İnegöl Belediyesi ta

“İnegöllü olmaktan gurur duyuyorum”

İnegöl Belediyesi tarafından, Mühr-ü İstanbul 2 programı kapsamında dün 'Hasan Kale İle Resim ve Sanat' konulu kültür söyleşisi düzenlendi. Fasulye, kelebek, kanat tüyü ve benzeri cisimlerin üzerine, tarihi değeri büyük eserleri resmeden ünlü Ressam Hasan Kale, İnegöl'de doğmaktan ve İnegöllü olmaktan gurur duyduğunu ifade etti.

Dün saat 14.00'de İnegöl Kent Müzesi çok amaçlı salonda düzenlenen kültür söyleşisine, Belediye Başkan Yardımcısı Gülhan Şahin, bazı okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ile çok sayıda davetli katıldı.

Söyleşi öncesi bir konuşman yapan Belediye Başkan Yardımcısı Gülhan Şahin, "Türkiye’nin en önemli minyatür sanatçılarından biri olan dünyaca ünlü Hasan Kale, İnegöl’ün yetiştirdiği değerlerden bir tanesidir. Önceki yıllarda İnegöl Belediyesi olarak Hasan Kale’yi İnegöl’e davet ettik. İlk defa bir ilçede Mühr-ü İstanbul sergisini açtı. Bu senede bu serginin ikincisini açacağız. Tüm ilçe halkımızı 15 Mart 2012 Perşembe günü (bugün) saat 14.00’de Kültür Sanat ve Gençlik Merkezi’nde açacağımız ‘Mühr-ü İstanbul-2’ sergisine davet ediyorum. Minyatür sanatı ile yapılmış, resim ve mikro eserler sergisini halkımızın kaçırmamasını özellikle belirtmek istiyorum. İlçemizde açılacak bu sergi için misafirimiz olan dünyaca ünlü İnegöllü sanatçımız Hasan Kale’nin, sergiden önce bilgi ve birikimden faydalanmak için söyleşiyi tertip etmeyi düşündük ve bu söyleşiyi organize ettik. Konuğumuz Hasan Kale, resim ve sanat üzerine birçok çalışma gerçekleştirmiş, dünyanın değişik yerlerinde birçok sergiler açmıştır. Bilgi ve uzmanlığı onu Minyatür, resim ve mücevher tasarımlarını üst sıralara taşımıştır. Ülkemizin ve İnegöl’ümüzün bu manada gururu olmuştur" dedi.

3 ESERİNİ KENT MÜZESİNE BAĞIŞLADI

Konuşmanın ardından Ressam Hasan Kale, 3 eserini, İnegöl Kent Müzesinde sergilenmesi için, Belediye Başkan Yardımcısı Gülhan Şahin'e teslim etti.

İNEGÖLLÜ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM

Resim ve sanat konulu söyleşisine başlayan Hasan Kali, “İnegöllü olmaktan, İnegöl’de doğmaktan gurur duyuyorum. 1959 yılında İnegöl’de doğdum. 5 yaşında çizgi ile tanıştım. Babamın kuru temizleme dükkanında resim çizmeye başladım. Kemal bey adında biri bana ders vermeye başladı. Bana ödevler verdi. Benim bugün sizin karşınıza çıkmama vesile oldu. Dayım kaportacıya götürüp, 'artık burada çalışacaksın' dediğinin ertesi gününde kendimi İstanbul’da buldum. İyi ki de İstanbul’a gittim. İstanbul’a gittikten sonra çizgi, resim adına her şey yaptım. Buna ayakkabı boyacılığı da dahildir. Matbaalarda çalıştım, ofset baskıları yaptım. Lisede kendime bir söz vermiştim. 40 yaşında profesyonel manada bilinen, tanınan bir insan olarak şehrime döneceğim demiştim. Şimdi, bu sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyorum" dedi.

SİNEKTEN NEFRET EDENLER, SANATI GÖRÜNCE ETKİLENİYORLAR

“Bir kibrit kutusuna 20 insan resmi çizebilir misiniz” sorusu üzerine, küçük cisimler üzerine resim yapma hayatına başladığını kaydeden Kale, "O benim dönüm noktamdı. Birçok işler yaptım. Mücevher tasarımcılığında 6 yılda 500’e yakın öğrenci yetiştirdim. Şimdi birçoğu büyük şirketlerin başındalar. Zürih, Tokyo sergilerinde eserlerim sergilendi. Topkapı Sarayında bana ait en küçük padişah portresi sergileniyor. Sinekten nefret eden, toplu iğneden korkan insanlar, sineğin kanadında İstanbul’u, toplu iğnenin başında Kız Kulesini görünce etkileniyorlar. Benim amacım da zaten buydu" diye konuştu.

Eserlerini mikroskop ve benzeri aletler kullanmadan, küçücük cisimlerin üzerine çizdiğini ifade eden Kale, "Hepsini çıplak gözle yaptım. Sergileyeceğimiz eserler arasında, dikiş iğnesinin deliğinde İstanbul’u, kum tanesinin üzerinde Galata’yı göreceksiniz" ifadelerini kullandı.

Muhabir: TE Bilişim