Bursa Büyükşehir Belediyesi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle Merinos AKKM'de kahvaltı programında basınla buluştu.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız ve yönetimi, Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanlığı ve yönetimi, sivil toplum kuruluşlarımız, gazeteci kuruluşlarımız ve değerli basın mensubu arkadaşlarım;
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, çalışan ya da çalışabilen, toplum adına ve kamuoyu adına denetim görevini yerine getiren sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hepinize hoş geldiniz diyor, sefalar getirdiniz, sağ olun diyorum.
Basın özgürlüğü kavramını değerlendirirken, özgürlüğün kişisel anlamda ele alınması gerektiğine inanıyorum. Bir insanın özgürlük alanı, başka bir insanın özgürlük alanının içine girmez. Benim özgürlük alanım sizin özgürlük alanınıza müdahale etmez; sizin özgürlük alanınız da benimkine girmez. Özgürlük tanımı budur. Özgürlük, her şeyi sınırsızca yapmak anlamına gelmez. Sanıyorum ki özgürlük kavramı zaman zaman fazla geniş algılanabiliyor.
Basın özgürlüğünü ise dördüncü kuvvet olarak; eleştiri hakkını kullanan, toplum ve kamuoyu adına denetim görevini üstlenen, bu görevi çekinmeden yerine getiren ve eleştiri mekanizmasını sorumluluk bilinciyle işleten bir anlayış olarak değerlendiriyorum. Bunu yaparken de kişilerin kişilik haklarını koruyarak, o alanlara girmeden hareket etmek gerekir.
Ben basını yalnızca toplumun haber alma hakkı olarak değil, aynı zamanda demokrasiye, adalete ve geleceğe sahip çıkma hakkı olarak görüyorum. Özgür, bağımsız ve güçlü bir basın olmadan şeffaf bir yönetimden de güvenli bir toplumdan da söz edemeyiz. Basın kuruluşlarının varlığı; temiz yönetimin, toplumsal denetimin ve ortak aklın en önemli güvencelerinden biridir.
Elbette yöneticilerin eleştirilecek yönleri olabilir. Bu noktada kamu adına denetim görevini yerine getiren siz değerli basın mensuplarının eleştiri hakkını kullanması bir zorunluluktur. Hep söylediğimiz gibi, basın dördüncü kuvvettir. Bugün de görüyoruz ki doğru, zamanında ve sorumlu biçimde yapılan her haber; toplumun sağlığına, güvenliğine ve huzuruna doğrudan katkı sunmaktadır.
Ne yazık ki gazetecilik mesleği uzun süredir baskılar altındadır. Sansür, erişim engelleri ve cezalarla zayıflatılmaya çalışılmaktadır. Haber alma hakkının önüne konulan engeller, tutuklu gazeteciler, kapatılan yayınlar ve dijital mecralara getirilen kısıtlamalar kabul edilemez bir tabloyu ortaya koymaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen mesleğinizi sürdürmek için gösterdiğiniz çaba nedeniyle hepinize yürekten teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım; gazetecilik büyük bir sorumluluk mesleğidir. Gerçekleri çarpıtmadan, belgeye dayandırarak, algı yönetimine teslim olmadan ve bilgiyi doğrulayarak yapılan habercilik toplumun vicdanıdır. Yanlış bilgilerle yönlendirilen ya da algıyla yönetilmeye çalışılan bir kamuoyu değil; hakikatle buluşan bir toplum hepimizin ortak hedefi olmalıdır.
Sorumlu gazetecilik; yapay gündemler oluşturmak değil, gerçeği doğru, eksiksiz ve belgelere dayalı biçimde aktarmaktır. Kamu yararını önceleyen, insan onurunu gözeten ve gerçeği merkeze alan bir basın anlayışı demokrasiyi güçlendirir, toplumsal güveni büyütür.
Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bizler, özgür ve sorumlu basını demokrasimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Elbette eleştireceksiniz. Yaklaşık yirmi yedi yıldır çeşitli sorumluluklar üstlendim; hiçbir gazeteciye ya da basın mensubuna “Bunu neden yazdın?” demedim. Çünkü gazeteciliğin kamu vicdanı olduğuna inanıyorum ve buna saygı duyuyorum. Zaman zaman yalnızca “Keşke bu konuda benden de bilgi alsaydınız” dediğim olmuştur; bunun ötesine asla geçmedim. Sizlerin toplumsal sorumluluğunuzu ve denetim görevinizi yerine getirdiğinize inanıyorum. Şeffaf bir yönetim anlayışı sunmaya çalışıyoruz. Elbette eksiklerimiz, yanlışlarımız olabilir. Sizler bizi uyardığınızda gereğini yapmak ve hatadan dönmek bizim sorumluluğumuzdur.
Zamanında ve hatta özel yaşamlarından fedakârlık ederek kamuoyunu bilgilendiren, kamu adına denetim görevini yerine getiren basın emekçileriyle bugün bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu dayanışma ve anlam gününde sizlerle aynı sofrada bulunmak benim için çok kıymetli. Yazılarını okuduğumuz birçok arkadaşımızla yüz yüze gelip bir merhaba demek de ayrı bir mutluluk.
İnanıyorum ki sizlerin emeği sayesinde ülkemizin ve kentimizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacaktır. Basının gücü ve özgürlüğü arttıkça toplumun umudu da büyüyecektir.
Bugün sizlerle küçük bir sürprizi de paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki günlerde Yunuseli Ağaçlandırma Alanı’nda her bir basın mensubu arkadaşımız adına bir ağaç dikeceğiz. Gençlik Bursa’ya, yeniden yeşil Bursa hedefimize hep birlikte katkı sağlayacağız. Sizlerin emekleri, katkıları ve teşvikleriyle bu hedefe birlikte ulaşacağız.
Başta Uğur Mumcu olmak üzere Abdi İpekçi’yi, Metin Göktepe’yi, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve demokrasi uğruna, kamu adına denetim görevini yerine getirirken hayatını kaybeden tüm basın emekçilerini huzurlarınızda rahmetle anıyorum. Mekânları cennet olsun. Cezaevinde bulunan basın mensuplarımızı da anıyor, onların da bir an önce özgürce kalemlerini eline alarak toplumun vicdanı olmaya devam etmelerini diliyoruz. Bu vesileyle Merdan Yanardağ nezdinde cezaevinde bulunan tüm basın emekçilerine buradan selamlarımı gönderiyorum.
Hakikati savunmaktan vazgeçmeyen, kamu adına denetim görevini üstlenen tüm basın emekçileriyle dayanışma duygularımı paylaşıyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor; geçmiş olsun dileklerini ileten basın mensuplarımıza, vatandaşlarımıza, vekillerimize ve genel başkanımız başta olmak üzere tüm milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
Toplumda maalesef stres katsayısının ne kadar yükseldiğini görüyoruz. Her türlü şiddetin karşısındayız; canlıya yönelik şiddete de, ibadethanelere yönelik şiddete de karşıyız. Nerede bir şiddet varsa kınıyor ve lanetliyoruz.
Hepinize tekrar teşekkür ediyor, yeni yılınızı kutluyor, yeni yılda ailelerinizle birlikte sağlık ve huzur diliyorum” dedi.





