CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP'de son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Özellikle halen tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'na ilişkin konuşan CHP'li vekil, İBB davasındaki dosyanın boş olmadığını savundu.

“İBB DAVASI BOŞ DEĞİL”

CHP'li Adıgüzel, “İBB davasında dosyanın boş olmadığını, çok ağır iddialar olduğunu o tarafın gazetecileri ile avukatları bile söylüyor. Ama daha iddianame yazılmadan dosya bomboş diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır. Ortada bir cinayet var. Video kaydı, şahitler, katil, maktul. Çıkıyor katil diyor ki ‘Bu ülkede yargı siyasallaşmış, ben suçsuzum.’ Böyle bir şey olabilir mi? Cezaevine ziyarete gitmiş olmak yanlışları onaylamak anlamına gelmez, ziyaretin birçok sebebi olabilir. Görüşme içeriği ise iki tarafa birden emanettir ama içerikten bağımsız söylüyorum. Ziyaretlerimde İmamoğlu'na da uyarılarda bulundum, fakat dikkate almadı” ifadelerini kullandı.

“CHP KİMSENİN MALI DEĞİL”

Ekrem İmamoğlu'nun duruşmalarını da eleştiren Adıgüzel, “Başta salon dar, kalabalığı almıyor diye savunma yapıldı. Şimdi ise salon geniş, göz teması kuramıyoruz diyorlar. Bir gün hakim, bir gün savcı, bir gün medya ile kavga. İddialara karşı tek cevap yok. Ülkede siyasal yargı var diye, adi suç iddiaları da böyle kapatılabilir mi? CHP kimsenin malı değil, kimse için burada değiliz” dedi.

“CHP SİLİVRİ'YE MAHKUM EDİLMİŞTİ”

İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından partinin adeta Silivri'ye mahkum edildiğini ve milletin gündeminden uzaklaşıldığını vurgulayan Mustafa Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Saraçhanenin 1. yıldönümünde Özgür Özel'in 1 milyon takipçili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım 809 yorum, 484 paylaşım almışken, ondan 9 gün sonra benim Ordu'da bir Tarım Kredi marketinde fındık fiyatı ile ilgili paylaşımım 1400 yorum, 4300 paylaşım, yani 10 katı aldı. Hem de 1 milyon değil, sadece 5 bin sınırlı takipçili klasik hesabımdan. Peki neden? Çünkü millet, kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri'nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu. Sadece PR için Silivri'nin üstünde zıplayarak miting üstüne miting, ya da eylem. Devrimcilikte bir şey var, eylem sonuç almak için yapılır. Ne sonuç aldın? Hiç. Kendin hariç.”

“CHP'Lİ BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK, TEPEDEN AŞAĞI BİR AHTAPOT AĞI GİBİ”

CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ahlaksızlık ve uyuşturucu kullanımı gibi suçlamaları da değerlendiren CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, şöyle konuştu:

“Birincisi, orada iddialar o kişiler ile sınırlı değil. Tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi. İkincisi de CHP ellerinden alınınca yeni bir parti lazımdı, mahkeme kapılarında siperlik. CHP'yi 2 yıldır Silivri kapısına ve saray kapısına mahkum ettiler. İçerdekiler hakkındaki hırsızlık, yolsuzluk gibi siyaset dışı iddialara hukuki cevaplar vermek yerine CHP'yi kendilerine siper yaptılar. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu kullanımı gibi adi suçlar, siyasal yargı maskesi ile kapatılamaz.”

Kaynak: TÜRKİYE GAZETESİ