İl olma potansiyeli taşıyan ilçeler arasında İnegöl'ün yer almamasına tepki gösteren Balakuş, il olma sürecinde siyasi ayrılıkların bir kenara bırakılması gerektiğine dikkat çekerek, İnegöl'deki bütün siyasi partilere, yerel yöneticilere, sivil toplum kuruluşlarına ve iş dünyasına ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Balakuş, İnegöl'ün yıllardır üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunan bir şehir olduğunu vurgulayarak, il olma meselesinin yalnızca bir idari statü değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“İNEGÖL BİRÇOK İLİ GERİDE BIRAKAN EKONOMİK GÜCE SAHİP”
İnegöl'ün sahip olduğu potansiyelin görmezden gelinmemesi gerektiğini belirten Demokrat Parti İlçe Başkanı Murat Balakuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“İnegöl, Türkiye'nin üretim gücüne yıllardır önemli katkılar sağlayan, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, ihracatıyla ve girişimci insanıyla ülkemizin en önemli ekonomik merkezlerinden biridir. Bugün İnegöl denildiğinde yalnızca Bursa'nın bir ilçesinden değil, Türkiye ekonomisinde kendine önemli bir yer edinmiş, uluslararası pazarlarda söz sahibi olmuş bir üretim merkezinden bahsediyoruz.
Mobilya sektöründe dünya çapında tanınan, organize sanayi bölgeleriyle binlerce insana istihdam sağlayan, ihracat rakamlarıyla ülkemize döviz kazandıran bir İnegöl var. Bunun yanında tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle de bölgesinin önemli merkezlerinden biri olan ilçemiz, her geçen gün büyümeye ve gelişmeye devam ediyor.
Şimdi sormak istiyorum: Bütün bu özelliklere sahip İnegöl, il olma değerlendirmelerinin dışında nasıl tutulabilir? Açıklanan ilçelerin genel anlamda nüfus, sanayi, üretim ve ticari hacim bakımından İnegöl'ün yanına dahi yaklaşamadığı bir tabloda, İnegöl'ün adının bu listelerde yer almaması ciddi şekilde sorgulanmalıdır.
Biz başka ilçelerin il olmasına karşı değiliz. Elbette hak eden, gerekli kriterleri taşıyan her ilçenin il olmasını destekleriz. Ancak mesele İnegöl olduğunda aynı hassasiyetin gösterilmesini, ilçemizin yıllardır ortaya koyduğu ekonomik ve sosyal gücün dikkate alınmasını istiyoruz.
İnegöl'ün hakkı olan bir statüyü talep etmek, başka bir ilçenin hakkına karşı çıkmak değildir. Bizim mücadelemiz İnegöl'ün hak ettiği değeri görmesi mücadelesidir.”

“İNEGÖL İÇİN SİYASET ÜSTÜ BİR BİRLİKTELİK ŞART”
İl olma sürecinde siyasi ayrılıkların bir kenara bırakılması gerektiğine dikkat çeken Balakuş, İnegöl'deki bütün siyasi partilere, yerel yöneticilere, sivil toplum kuruluşlarına ve iş dünyasına ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Balakuş, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bu mesele herhangi bir siyasi partinin, herhangi bir siyasetçinin ya da bir grubun meselesi değildir. Bu mesele 300 bini aşan nüfusuyla büyüyen, gelişen ve geleceğe yürüyen İnegöl'ün meselesidir. Dolayısıyla İnegöl söz konusu olduğunda siyasi görüşlerimizi, parti kimliklerimizi ve kişisel hesaplarımızı bir kenara bırakmak zorundayız.
Buradan başta hükümet partisi olmak üzere İnegöl'de faaliyet gösteren bütün siyasi partilere açık bir çağrıda bulunuyorum. AK Parti'siyle, CHP'siyle, MHP'siyle, Demokrat Partisiyle ve diğer bütün siyasi oluşumlarıyla hep birlikte hareket etmeliyiz. Belediye başkanımız, milletvekillerimiz, ilçe başkanlarımız, oda ve borsa başkanlarımız, esnaf temsilcilerimiz, iş insanlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız bu konuda ortak bir irade ortaya koymalıdır.
Ankara'da yapılacak ziyaretler, bakanlıklar nezdindeki temaslar, siyasi parti genel merkezleriyle kurulacak görüşmeler ve ilgili kurumlara sunulacak raporlar artık bireysel girişimlerle sınırlı kalmamalıdır. İnegöl'ün bütün dinamikleriyle güçlü, planlı ve kararlı bir lobi çalışması yürütülmelidir.
Gerekirse Ankara'ya geniş katılımlı heyetler halinde gidilmeli, milletvekilleriyle, bakanlarla ve ilgili siyasi iradeyle en üst düzeyde görüşmeler gerçekleştirilmelidir. İnegöl'ün il olma talebi güçlü bir dosyayla, somut verilerle ve ortak bir iradeyle ortaya konulmalıdır.
Bugün birlik olamayacaksak ne zaman birlik olacağız? İnegöl'ün geleceği söz konusu olduğunda siyasi hesapların ön plana çıkmasına izin vermemeliyiz. Bu konuda atılacak her adımın arkasında bütün İnegöl'ün durduğunu göstermeliyiz.”

“İNEGÖL SADECE BUGÜNÜN DEĞİL, GELECEĞİN DE ŞEHRİDİR”
İl olmanın İnegöl'e sağlayacağı katkıların yalnızca idari yapılanmayla sınırlı olmayacağını ifade eden Balakuş, artan nüfusla birlikte kamu hizmetlerinin, sağlık, eğitim, ulaşım ve altyapı yatırımlarının da daha kapsamlı şekilde planlanması gerektiğini belirtti.
“İnegöl bugün büyüyor. Nüfusumuz artıyor, sanayimiz genişliyor, yeni yatırımlar geliyor, yerleşim alanlarımız büyüyor. Ancak büyümeyle birlikte ihtiyaçlarımız da artıyor. Bugün yaşadığımız birçok sorunun çözümü için daha güçlü bir idari yapılanmaya, daha fazla kamu yatırımına ve daha etkin kamu hizmetlerine ihtiyacımız var.
İl statüsü, İnegöl'ün gelecekteki gelişimini planlamak ve ihtiyaçlarını daha güçlü bir idari yapı içerisinde karşılamak açısından önemli bir fırsat olacaktır. Elbette il olmak tek başına bütün sorunlarımızı çözmeyecektir. Ancak doğru planlama ve güçlü bir yönetim yapısıyla İnegöl'ün önünü açacak önemli adımlardan biri olacaktır.
Biz İnegöl'ün yalnızca bugünkü nüfusuna veya ekonomik büyüklüğüne bakmıyoruz. Önümüzdeki 20-30 yılını düşünmek zorundayız. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve gelecek nesillerimizin nasıl bir İnegöl'de yaşayacağını bugünden planlamalıyız.
İnegöl, ürettiği değerle, yetiştirdiği insan gücüyle ve ülke ekonomisine sağladığı katkıyla il olmayı fazlasıyla hak eden bir ilçedir. Bu talebin gündemde tutulması, siyasi iradeye güçlü şekilde anlatılması ve takipçisi olunması gerekiyor.
Demokrat Parti İnegöl İlçe Başkanlığı olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, İnegöl'ün menfaatleri doğrultusunda atılacak her adımın yanında olacağız.
Son sözümüz şudur: İnegöl'ün il olma meselesi ertelenecek, görmezden gelinecek ya da seçim dönemlerinde hatırlanacak bir konu değildir. İnegöl üretiyor, İnegöl kazanıyor, İnegöl Türkiye ekonomisine değer katıyor. Artık İnegöl'ün hak ettiği idari statüye kavuşması için herkes elini taşın altına koymalıdır. Bu mücadeleyi bir kişinin, bir partinin değil, bütün İnegöl'ün ortak mücadelesi haline getirmeliyiz. İnegöl'ün sesi Ankara'da güçlü duyulmalı ve bu süreçte ilçemiz hak ettiği yerde olmalıdır.”

Kaynak: BÜLTEN