DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkan Yardımcısı Ozan Tuncer, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın “Devlete talipseniz servete talip olamazsınız” sözlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Efkan Ala’nın dile getirdiği ilkenin doğru olduğunu belirten Tuncer, milyonlarca vatandaşın birikimlerinin eridiği bir süreçte sorumluların açıklama yapması gerektiğini ifade etti.

Başlıksız 1 Kurtarıldı Kurtarıldı-86

“İNEGÖL MOBİLYA SEKTÖRÜ 312 YIL ÇALIŞSA ANCAK YERİNE KOYAR”

İnegöl mobilya sektörünün ekonomik gücüne dikkat çeken Tuncer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “İnegöl’de bulunan mobilya işletmeleri 312 yıl yemeden içmeden çalışıp ihracat yaparlarsa fon dolandırıcılarının ülkemize verdiği zararı yerine ancak koyabiliyor. Yıllık mobilya ihracatımız 544,7 milyon dolar. Fon dolandırıcılarının piyasaya zararı 170 milyar dolar.”

Tuncer, Efkan Ala’ya İnegöl’deki mobilya işçileri ve sanayicilerinin yaşadığı ekonomik zorlukları da hatırlatarak, “Sayın Efkan Ala, geliniz de bunu bir de İnegöl’de dişini tırnağına takıp sabahın erken saatlerinde fabrikaya giden mobilya işçilerine, ay sonu işletme giderlerini nasıl karşılayacağım diye düşünen mobilya sanayicisine anlatınız” dedi.

“MİLYONLARCA VATANDAŞIN KAYBI KARŞISINDA KİM HESAP VERECEK?”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın paylaştığı verilere de açıklamasında yer veren Tuncer, yaklaşık 3 bin fondan 131’inin sorunlu olduğunu, yaşanan krizin 7 milyon yatırımcıyı, aileleriyle birlikte 20-25 milyon vatandaşı etkilediğini öne sürdü. Halka açık şirketlerdeki değer kaybının 170 milyar doları aştığını belirten Tuncer, ağır tablonun siyasi ve idari sorumlularının kim olduğunu sorguladı. Tuncer, krizin ne zaman bilindiğinin, neden önlenemediğinin ve denetim zincirinin hangi noktada koptuğunun kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurgulayarak siyasi sorumluların makamlarının arkasına saklanmadan hesap vermesi çağrısında bulundu.

“EMANET NUTUKLA KORUNMAZ”

Açıklamasının sonunda Efkan Ala’ya seslenen Ozan Tuncer, şu ifadeleri kullandı: “Emanet nutukla korunmaz. Milyonların kaybı karşısında susup başkalarına ahlak dersi vermek de bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.”

Kaynak: BÜLTEN