Geçmişte prestij unsuru olarak öne çıkan sosyal donatılar, bugün yüksek işletme maliyetleri nedeniyle sorgulanır hale gelmiş durumda. Özellikle enerji, su ve personel giderlerindeki sert yükselişler, bazı sitelerde aidatların neredeyse asgari ücret seviyesine yaklaşmasına neden olurken, kat malikleri genel kurullarda kapsamlı tasarruf önlemlerini gündeme alıyor.

Türkiye'den Necmi Çiçekçi' nin haberine göre, “Aidatları azaltmak için havuzun kapatılması” ya da “spor alanlarının ticari amaçla kiraya verilmesi” gibi öneriler artık kulis konuşmalarını aşarak resmi yönetim toplantılarında tartışılır hale geldi. Ancak bu tür “hayalet tesis” uygulamaları, hem mülkiyet hukuku hem de taşınmazın piyasa değeri açısından önemli tartışmaları beraberinde getiriyor.

Uzmanlara göre, ortak kullanım alanı statüsündeki sosyal tesislerin kiraya verilmesi ya da işlevinin değiştirilmesi, ancak tüm kat maliklerinin oybirliğiyle onay vermesi halinde mümkün olabiliyor.

Öte yandan, sosyal tesislerin kapatılması aidatı kısa vadede %20 ile %30 oranında düşürse de, konutun piyasa değerini ve yatırım cazibesini uzun vadede ciddi oranda eritiyor. Yatırımcılar “huzur ve konfor” için aldıkları evlerin birer “yurt binasına” dönüşmesinden endişe ediyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi