Vatandaşın sesi duyulmayı bekliyor: Perşembe Pazarı’nda ATM eksikliği, Ankara yolu çıkışında yağmur suyu çilesi ve İnegöl Devlet Hastanesi’nde yaşanan park sorunu…
İnegöl’de vatandaşların günlük yaşamını zorlaştıran bazı sorunlar var ki çözümü belki de sanıldığı kadar zor değil. Bazen küçük bir eksiklik, bazen göz ardı edilen bir altyapı problemi, bazen de toplumsal duyarsızlık vatandaşın hayatını çekilmez hâle getirebiliyor.
İlçemizde vatandaşlardan gelen şikâyetleri dile getirirken amacımız kimseyi hedef göstermek değil, sorunları kamuoyunun gündemine taşıyarak çözüm bulunmasına katkı sağlamaktır. Çünkü bir şehirde vatandaşın sesine kulak verilmesi, belediyesinden kamu kurumlarına kadar bütün yöneticilerin öncelikleri arasında yer almalıdır.
Gelin, İnegöllü vatandaşların çözüm beklediği üç önemli konuya birlikte bakalım.
PERŞEMBE PAZARI’NA BİR ATM ÇOK MU GÖRÜLÜYOR?
İnegöl’ün en hareketli alışveriş noktalarından biri olan Perşembe Pazarı’nda vatandaşların dile getirdiği önemli bir eksiklik var: ATM!
Pazara alışveriş yapmak için gelen vatandaşlar, özellikle nakit paralarının yetersiz kaldığı durumlarda para çekebilecekleri bir ATM bulunmamasından şikâyet ediyor.
Pazarcı esnafının önemli bir bölümünde POS cihazı bulunmaması nedeniyle alışverişler çoğunlukla nakit parayla gerçekleştiriliyor. Vatandaş pazara geliyor, ihtiyaçlarını belirliyor, alışverişini yapmak istiyor ama cebindeki para yetmeyince ya eksik alışveriş yapmak zorunda kalıyor ya da başka bir çözüm arıyor.
Özellikle köylü pazarında kendi ürettiği ürünleri satan üreticiler de aynı sorunu yaşıyor. Vatandaşın kartla ödeme talebine olumlu cevap veremeyen esnaf, müşterilerinin nakit para bulamaması nedeniyle alışverişin aksadığını belirtiyor.
PEKİ ÇÖZÜM NE?
Pazar yerinin uygun bir noktasına ortak ATM kurulması, hem alışveriş yapan vatandaşların hem de esnafın işini kolaylaştırabilir. Haftanın belirli günlerinde yoğunluğun arttığı bu alanda nakit paraya erişimin kolaylaştırılması, vatandaşın da esnafın da yararına olacaktır.
Elbette ATM kurulumu için ilgili kurumların değerlendirmesi, uygun alanın belirlenmesi ve güvenlik gibi şartların dikkate alınması gerekiyor. Ancak vatandaşın talebi açık.
İnegöl’deki banka yetkilileri ve ilgili kurumlar bu talebi değerlendirmeli. Bazen vatandaşın hayatını kolaylaştıracak bir hizmet, küçük ama yerinde bir adımla mümkün olabilir.
ANKARA YOLU ÇIKIŞINDA YAĞMUR YAĞINCA YOL GÖLE DÖNÜYOR!
İkinci şikâyetimiz ise İnegöl’ü Ankara yoluna bağlayan çıkış güzergâhından…
Mahmudiye Mahallesi 32. Mobilya Sokak 1/1 adresi civarında, Ağaç İşleri köprülü kavşağının bulunduğu bölgede yağışlı havalarda su birikintileri oluştuğu belirtiliyor.
Bölgedeki sürücüler ve esnaf, her yağmurda aynı sıkıntıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor. Yolda biriken su, araçların geçişini zorlaştırırken karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalar için de sorun oluşturuyor.
Vatandaşların iddiasına göre, birkaç metre ileride yağmur suyu gideri bulunmasına rağmen sorun bugüne kadar giderilemedi. Konunun yetkililere defalarca iletildiğini belirten bölge sakinleri, yağışların ardından aynı manzarayla karşılaşmaktan bıktıklarını söylüyor.
Hatta bazı vatandaşlar, sorunu İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’a da ilettiklerini öne sürüyor.
Şikâyetlerin en dikkat çekici tarafı ise çözümün yakın bir noktadaki yağmur suyu kanalına yapılacak bağlantıyla mümkün olabileceği yönündeki vatandaş görüşü.
Tabii ki teknik inceleme yapılmadan sorunun kesin çözümünün ne olduğunu söylemek doğru olmaz. Su tahliyesinin neden gerçekleşmediğini, mevcut giderin yeterli olup olmadığını ve altyapıda başka bir problem bulunup bulunmadığını ilgili teknik ekiplerin değerlendirmesi gerekiyor.
Ancak ortada vatandaşların dile getirdiği bir mağduriyet var.
Yağmur yağdığında yolun göle dönmesi, sürücüler ve yayalar için risk oluşturuyorsa bu konu daha fazla geciktirilmeden incelenmeli. İlgili kurumlar bölgedeki sorunu yerinde görmeli, gerekli çalışmayı yapmalı ve vatandaşlara da bilgilendirme sağlamalıdır.
Çünkü bir altyapı sorunu, her yağmurda yeniden yaşanıyorsa artık geçici bir sıkıntı olmaktan çıkmış demektir.

İNEGÖL DEVLET HASTANESİ OTOPARKI, HASTALARIN MI YOKSA HERKESİN Mİ?
Gelelim üçüncü konuya…
Bu kez mesele ne ATM ne de yağmur suyu. Bu kez mesele, hastaneye gelen vatandaşın aracını park edecek yer bulamaması.
İnegöl Devlet Hastanesi’ne rahatsızlığı nedeniyle giden bir vatandaşın anlattıkları, üzerinde durulması gereken bir sorunu gündeme getiriyor.
Vatandaş, hastaneye kızı tarafından araçla götürüldüğünü ancak hastane bahçesinde park yeri bulamadıklarını belirtiyor. Acil servisin önünde araçtan inerek hastaneye girmek zorunda kaldığını anlatan vatandaş, daha sonra hastane otoparkının durumu hakkında bir başka vatandaşla sohbet ediyor.
Sohbet ettiği kişi de benzer bir sorun yaşadığını belirterek hastane bahçesinin yalnızca hasta ve hasta yakınlarının araçlarıyla dolmadığını, çevredeki evlerden ve iş yerlerinden gelen bazı kişilerin de burayı uzun süreli park alanı olarak kullandığını iddia ediyor.
İşte asıl üzerinde durulması gereken nokta burada başlıyor.
Hastaneler, öncelikle hastaların, hasta yakınlarının ve sağlık hizmeti sunan personelin ihtiyaçlarına cevap vermesi gereken alanlardır. Özellikle acil durumlarda hastaneye ulaşan vatandaşların araçlarını park edebilecekleri bir yer bulamaması ciddi bir sıkıntıya dönüşebilir.
Ancak hastane otoparkında görülen her aracın hastane dışından geldiğini veya alanı ücretsiz otopark olarak kullandığını söylemek de doğru olmaz. Bunun tespiti için gerekli incelemelerin yapılması gerekir.
Peki, bu sorun nasıl çözülebilir?
Öncelikle hastane yönetimi, mevcut otopark kapasitesini ve kullanım yoğunluğunu değerlendirmeli. Araçların ne kadar süreyle park edildiği, uzun süreli bırakılan araçların bulunup bulunmadığı ve hastane dışından gelen araçların alanı kullanıp kullanmadığı, hukuka ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallara uygun yöntemlerle incelenebilir.
Gerekli görülmesi hâlinde otopark giriş-çıkışlarının düzenlenmesi, süre takibi yapılması ve hastalarla hasta yakınlarının kullanımına öncelik verilmesi gibi tedbirler değerlendirilebilir.
Çünkü hastaneye gelen bir vatandaşın yaşadığı sağlık sorununa bir de park yeri arama telaşı eklenmemeli.
Unutmayalım ki hastane otoparkı, çevredeki herkesin istediği zaman aracını bırakabileceği sıradan bir alan değildir. Ancak alınacak önlemler de hastaların, hasta yakınlarının ve çalışanların ihtiyaçları gözetilerek adil biçimde uygulanmalıdır.
SORUNLARI DİLE GETİRMEK YETMEZ, ÇÖZÜM DE BEKLİYORUZ!
İnegöl’de vatandaşların dile getirdiği bu üç şikâyet, aslında günlük yaşamın içinden çıkan üç ayrı meseleyi gözler önüne seriyor.
Bir tarafta nakit paraya erişmek isteyen pazarcı müşterileri ve esnaf, diğer tarafta yağışlı havalarda su birikintisi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten sürücüler ve yayalar, bir başka tarafta ise hastaneye geldiğinde park yeri bulmakta zorlanan vatandaşlar…
Bu sorunların her birinin çözümü farklı olabilir. Bazısı kurumlar arası koordinasyon, bazısı teknik inceleme, bazısı da denetim ve düzenleme gerektirebilir. Fakat ortak noktaları aynı: Vatandaş, günlük hayatını kolaylaştıracak hizmetlerin zamanında sunulmasını istiyor.
Buradan ilgili banka yetkililerine, belediye yöneticilerine, hastane idaresine ve sorumluluğu bulunan kurumlara sesleniyoruz:
Vatandaşın şikâyetini yalnızca dinlemekle kalmayalım, çözüm için de adım atalım.
Perşembe Pazarı’ndaki ATM talebi değerlendirilsin. Ankara yolu çıkışındaki su birikintisinin nedeni araştırılsın ve gerekli altyapı çalışması yapılsın. İnegöl Devlet Hastanesi otoparkında ise hastaların ve hasta yakınlarının mağduriyet yaşamaması için gerekli düzenlemeler gözden geçirilsin.
Bizim amacımız suçlamak değil, sorunları dile getirmek ve çözüm bulunmasına katkı sağlamaktır.
Çünkü İnegöl hepimizin. Şehrimizin daha yaşanabilir olması için vatandaşın sesini duymak, sorunları yerinde incelemek ve çözüm üretmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Şimdi söz, ilgili kurumlarda. İnegöllü vatandaşlar bu üç konuda atılacak adımları bekliyor.