Adalet Bakanı Akın Gürlek, 9 ay sonra yürürlükten kalkacak olan süresiz nafaka uygulamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), ilk derece mahkemesinin yaptığı başvuru doğrultusunda iptal kararı aldığını anımsatan Bakan Gürlek, "9 ay içinde yeni bir kanun yapmak için süre verildi." diye konuştu.
TBMM tatile girmeden önce süresiz nafaka hususunda bilgilendirme yaptıklarını ve hazırlanan paketi Meclis'e getireceklerini belirten Bakan Gürlek, "Süresiz nafaka hakkaniyete aykırı. Bir günlük evli kalıp ömür boyu nafaka almak hem vicdana hem hakkaniyete aykırı." sözlerini kaydetti.
Yeni çalışmayla birlikte daha adil bir sistem kurmayı hedeflediklerini aktaran Bakan Gürlek, "Bayanlarımızın mağdur olmaması gerekiyor. Hakimlerimiz somut olaylara, tarafların ekonomik durumlarına ve mağduriyetlerine göre bir karar alabilir. Evlilik süresi de dikkate alınacak. Hakimimiz isterse süresiz nafaka da verebilir, süre de koyabilir." şeklinde konuştu.
AYM İPTAL ETMİŞTİ
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi kapsamındaki yoksulluk nafakası düzenlemesinde geçen "süresiz olarak" ifadesini Anayasa'ya aykırı bularak 30 Eylül tarihinde iptal etmişti.
Yüksek Mahkeme, iptal kararının yaratacağı hukuki boşluğu göz önünde bulundurarak hükmün yürürlüğe girmesini 9 ay sonraya bıraktı. Bu doğrultuda iptal kararı, 30 Haziran 2027 tarihinde resmen devreye girecek.
Tanınan bu zaman zarfında TBMM'nin nafaka süresine dair yeni çerçeveyi çizmesi öngörülüyor. Bununla birlikte, hayata geçirilecek düzenlemenin içeriği ve olası geçiş maddeleri yasama aşamasında kesinlik kazanacak.
YOKSULLUK NAFAKASI HAKKI DEVAM EDİYOR
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararı, yoksulluk nafakasını içeren maddenin bütününü ortadan kaldırmıyor. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşin, kusurunun daha ağır olmaması koşuluyla karşı taraftan mali gücü nispetinde nafaka talep edebilmesine yönelik hüküm geçerliliğini koruyor.
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR?
Yoksulluk nafakası, boşanma neticesinde maddi zorluğa düşecek tarafın geçimine katkı sunmak amacıyla diğer eş tarafından yapılan ödemeyi ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesi uyarınca, nafaka isteyen tarafın boşanmaya neden olan hadiselerde diğer eşe kıyasla daha ağır kusurlu bulunmaması şarttır. Ödenecek tutar, nafaka yükümlüsünün ekonomik imkanları gözetilerek saptanır; ödeme yapacak eşin kusurlu olması zorunluluğu yoktur. Söz konusu hak sadece kadınlara özgü olmayıp, aranan şartları taşıyan erkekler de yoksulluk nafakası isteyebilir.
Mevzuatta bu nafaka çeşidi için belirlenmiş bir yıl kısıtlaması yer almıyor. Ancak bu durum, bağlanan yoksulluk nafakasının her şart altında ve ömür boyu süreceği anlamını taşımıyor.
Söz gelimi, nafaka bağlanan tarafın tekrar evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden kesiliyor.
Ayrıca mahkeme kararı doğrultusunda;
-
Fiilen evliymiş gibi bir hayat sürülmesi,
-
Yoksulluk durumunun son bulması,
-
Düzenli bir gelire kavuşulması,
-
Haysiyetsiz hayat sürdüğü iddiasının kanıtlanması,
-
Nafaka ödeyen tarafın mali gücünü yitirmesi gibi hallerde nafaka ödemesi sonlandırılıyor.
-
İştirak yani çocuk nafakasında ise velayet hakkını elinde bulunduran ebeveyne, çocuk reşit oluncaya kadar ödeme yapılıyor.
Bu nafaka çeşidinde, boşanma sonrasında çoğunlukla annenin yanında kalan çocuğun eğitim, sağlık, bakım ve genel yaşam masraflarına destek olunması hedefleniyor.
Uygulama genel olarak çocuk 18 yaşını doldurana dek devam ederken, bu yaşın ardından çocuğun eğitim hayatı sürüyorsa yardım nafakası devreye giriyor.
SÜRESİZ NAFAKA 1988'DE GELDİ
Eski Medeni Kanun'un ilk metninde yalnızca bir yılla sınırlandırılan yoksulluk nafakasındaki bu süre kısıtlaması 1988 yılında kaldırılmıştı. 3444 sayılı Kanun ile birlikte, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek tarafın gerekli koşulları sağlaması durumunda, önceden saptanmış bir bitiş tarihi olmaksızın nafaka talep edebilmesine imkan tanınmıştı.
2001 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda da söz konusu hüküm aynı şekilde muhafaza edilmişti.





