Olay, İzmir'dede yaşayan bir kişinin akrabası hakkında yaptığı şikayetle yargıya taşındı. Şikayetçi, dilekçesinde telefonuna rehberinde kayıtlı olmayan bir numaradan peş peşe mesajlar geldiğini anlattı. Başta mesajların kimden geldiğini anlamak için yanıt verdiğini, karşısındakinin akrabası olduğunu öğrenince de rahatsız edilmek istemediğini açıkça ilettiğini belirtti. Ancak şikayetçiye göre bu uyarı işe yaramadı ve mesajlar aynı gün içinde gelmeye devam etti.

Dosya, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davayla somut bir hal aldı. Mahkeme, aynı gün akrabasına toplam 45 mesaj gönderdiği belirlenen sanığı 'Kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçundan suçlu bularak 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.

Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi, sırf bir kişinin huzur ve sükununu bozmak amacıyla ısrarla telefon edilmesini ya da benzer hukuka aykırı davranışlarda bulunulmasını suç olarak tanımlıyor. Mağdurun şikayetine bağlı olan bu suç için kanunda 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Davanın sonraki aşamalarında da tartışmanın odağında tam olarak bu 'ısrar' unsuru vardı.

Yargıtay hapis cezasını onadı

Sanık karara itiraz edince dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi'nin önüne geldi. İstinaf mahkemesi tabloyu farklı yorumladı. Taraflar arasında karşılıklı bir yazışma bulunduğuna, sanığın konuşmanın sonunda 'Rahatsız olduysan asla mesaj atmam' dediğine ve o günden sonra başka mesaj gönderilmediğine dikkat çekti. Daire, sanığın yalnızca karşı tarafın huzurunu bozmak amacıyla hareket ettiğinin ve suç için aranan ısrar unsurunun oluştuğunun kabul edilemeyeceğini belirterek beraat kararı verdi.

Beraat hükmünün temyiz edilmesiyle dosya Yargıtay'a taşındı. Yüksek mahkeme, mesajları alan kişinin rahatsız edilmek istemediğini ve aksi halde şikayetçi olacağını açıkça bildirdiğini, buna rağmen sanığın bu uyarıyı dikkate almadan toplam 45 mesaj gönderdiğini vurguladı. Mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bulan Yargıtay, kararı bozdu.

Bozma kararının ardından dosyayı yeniden ele alan Bölge Adliye Mahkemesi, bu kez sanığı 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatı ise kararı bir kez daha temyiz etti. Avukat, müvekkilinin akrabasının yalnızca hatırını sormak istediğini, rahatsız etme kastı taşımadığını ve suçun unsurlarının oluşmadığını savunarak beraat talep etti.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise bu savunmaya itibar etmedi. Daire, yargılamanın usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığını, sanığın eyleminin sabit olduğunu ve suç vasfı ile cezanın doğru belirlendiğini kaydetti. Temyiz isteminin esastan reddedilmesiyle 2 ay 15 gün hapis cezası oy birliğiyle onandı.

Kaynak: Onedio