Talha Temur Han, 27 Şubat 2022 ile 22 Haziran 2022 tarihleri arasında Bursaspor’da yönetici ve ikinci başkan olarak görev yaptığını, yaklaşık dört yıldır ise kulüpte herhangi bir idari görevinin bulunmadığını belirtti. Adının açıklanan listede yer almasının kamuoyunda yanlış bir izlenime neden olduğunu savunan Han, TFF tarafından Bursaspor’a gönderilen belgelerde kendisi adına son beş yıllık süreçte yalnızca bir bahis kaydının bulunduğunu ifade etti.
Söz konusu kaydın 20 Nisan 2022 tarihinde oynanan Alanyaspor-Sivasspor Türkiye Kupası karşılaşmasına ilişkin 939 TL’lik ve kayıpla sonuçlanan tek bir kupon olduğunu belirten Han, bunun Bursaspor’un herhangi bir karşılaşmasıyla bağlantısının bulunmadığını kaydetti.
Talha Temur Han açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Futbol Federasyonu’nun iki gün önce, son beş yılı kapsayan bahis soruşturması kapsamında 448 kişinin ismini kamuoyuna açıklaması ve Bursaspor’dan 17 ismin bu listede yer alması üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği duydum. Ben, 27 Şubat 2022–22 Haziran 2022 tarihleri arasında Bursaspor Kulübü’nde yönetici ve ikinci başkan olarak görev yaptım. Görevimden ayrılalı yaklaşık dört yıl oldu. Bu dört yıl içerisinde Bursaspor’da aktif veya pasif hiçbir yöneticilik görevim olmadığı gibi, hiçbir profesyonel veya amatör kulüpte de başkan, yönetici veya herhangi bir idari sıfatla görev yapmadım.

Buna rağmen ismimin 448 kişilik listenin içerisinde hiçbir ayrım gözetilmeden kamuoyuna açıklanması; sanki yüzlerce bahis oynamışım, sürekli bahis yapan biriymişim veya yöneticisi olduğum Bursaspor’un maçlarına bahis yapmışım gibi ağır ve gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturmuştur. Oysa gerçek çok nettir. TFF tarafından Bursaspor Kulübü’ne gönderilen ve Bursaspor tarafından tarafıma iletilen resmî belgelerden de görüleceği üzere, geriye dönük beş yıllık incelemede şahsım adına yalnızca bir bahis kaydı bulunmaktadır.
Bu kayıt, 20 Nisan 2022 tarihinde Alanyaspor–Sivasspor Türkiye Kupası karşılaşmasına ilişkin 939 TL tutarında, kayıpla sonuçlanmış tek bir kupondur. Bursaspor’un herhangi bir maçıyla veya kulübün sportif menfaatleriyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bunun dışında beş yıllık süreçte şahsım adına başka bir kayıt bulunmamaktadır. Burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus daha var: Aradan yaklaşık dört yıl geçmiş olmasına ve bu süre içerisinde Bursaspor’da aktif veya pasif hiçbir yöneticilik görevim bulunmamasına rağmen, şahsımla ilgili Bursaspor’la hiçbir bağlantısı olmayan bir kaydın bugün hâlâ Bursaspor Kulübü’nün adıyla birlikte anılması ve kulübün üzerinde bırakılması ne derece doğrudur?

Bugün Bursaspor ile ilişkim başkanlık, yöneticilik veya herhangi bir görev değil; yalnızca taraftarlık ve gönül bağımdır. Bursaspor’u böyle bir durumun altında bırakmayı doğru bulmuyorum ve bunu kabul etmiyorum. Şimdi TFF Başkanı’na, Yönetim Kurulu’na ve ilgili kurullara açıkça soruyorum: Madem beş yıllık kapsamlı bir inceleme yapıldı; 448 kişilik listeyle birlikte bundan sonra açıklanacak alt liglerdeki isimler de dahil olmak üzere, sürecin tamamı aynı şeffaflıkla kamuoyuna açıklansın.
Kim, son beş yılda kaç kez bahis oynamış? Hangi maçlara oynamış? Ne kadar para yatırmış, ne kadar kazanmış veya kaybetmiş? Hangi platformları kullanmış? Yasal mı, yasa dışı mı? Ve oynanan bahislerin kişinin görev yaptığı kulüple herhangi bir bağlantısı var mı?

Hepsi açıklansın. Çünkü adalet, herkesi aynı kefeye koymak değil; farklı olanı birbirinden ayırabilmektir. Eğer amaç gerçekten adalet ve Türk futbolunu korumaksa, sadece isimleri değil, gerçeğin tamamını ve hangi somut kayda dayanılarak işlem yapıldığını da kamuoyuna açıklayın.
BASIN MENSUPLARINA DA KISA BİR SİTEMİM VAR
Beni aramadan, belgeleri görmeden ve olayın gerçeğini dinlemeden ismimi haberleştiren basın mensuplarına sitem ediyorum. Gazetecilik yalnızca bir listedeki ismi yayımlamak değil; gerçeği araştırmak, belgeyi görmek ve muhatabına söz hakkı vermektir. Beni arayıp belgeleri inceleyen ve gerçeği gördükten sonra haberini düzelten veya kaldıran basın mensuplarına ise teşekkür ediyorum.
Ayrıca tarafıma ulaşmış herhangi bir Cumhuriyet Başsavcılığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığı soruşturması ya da çağrısı bulunmamaktadır. Tarafıma uygulanan işlem, TFF’nin disiplin mekanizması içerisinde gerçekleştirilen PFDK sevkidir. Savunmamı yaptım; sonucunu da kamuoyuyla paylaşacağım. Hayatım boyunca hakkı, hukuku ve adaleti her şeyin üzerinde tuttum. Haksızlık karşısında susmadım, bundan sonra da susmayacağım. Büyük Bursaspor Taraftarı’na güvenleri ve destekleri için teşekkür ediyorum. Bu açıklamaya eklediğim resmî belgeler, yukarıda ifade ettiğim hususları açıkça ortaya koymaktadır. Herkesin belgeleri görmesini ve kendi değerlendirmesini yapmasını istiyorum. Belgeler ortada. Savunmam ortada. Gerçek de ortada. Bursaspor’un adı da, şahsımın itibarı da 448 isimlik bir listenin birkaç satırına sığmaz."






