Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 55. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nı ziyaret ederek mobilyacı esnafına hayırlı işler temennisinde bulundu. Fuar ziyareti sırasında bir mobilyacıyla sohbet eden Ağıralioğlu, üretim sektörünün karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları dinledi.
“ÇALIŞARAK, ÜRETEREK ZARAR EDİYORUZ”
Mobilyacı Mustafa Güler, Türkiye’de üreticilerin çalışıp üretmelerine rağmen zarar ettikleri bir dönemden geçtiklerini belirterek, “Türkiye’de ‘üreterek batma dönemi’ diye bir dönem tarif edilecekse o dönem, bu dönemdir. Çalışarak batma, üreterek batma bu memleketin son dönemdeki parolası haline geldi. İnsanlar üreterek, çalışarak zarar ediyorlar. Üreterek, çalışarak, satarak zarar etmenin ne demek olduğunu bu dönemde gördük” dedi.
Piyasadaki dengesizliklere dikkat çeken Güler; enerji, nakliye ve diğer girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını ifade etti. Döviz kurunun baskılanmasının ihracatçıların rekabet gücünü etkilediğini belirten Güler, yüksek faiz ve krediye erişim sorunlarının da işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.
Üretimin enflasyonla mücadele ve istihdam açısından önemine vurgu yapan Güler, “Biz üretmeden enflasyonu düşüremeyiz. Üretmeden istihdam oluşturamayız. Üretmeden memleketi yaşanabilir hale getiremeyiz. Üreticisini bu kadar zorda bırakan sistem, memlekette çalışmıyor demektir” ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 10 16 163854
“KURU NORMAL BIRAKSALAR 70 LİRA CİVARINDA OLACAK”
İhracat yapan firmaların da kur baskısı nedeniyle sıkıntı yaşadığını dile getiren Güler, mevcut ekonomik koşullarda kârlılık ve verimliliğin düştüğünü savundu.
Güler, “Önümüzdeki dönemde rekabet kapasitemizi en çok etkileyen unsurlardan biri kur baskısı olacak. Kuru normal bıraksalar, kendi halinde 70 lira civarında olacak” diye konuştu.
Yüksek faiz ortamında ticaretin sürdürülebilirliğinin zorlaştığını belirten Güler, üreticilerin ihtiyaçlarına odaklanan bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
“ÇEKLERİMİ ÖDEYEMİYORUM, ARAÇ ALIP BOZDURUYORUM”
Konuşmasında yaşadığı kişisel ekonomik sıkıntıları da anlatan Mustafa Güler, ödemelerini yapmakta zorlandığını belirterek çarpıcı ifadeler kullandı.
Güler, “Ben çeklerimi ödeyemiyorum, araç alıp bozduruyorum. Araççıların çoğu üzeri kapalı tefeciler. Galeri altında tefecilik yapılıyor. Benim şimdi ekmeğim gitti, dükkânım gidecek, canım da gidecek, çoluğum çocuğum da tehlikeye gidecek” dedi.
Kendisinin yaşadığı sorunların yalnızca kendi işletmesiyle sınırlı olmadığını savunan Güler, birçok firmanın da benzer ödeme sıkıntıları yaşadığını ifade ederek ekonomik sorunların zincirleme biçimde yayılabileceği uyarısında bulundu.
MUHALEFETE BİRLİK ÇAĞRISI: “SİZE VEBAL ATIYORUM”
Siyasi partiler arasında birlik kurulması gerektiğini savunan Güler, muhalefet partilerine seslenerek ayrışmaların bir kenara bırakılmasını istedi.
Güler, “Benim derdim, davam vatan, millet; aç gitmeyen çocuklar, harçlığını alamadan okula giden çocuklar var. Size vebal atıyorum. Muhalefet olarak bu küçük nüanslarınızı ortadan hep beraber kaldırın. Birleşin, yoksa bu iş olmaz” ifadelerini kullandı.
Siyasi görüş ve kimlik ayrımlarının ülkenin ortak sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini belirten Güler, “Sağcıydı, muhalefetti, Kürt’tü demeyelim. Türk de, Kürt de, Alevi de, Sünni de bu ülkenin insanı. Bu vatan hepimizin vatanı. Bu vatan üç beş adamın tekelinde olmamalı” dedi.
Güler, Anahtar Parti’nin farklı siyasi kesimlerden oy alabilecek bir potansiyele sahip olduğunu düşündüğünü belirterek Ağıralioğlu’ndan ekonomik sorunların çözümü ve siyasi birlik konusunda sorumluluk üstlenmesini istedi.
AĞIRALİOĞLU: “PARTİM DEĞİL, MEMLEKETİM DİYECEĞİM”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise konuşmasında toplumun farklı kesimlerini ortak bir gelecek etrafında buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Ağıralioğlu, “Bu ay yıldızlı al bayrağın altında ‘Ben varım’ diyen herkesi kucaklayacak yeni bir şey yapmamız lazım. Bu 86 milyonun ailemiz olduğunu söyleyeceğiz. Partili partisiz, Alevi, Sünni, Kürt, Türkmen, bizden ya da sizden ayrımı yapmadan herkesin karnının tok, başının dik olduğu bir memleket istiyoruz” dedi.
Çocukların aç kalmadığı, huzur içinde yaşadığı ve iş insanlarının güvenle üretim yapabildiği bir Türkiye hedeflediklerini ifade eden Ağıralioğlu, “Ben partim demeyeceğim, memleketim, milletim diyeceğim. Bunu 2002’ye benzettim” ifadelerini kullandı.
MODEF ziyareti sırasında gerçekleşen görüşmede, İnegöl mobilya sektörünün yaşadığı ekonomik sorunlar ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin beklentiler öne çıktı.

Kaynak: Yavuz Yılmaz