Açıklamada, 4 Nisan’ın bazıları için yalnızca sembolik bir gün olduğuna vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“Bugün bazıları için sadece bir gün.
Ama sokaktaki canlar için her gün aynı:
Açlık. Korku. Yalnızlık.
Yeni düzenlemelerle birlikte “yerinde yaşat” anlayışı geri itildi.
Sokakta görülen hayvanı şikâyet etmek kolay.
Peki sonra?
Belediyelere yüklenen bu sorumluluğu, bu kentte yaşayan insanlar olarak paylaşmak zorundayız.
Sokak hayvanları mahallemizin sakini, bizim komşumuzdur.
Başa çıkılamayan istisnai durumlar dışında, bir hayvanı yerinden edip toplu yaşam alanlarına göndermek istemek vicdani değildir.
Buna çözüm diyemeyiz.
Ama bir gerçeği daha görmezden gelemeyiz:
Bugün sokaklarda gördüğümüz birçok hayvan,
bir zamanlar birilerinin hevesiyle sahiplenildi…
Sonra terk edildi.
Açık konuşuyoruz:
Satın alıp terk etmek, sahiplenip sokağa bırakmak hayvanseverlik değildir.
Bu, sorumluluktan kaçmaktır.
Sokaklar, terk edilmiş hayatların çöplüğü değildir.
Gerçek çözüm;
Yok etmek değil, yaşatmaktır.
Ve buradan açık bir uyarı yapıyoruz:
Her görülen hayvanı barınağa aldırmak çözüm değildir.
Asıl sorumluluk, o hayvanın bulunduğu yerde yaşam koşullarını iyileştirmektir.
Sokak yaşamına alışmış bir hayvan için sokak, onun evidir.
Önemli olan onları oradan koparmak değil,
bulundukları yerde yaşam koşullarını daha iyi seviyeye taşımaktır.
Bir kap su koymak,
düzenli beslemek,
kısırlaştırma ve aşı sürecine destek olmak…
İşte gerçek sorumluluk budur.
İnegöl için net söylüyoruz:
Bu şehirde hiçbir can sahipsiz değildir.
Sessiz kalma.
Çünkü sessizlik de bir tercihtir.”





