TeraWave, dünya çapındaki veri trafiğini uzaya taşıyarak ultra yüksek hızlı iletişim sağlamayı amaçlayan bir ağ. En dikkat çekici özelliği, günümüz tüketici standartlarının çok üstünde olan 6 Tbps (saniyede 6 terabit) hıza ulaşabilmesi. Ağ kapsamında Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) ve Orta Dünya Yörüngesi (MEO) için toplam 5.408 uydu konuşlandırılacak. LEO uyduları 144 Gbps’e kadar hız sunarken, MEO uyduları optik bağlantılarla 6 Tbps’e çıkabilecek.

Bireysel kullanıcılardan ziyade veri merkezleri, bulut sağlayıcıları ve savunma sanayii gibi "endüstriyel ölçekte" internet ihtiyacı duyan yaklaşık 100.000 özel müşteri hedefleniyor.

Yükleme (upload) ve indirme (download) hızları eşit olacak, bu da büyük veri setlerinin işlenmesinde büyük avantaj sağlayacak.

Optik iletişim: Işık hızında veri transferi

TeraWave ağının kalbinde, uyduların birbirleriyle ve yeryüzüyle lazer (optik) teknolojisi üzerinden haberleşmesi yatıyor.

Geleneksel radyo frekanslarının aksine optik iletişim, veriyi ışık sinyalleriyle taşıyarak çok daha yüksek kapasite sunuyor ve dinlenmesi zor olduğu için daha yüksek güvenlik sağlıyor. Bu teknoloji, özellikle yerdeki yapay zeka veri merkezlerinin uzaydaki işlem gücüne duyduğu ihtiyacı karşılamak için kritik görülüyor. Blue Origin ise TeraWave uydularının fırlatılmasına 2027’nin dördüncü çeyreğinde başlamayı planlıyor.

Fırlatmalarda şirketin kendi geliştirdiği ve Kasım 2025'te başarılı deneme uçuşları gerçekleştiren devasa New Glenn roketinin kullanılması bekleniyor.

Kaynak: Reuters