Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddiaların doğru olmadığını belirterek öğrencilerin mevzuat gereği yılda 180 iş günü okula devam etmek zorunda olduğunu hatırlattı. Ramazan ve Kurban Bayramı’nın aynı eğitim-öğretim dönemine denk gelmesi halinde eğitim takviminde teknik bir düzenleme yapılmasının gerekebileceğini ifade eden Tekin, bunun ara tatillerin tamamen kaldırıldığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Tekin, iddialara ilişkin, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de dokuzar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk" dedi.

LAİKLİK TARTIŞMALARI

Yusuf Tekin, laiklik tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde eğitimin temel hedefinin iyi insan yetiştirmek olduğunu belirterek, öğrencilerin milli ve manevi değerler ile temel hak ve özgürlükler konusunda bilinçli şekilde yetişmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Yusuf Tekin, "Ramazan Genelgesi" üzerinden yürütülen laiklik tartışmalarına ilişkin konunun yeni anayasa tartışmaları açısından da ele alınabileceğini belirterek, "Türkiye'de maalesef 1982 Anayasası diye, değişmesi gerektiği düşünülen bir anayasamız var. Mesela laiklik tartışması var. Türkiye'de hiç kimse anayasanın ilk üç maddesinden, dolayısıyla laiklik kavramının anayasada bulunmasından rahatsız değil. Problemimiz şu, şu soruya gelin, hep beraber cevap verelim: 'Dini inanç ve ibadet hürriyetinin bütün vatandaşlara eşit bir biçimde sağlanmasından ne anlıyoruz?' Gelin bunu anayasaya formüle edelim." değerlendirmesinde bulundu.

CHP'nin geçmişte başörtüsüyle ilgili düzenlemeleri Anayasa Mahkemesi'ne taşıdığını da hatırlatan Tekin, partinin bu konudaki tutumunu netleştirmesi gerektiğini, CHP'nin 2008'deki başvurusundaki görüşlerini sürdürüp sürdürmediğinin açıklanması gerektiğini belirterek, dini inanç ve ibadet özgürlüğü konusunda açık bir yaklaşım ortaya konulması halinde anayasal düzeyde uzlaşma sağlanabileceğini ifade etti.

MÜFREDATTA 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE'

Bakanı Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatın odağına milli şuur, toplumsal birlik ve ortak değerlerin yerleştirildiğini, öğrencilerin ayrım gözetmeden toplumun ortak değerlerini içselleştirmesinin amaçlandığını ifade ederek 'Terörsüz Türkiye' kapsamında şubat ayında okulların Türk bayrağıyla başlayan bir etkinlik haftasıyla açıldığını söyledi. Okullara gönderilen notta bayrağın bağımsızlık, egemenlik ve toplumsal birlik açısından taşıdığı anlamın öğrencilere anlatılmasının istendiğini aktaran Tekin, uygulamanın Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu'ndaki görev ve sorumluluklar doğrultusunda hazırlandığını ifade etti.

ÖĞRETMEN FATMA NUR ÇELİK'İN OKULDA ÖLDÜRÜLMESİ

Bakan Tekin, ara tatil haftasının Ramazan Bayramı ile çakışması nedeniyle öğretmenlerin seminer döneminin bu yıl çevrim içi yapılacağını açıklarken Çekmeköy'de öğrencisinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için de başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla görev yaptığı okulun adının 'Şehit Fatma Nur Çelik' olarak değiştirildiğini söyledi.

Yusuf Tekin, okullarda yaşanan şiddetin sadece eğitim ortamından kaynaklanmadığını belirterek, sosyal medya, dijital platformlar ve toplumsal etkenlerin de bu durum üzerinde etkili olduğunu dile getirdi.

Yusuf Tekin, engelli öğretmen istihdamı hakkında da açıklamalarda bulunarak bakanlık bünyesindeki engelli personel oranının yaklaşık yüzde 3,7 seviyesinde olduğunu belirtti. Yeni atamaların ise Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yapılacak görüşmelerin ardından netlik kazanacağını ifade etti.

ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ

Özel okul tercihinin tamamen veli kararı olduğuna dikkati çeken Tekin, Bakanlığın ise eğitim, kırtasiye, kıyafet ve yemek ücretlerinin fahiş artışını denetleyen mevzuata sahip olduğunu vurguladı. Tekin, "Özel okula giden öğrenci sayısının yüzde 8,7. 100 öğrencinin 8 tanesi özel okulda." bilgisini verdi.

DERSLİK BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, adrese dayalı kayıt sisteminin öğrencilerin nüfus projeksiyonlarına göre okullara dengeli dağılımını sağlamak ve derslik başına düşen öğrenci sayısını eğitim kalitesini etkilemeyecek seviyede tutmak için tasarlandığını açıkladı. Bakanlıkta kurulan yapay zeka destekli sistem sayesinde TÜİK ve İçişleri Bakanlığıyla koordineli olarak mahalle bazlı nüfus projeksiyonları yapıldığını, okul ihtiyaçlarının belirlendiğini ve yeni yatırımların planlandığını belirten Tekin, tüm okullarda eşit materyal kullanımı ve öğretmen dağılımına özen gösterildiğini söyledi.

Yusuf Tekin, bazı okullarda oluşan yoğunluğun eğitim planlamasını olumsuz etkileyebileceğini ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına neden olabileceğini belirtti. Bu nedenle öğrencilerin öncelikle ikamet adreslerine en yakın okullara yönlendirilmesini sağlayacak bir yazılım üzerinde çalışma yürütüldüğünü ifade etti.

OKULLARDA BAĞIŞ TOPLANMASI

Bakan Tekin, tüm okulların cari giderlerini karşılayabilmeleri için bütçe tahsis ettiklerini belirterek, okullardan gelen ihtiyaç taleplerinin de bakanlık tarafından karşılandığını ifade etti.

Bağışla ilgili konunun bunların çok ötesinde başka tür konuları beraberinde getirdiğine dikkati çeken Tekin, "O yüzden biz karşıyız. Bu ihtiyaçlar için değil daha farklı sebeplerle okullarda bağışlar toplanıyor, toplandığına şahit oluyoruz ama çok azaldı, onu söyleyeyim. Çünkü çok ciddi şekilde bu konuyla ilgili yaptırım uyguladık, uygulamaya da devam edeceğiz." diye konuştu.

ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ

Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitim süresi konusunda farklı modellerin değerlendirildiğini ancak bu konuda herhangi bir karar alınmadığını, olası bir değişikliğin ise yasal düzenleme gerektirdiğini anlattı.

Kaynak: DÜNYA GAZETESİ