İş Mahkemesi’nin “mağdur” olarak değerlendirdiği müdüre kötü haber Bölge Adliye Mahkemesi’nden (BAM) geldi. Kararda, “Davanın, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle reddine karar verilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
Olay, Nilüfer ilçesindeki bir alışveriş merkezinde bulunan restoranda yaşandı. Restoran müdürü, manav tedarikçisini değiştirmek istedi. Şirket merkezi ise yeni tedarikçinin kaşeli unvanını ve banka hesap bilgilerini talep etti. İddiaya göre müdür, hesap bilgileri bölümüne kendi şahsi IBAN numarasını yazdı.
Aradan geçen süreye rağmen alacağını tahsil edemeyen manav tedarikçisi, restoranın merkezini aradı. Paranın yatırıldığını belirten finans sorumlusu, ödemenin tedarikçiye değil restoran müdürünün hesabına gönderildiğini tespit etti. Bunun üzerine işveren, müdürü tazminatsız olarak işten çıkardı.
Bursa 8. İş Mahkemesi’ne başvuran müdür, 4 yıl çalıştığı şirkette iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan, yasal sürelere de uyulmadan feshedildiğini ileri sürdü. Fesih gerekçesinde, tedarikçinin IBAN numarası yerine kendi hesap bilgisini şirkete ilettiği, bu davranış nedeniyle tedarikçiye yapılması gereken ödemenin davacının hesabına gönderildiği ve bunun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu belirtilerek iş sözleşmesinin sona erdirildiğini aktardı.
Müdür, feshin haksız ve geçersiz olduğunu savunarak sorumlusu olduğu şubede tedarikçi değişikliğine gidildiğini, işverenin yeni tedarikçinin IBAN bilgisini istediğini söyledi. Yeni tedarikçinin adı, e-posta adresi ve telefon numarasını doğru şekilde bildirmesine rağmen yoğunluk nedeniyle tedarikçi yerine sehven kendi IBAN bilgisini gönderdiğini ifade etti.
Özverili ve başarılı bir çalışan olduğunu belirten müdür, işverenin feshin son çare olması ve ölçülülük ilkelerine aykırı davrandığını, eşit davranma ilkesinin de ihlal edildiğini öne sürdü. Olayda işverenin muhasebe biriminin de hatası bulunduğunu dile getirdi.
Yeni tedarikçinin adı ve unvanı bilinmesine rağmen, davacının adının yer aldığı IBAN’a ödeme yapılırken gerekli isim kontrolünü gerçekleştirmeyen muhasebenin de kusuru olduğunu savunan müdür, olay sonrasında yalnızca kendisinin işten çıkarıldığını belirtti. Davacı, işe iade, 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ve 4 aylık brüt ücret tutarında boşta geçen süre ücreti talep etti.
Davalı şirketin avukatı ise davacının restoran yöneticisi olarak görev yaptığını ve iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi kapsamında haklı nedenle, tazminatsız ve derhal feshedildiğini belirtti.
Davacının satın alma departmanına tedarikçi firma değişikliği talebinde bulunduğunu, yeni tedarikçiye ilişkin el yazısıyla hazırlanmış, imzalı ve kaşeli evrak ile IBAN bilgisinin paylaşıldığını aktaran şirket avukatı, sistem tanımlamasının ardından 15 bin liranın davacının kendi hesabına yatırılmasını sağladığının tespit edildiğini ileri sürdü.
Davacının savunmasının alındığını ancak hukuken yeterli ve inandırıcı bulunmadığını belirten avukat, iş sözleşmesinin 25/II-e bendi uyarınca 17/12/2022 tarihli yazılı bildirimle feshedildiğini kaydetti.
Davranışın sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunu savunan şirket avukatı, güvenin sarsıldığı durumlarda iş ilişkisinin devamının beklenemeyeceğini ifade etti. Davacının iş yerinde kullandığı bilgisayarın şirkete ait olduğunu, e-posta adresinin de kişisel değil şirket adresi olduğunu belirten avukat, şirket bilgisayarında kişisel IBAN bilgisinin bulunamayacağını ve davacının iddialarının soyut, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi, işe iade ve tazminat davasını 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında kabul ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verdi. Davalı şirketin kararı istinafa taşıması üzerine dosya Bursa BAM 3. Hukuk Dairesi’ne geldi.
BAM’DAN EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR
Dosyayı ayrıntılı şekilde inceleyen Bursa BAM, emsal niteliğinde bir karara imza attı. Davacının tedarikçi yerine kendi IBAN numarasını ilgili belgeye eklemesindeki amacın, işveren tarafından tedarikçiye yapılması gereken ödemelerin kendi hesabına aktarılmasını sağlamak olduğuna dikkat çekildi.
Kararda şu ifadeler yer aldı:
“Bu durumda davalı işvereninin tedarikçi 3. kişiler nezdinde güvenilirliğinin tartışmalı hale geleceği sabit olup bu işlem sonucu davacının tedarikçiye gönderilen parayı geçici bir sürede kullanma durumu olacaktır. Davacının bu eylemlerinin işverene karşı doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırılık teşkil ettiği tereddütsüz olup fesih 4857 sayılı yasanın 25/II-e md sine uygun olup mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyecek gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Bursa 8. İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle reddine karar verilmiştir.”





