Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun paylı mülkiyete sahip taşınmazlarda ön alım hakkını düzenleyen hükümlerine ilişkin iptal başvurusunu değerlendirdi. Mevcut uygulamada, hissedarlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması halinde diğer pay sahipleri ön alım hakkını kullanmak için dava açabiliyordu. Bu süreçte hâkim tarafından belirlenen rayiç bedelin, davacı tarafından yatırılması gerekiyordu. Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, hâkime dava üzerine rayiç bedel belirleme yetkisi veren düzenleme Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi.

Aym 104731 Sayılı Medeni Kanunu'nun 732. maddesinde “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” deniliyor. Uygulamada, ev, arsa ve tarla gibi taşınmazda, hak sahipleri, herhangi bir hak sahibinin başka birisine payını satması halinde, alım hakkına sahipti ve bu hakkı dava açarak kullanabiliyordu.

Bu maddeye, yapılan bir ekleme ile hakimlere, taşınmaz için rayiç bedel belirleme yetkisi verildi. Eklenen maddede şöyle denildi:

“Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir.”

Anayasa Mahkemesi'ne bazı mahkemeler ve 137 milletvekilinin imzasıyla yapıylan itirazda, bu maddenin anayasaya aykırı olduğu ileri sürüldü.

Bütün başvuruları ele alan mahkeme, incelemesi sonrasında itirazların gerekçelerini irdeledi. Yüksek Mahkeme, iptal kararında, ön alım hakkına yönelik rayiç belirleme yetkisiyle, ön alım hakkını kullanmak isteyen paydaşın ödeme yükümlülüğünün hakim tarafından belirlenen rayiç bedel ile sınırlandırıldığına dikkat çekti. Bu sınırlamanın mülkiyet hakkının kullanılmasına engel olduğu görüşüne varan Yüksek Mahkeme, başvuruya konu edilen ek maddeki, “rayiç bedeli”, “gecikmesizin”, “kesin süre”, ibarelerinin iptaline, kararın da 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.

Kaynak: NTV