin soruya, “Bu konu artık yalnızca bir değerlendirme süreci olmaktan çıkmıştır” yanıtını verdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"NATO beni hiçbir zaman etkilemedi. İttifakın kağıttan bir kaplan olduğunu her zaman biliyordum, bunu Putin de çok iyi biliyor. Ukrayna bizim sorunumuz değildi ama biz orada otomatik olarak bulunduk. Bu bir testti; onlar için oradaydık ve her zaman da olurduk. Ancak biz ihtiyaç duyduğumuzda onlar bizim yanımızda değildi."
Trump, İngiltere’nin savaşa dahil olmama kararını Başbakan Keir Starmer üzerinden eleştirdi. Kraliyet Donanması'nın operasyonel kabiliyetini yitirdiğini iddia eden Trump, Starmer’ın enerji politikalarını da tiye aldı:
"Sizin bir donanmanız bile yok. Çok yaşlısınız ve elinizde işe yaramayan uçak gemileri var. Starmer’a ne yapacağını söylemeyeceğim. Ne isterse yapabilir, bunun bir önemi yok. Starmer’ın tek derdi, enerji fiyatlarınızı arşa çıkaran o pahalı yel değirmenleridir."
Ulusa sesleniş konuşmasında kameraların karşısına geçen İngiltere Başbakanı Starmer, Trump'a cevap verdi.
Başbakan, Trump’ın “Hürmüz Boğazı’nı birlikte açalım” yönündeki çağrısını net bir şekilde geri çevirerek şu ifadeleri kullandı:
"Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve İran ile girilen silahlı çatışma süreci bizim savaşımız değildir. İngiltere, ucu açık ve sonu belirsiz bir çatışma sarmalına çekilmeyecek. Ulusal çıkarlarımıza aykırı. Savaşa katılma konusundaki tutumumu değiştirmem için bana çok baskı yapıldı. Savaş konusundaki tutumumu değiştirmeyeceğim.
Üzerimdeki ve diğerleri üzerindeki baskı ne olursa olsun, ne kadar gürültü olursa olsun, verdiğim kararlarda İngiliz ulusal çıkarlarına uygun davranacağım."
Diğer yandan Başbakan Starmer, Trump’ın "kağıt kaplan" nitelemesine karşı şunları paylaştı:
"NATO, dünyanın şimdiye kadar gördüğü en etkili askeri ittifaktır. Onlarca yıldır güvenliğimizi sağlamıştır ve Birleşik Krallık olarak ittifaka tam bağlılığımızı sürdürüyoruz. Şahsıma ve müttefiklerimize ne kadar baskı uygulanırsa uygulansın, ne kadar 'gürültü' çıkarılırsa çıkarılsın; alacağım tüm kararlarda tek pusulam Birleşik Krallık’ın ulusal çıkarları olacaktır."
"BU BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL"
Washington’un İran’a yönelik askeri planlarına temkinli yaklaşımını sürdüren Starmer, Avrupa ülkelerine çağrıda bulunarak şöyle konuştu:
"Bunun bizim savaşımız olmadığını ve bu çatışmaya sürüklenmeyeceğimizi son derece net bir şekilde ifade ettim. Ancak savunma, güvenlik ve ekonomik geleceğimiz söz konusu olduğunda Avrupa Birliği ile daha yakın ve iddialı bir ortaklık kurmamız gerektiği de bir o kadar açıktır. Küresel istikrarsızlık karşısında uzun vadeli çıkarlarımız, Avrupa’daki müttefiklerimizle omuz omuza durmayı gerektiriyor."
Keir Starmer, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanıklığın askeri adımlarla değil, diplomasi yoluyla aşılması gerektiğini vurguladı.
Hafta sonu Londra’da gerçekleştirilecek kritik zirveye dikkat çeken Başbakan, seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması ve bölgede mahsur kalan denizcilerin güvenliğinin temin edilmesi amacıyla 35 ülkenin dışişleri bakanlarını bir araya getireceklerini açıkladı.




