Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Gününde bazı anneler çocuklarından hediye beklerken, çocuğu engelli olan annelerin beklentileri ise çok farklı. Her Anneler Gününü buruk kutladıklarını ifade eden çocuğu zihinsel engelli olan anneler, çocuklarının kendilerine verebileceği en büyük hediyenin “Anne” demesi olduğunu söylediler.

Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Gününde her anne çocuğundan çeşitli hediyeler bekliyor. Kimi anne bir çiçek isterken, kimi anne ise farklı isteklerde bulunuyor. Bir engelli çocuğa sahip olan annenin ise, Anneler Günü beklentisi çok daha farklı oluyor. İnegöl Zihinsel Engelliler Derneğine (İZED) üye olan zihinsel engelli çocuk sahibi anneler, çocuklarından bir hediye değil, onların ağızlarından çıkacak olan ‘Anne’ kelimesine hasretler. 7/24 çocuklarıyla birlikte yaşamak ve onlara bakmak zorunda olduklarını belirten anneler, her yıl kutlanan Anneler Gününün de kendilerini ‘Buruk Anneler’ olarak adlandırıyorlar.

BİZ ONLARIN ELİ, AYAĞI, KONUŞAN DİLİ, GÖREN GÖZÜYÜZ

Zihinsel engelli bir çocuğa sahip olan Perihan Şentürk, “Bizim için Anneler Günü anne olduğumuzu ifade ediyor ama eksik bir yanımız var. Benim çocuğum konuşma özürlüde olduğu için her yıl sürpriz olabilir mi diye düşünüyorum. Bana sadece ‘Anne’ dese yetecek, o gün benim Anneler Günüm olur. Ama onun o hali bizi üzüyor. O yüzden Anneler Gününü mutlu yaşayamıyoruz. Onlar bizsiz olmuyor. Biz onların eli, ayağı, konuşan dili, gören gözüyüz. Biz ona istediklerini anlatıyoruz. Onun için Anneler Gününe kadarda güzel olsa, biz kederli olduğumuz için mutlu olamıyoruz. Benim çocuğum dünyaya engelli geldi. Daha çok özürleri vardı. O zamanlar İnegöl’de Rehabilitasyon Merkezleri ve eğitim kurumları olmadığı için biz ayda bir kere İstanbul’a gidiyorduk. Oğlum Adil 28 Mayıs’ta 30 yaşına girecek. 30 senedir Adil’le 7/24 biz başbaşayız. Tek gözümüz açık uyuyoruz. Bizim yatak odamızın kapısı asla kapanmaz. Çünkü düştü mü, düşmedi mi? 7/24 beynimiz açık. Onun için bizim beden değil, beyin yorgunluğumuz var” dedi.

EĞİTİMLERİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ GEREKİYOR

Engellilere yönelik merkezlerdeki eğitimlerin çeşitlendirilmesini isteyen Şentürk, “Engelliler için verilen imkanları yetersiz buluyorum. Değil 10 tane 20 tane Rehabilitasyon Merkezi açılsa da, eksikler. Şu durumda Adil’ime haftada bir gün, yarım gün eğitim veriliyor. Bu yeterli değil. Modülleri alamadığı bahane ediliyor. Bunun başka bir yolu, yordamı olmalı. Bu çocuklar için bir atölye veya etkinlik yapılabilir. Sabah alınıp, akşam evine geldiği zaman mutlu olursa, işte bizde o zaman mutlu oluruz. Rehabilitasyon Merkezlerinin işlevselliği yok. Bazı konularda eksik kalıyorlar. Daha çok eğitim odaları olması lazım. Çocuklar bunaltmamaları lazım. Eğitimlerin çeşitlendirilmesi gerekiyor. Benim çocuğumun engeli yüksek olduğu için Halk Eğitim Merkezinin açtığı 23 Yaş Üstü Engelliler Kursuna almıyorlar. Oğlum tek başına yemek yiyemiyor. Peki oradaki öğretmenler neden ilgilenmiyor? Hizmetin düzgün verilmesini istiyoruz. Gönüllerince iş yapmasınlar. Çocuklara iş yaptırmasınlar. Ayrıca Rehberlik Araştırma Merkezinde verilen raporlarda çocukların durumu tam olarak değerlendirilmiyor. Rapor öncesinde çocuklara el becerileriyle ilgili bazı testler yapıyorlar ama benim çocuğum odaya girdiğinde ilk defa gördüğü birine vereceği tepki bellidir. Normal bir çocuk olmadığı için ilk defa gördüğü birinden çekiniyor. Bu dikkate alınmadığı için rapor düşük veriliyor. Bu konunun yetkililer tarafından dikkate alınmasını istiyoruz” diye konuştu.

ANNELER GÜNÜ BİZİM İÇİN ÇOK BAŞKA

Zihinsel engelli bir çocuğa sahip olan Melek Kara ise, “Anneler Günü denince annelik duygusunun en çok yaşandığı gün aklıma geliyor. Çünkü biz annelik duygusunu daha çok yaşıyoruz. 7/24 beraberiz, iç içeyiz. Başka bir şeye zaman ayıramıyorsun. Onun için Anneler Günü bizim için çok başka. Rehabilitasyon Merkezlerindeki ders oranları yükselebilir. Çocuklar büyüdükçe algılamaları düşüyor. Ama seanslar yüksek olduğu zaman en azından gerileme olmaz. Şuan ders oranlar düşük, yetersiz kalıyor. Eskiye nazaran devletin verdiği destekler fazla ama her halükarda bizlere yeterli gelmiyor. Çünkü biz verdikçe onlar alacak. Bütün her şey ilgi ve uğraşla oluyor. Onun için çocuklarımıza verilen ilginin çoğalması gerekiyor” dedi.

BİZLER ONLARIN HER ŞEYİYİZ

17 yaşındaki zihinsel engelli bir çocuğu olan Türkan Balcıoğlu ise, “Anneler Gününde bizler buruk anneleriz. Çünkü biz annelik duygusunu farklı yaşıyoruz. 7/24 çocuklarımızla ilgilenmek zorundayız. Bizler onların her şeyiyiz. Onların bize anne demeleri bile bizim için en büyük hediyedir. Engelli çocuk sahibi olarak eğitim sorunlarımız var. Bunların çözülmesini istiyoruz” diye konuştu.

ANNE OLARAK HER ZAMAN BİR TARAFIMIZ KIRIK

Bir engeli çocuğu bulunan İZED Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Berrin Demiral ise, “Biri engelli biri normal olmak üzere iki çocuğum var. İkisini dengede tutmak bir anne için çok zor. İkisini de aynı seviyede tutmak zorundasın ama biz onu aştık. Aile olarak bunu kabullendik ama dışarı da insanlar kabullenmiyor, dışlıyor, farklı bakıyorlar. Anne olarak tabi her zaman bir tarafımız kırık, eksik. Anne dese o bize yetecek. Benim karnım aç, beni şuraya götür deseler veya kıyafet istese. Bizim çocuklarımızda bu yok. Normal çocuk sahibi olan anneler, bizi anlamaz. Bizim hislerimizi yaşamadıkları için anlayamıyorlar ama yine de çok şükür. Ben hiçbir zaman evladımdan gocunmadım. Ben 16 yıldır derneği kurduğumuzdan beri görevdeyim. Burada birçok aileyle tanıştık. Bu süre zarfından çok sıkıntılar çektik. Belediye otobüslerine binmekte zorluklar yaşıyorduk. Otobüse bindiğimizde insanlar tepki gösteriyordu. ‘Niye bu çocukla sokağa çıkıyorsun?’ diyenler bile oluyordu. Hastanelerde yaşadığımız sorunlar oluyordu. Bu sorunlar ortadan kalktı. Bizim eskiden yaşadığımız sorunları, şimdi ki aileler yaşamıyor. İmkanlar eskiye göre iyileşti. Eskiden okul yoktu. 6 sene boyunca her Allah’ın günü oğlum Uğur’la beraber Bursa’ya gittim. Sonrasında İnegöl’de okullar açıldı. Şimdiki aileler bu nedenle çok şanslı. 15 sene önceki imkanlarla şimdiki imkanlar arasında dağlar var. O yüzden ailelerin biraz çaba sarf etmesi gerekiyor. Eğitim almaları gerekiyor. Derneğe sahip çıkmalılar” şeklinde konuştu.

Muhabir: TE Bilişim