TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Parti, İYİ Parti ve DEM Parti tarafından basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin sunulan grup önerileri ele alındı. AK Parti Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada hukuk devleti ilkeleri, basın özgürlüğü tartışmaları ve devam eden adli süreçler hakkındaki değerlendirmelerini paylaştı.
Konuşmasına, trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin’e Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Kılıç, Gültekin’in ailesine, yakınlarına ve AK Parti camiasına başsağlığı dileklerini iletti.
Basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Kılıç, demokrasiyi savunmanın olayları tek taraflı değerlendirmekle değil, hukuk devletinin ilkelerini bütün yönleriyle dikkate almakla mümkün olduğunu belirtti.
Muhalefetin grup önergesinde yer alan iddialara da değinen Kılıç, somut olaylar ve yasal dayanaklar göz önünde bulundurulmadan yapılan genellemelerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
“Radyo ve televizyon sahibi olmak suç işleme özgürlüğü vermez”
Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ilgili tartışmalara açıklık getiren Ahmet Kılıç, kararın kanalın yayın politikası veya haberleriyle ilgili olmadığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanalın Yönetim Kurulu Başkanı hakkında yürütülen adli soruşturmadan kaynaklandığını söyledi.
Soruşturma kapsamında ilgili şirket sahibinin, yayın kuruluşu da dahil olmak üzere tüm varlıklarına el konulduğunu hatırlatan Kılıç, meselenin temelinde bu sürecin bulunduğunu savundu. Kılıç, yaşananları yalnızca basın özgürlüğü tartışması çerçevesinde değerlendirmenin doğru olmadığını dile getirdi.
Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Hiç kimse hukukun üstünde olmadığı gibi hiç kimse de hukuki süreçler tamamlanmadan suçlu ilan edilemez. Bir medya kuruluşu hakkında yürütülen soruşturmayı veya alınan bir yargı kararını bütün yönleriyle değerlendirmeden doğrudan basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak nitelendirmek son derece yanlıştır. Hukuki süreçlerin kendi mecrasında işlemesine saygı göstermek demokratik olgunluğun gereğidir. Elbette ki gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi, vatandaşlarımızın doğru bilgiye ulaşması ve farklı görüşlerin kamuoyunda karşılık bulması hepimiz için önemlidir. Ancak özgürlükler ile hukuki sorumluluklar birbirinin alternatifi değildir. Radyo sahibi olmak, televizyon sahibi olmak kimseye ama hiç kimseye suç işleme özgürlüğünü sunmaz.”
“Demokrasi yalnızca eleştiri hakkından ibaret değil”
Türkiye’nin demokratik gelişiminin tekil olaylar üzerinden değerlendirilmesinin, hayata geçirilen reformları ve dönüşümü görmezden gelmek anlamına geleceğini belirten Kılıç, sorunların siyasi polemiklere sıkıştırılmadan hukuk ve milletin ortak menfaatleri doğrultusunda çözülmesi gerektiğini vurguladı.
AK Parti olarak temel hak ve özgürlüklerin korunmasına, hukuk devletinin güçlendirilmesine ve demokratik standartların yükseltilmesine önem verdiklerini ifade eden Kılıç, bu ilkelerin siyasi amaçlarla seçici biçimde kullanılmasını eleştirdi.
Demokrasinin yalnızca eleştiri hakkından oluşmadığını kaydeden Kılıç, hukuka bağlılığın, kurumlara saygının ve toplumsal sorumluluğun da demokratik anlayışın önemli parçaları olduğunu dile getirdi.





