Sancak, otizmin doğuştan gelen ve bireyin yaşamı boyunca devam eden nörogelişimsel bir farklılık olduğunu vurgulayarak, bunun bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Sancak açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) doğuştan gelen, beynin yapısını ve işleyişini etkileyen ömür boyu süren nörogelişimsel bir farklılıktır. Bu bağlamda otizm bir hastalık değildir. Hastalık olmadığı gibi herhangi bir ilacı da yoktur. Otizmin nedeni tam olarak bilinememektedir. Erken teşhis ve erken eğitimle bireyin yetenekleri ve ilgileri geliştirilebilir. Otizmde daha çok iletişimde zorlanmalar görülür. Bireyin sosyalleşmesi çok önemlidir. Bu konuda ailelerin büyük oranda desteğine ihtiyaç vardır. İlk eğitim ailede başlar. Birey ilk eğitimi ilgi ve sevgiyle alır. Aileler eğitimin bizzat içinde olmalıdır. Nörogelişimsel çeşitlilik bireyden bireye değişiklik gösterir. Her birey kendi hızında ilerler. Bu yüzden bireyler arası kıyas yapmak doğru değildir. Özel bireylerle çalışma sürecine gelirsek elbette zorlu bir süreçtir. Buradaki önemli nokta eğitim için zaman ayırmak, sabır göstermek ve emek vermek lazımdır. Elimizdeki sihirli değnek bu üç etkendir. ( zaman, sabır,emek). Beklenti; bireyden bağımsız ve ilgi yetenekleri göz ardı edildiği sürece hayal kırıklığı yaratabilir. Bu nedenle beklenti bireyin yeteneklerinden yol çıkılarak olmalıdır. Son söz olarak özel eğitimin içinde olan bilinçli bir eğitimci olarak bu işin içinde olmaktan gurur duyuyorum. Çevrenin de bilinçli olması için sesimi duyurmaya devam edeceğim ki otizmli bireyler de toplumda yer edinebilsin ve ötekileştirilmesin."





