Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Bursa’nın İnegöl ilçesinde, parti binasında il ve ilçe yöneticileriyle birlikte basın mensuplarının karşısına çıktı. İnegöl mobilya sektörünün Türkiye ekonomisi açısından önemine vurgu yapan Ağıralioğlu, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan emeklilerin sorunlarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
“İnegöl, Türkiye’nin yüz akı”
İnegöl’deki mobilya fuarını ziyaret ettiğini belirten Ağıralioğlu, ilçenin üretim ve istihdam açısından Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
İnegöl’ün kalkınma iradesini temsil eden şehirlerden biri olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, “İnegöl, mobilyacılıkta Türkiye’nin yüz akı şehrimiz. Memlekete hizmet, kalkınma, ticaret, iş yapmak ve istihdam oluşturmak denildiğinde İnegöl’ün kendine müstesna bir yeri vardır. Bursa’nın ihracatında da önemli bir paya sahip. Mobilyacılıkta parmakla gösterilen en mümtaz ilçelerimizden biri” dedi.
Fuar ziyareti sırasında sektör temsilcileriyle görüştüklerini ve esnafın sorunlarını dinlediklerini aktaran Ağıralioğlu, İnegöl’ün yılın büyük bölümünde üretmeye devam ettiğini belirtti.
“Üreterek batma dönemi yaşıyoruz”
Üreticilerin artan maliyetler ve ekonomik politikalar nedeniyle zor durumda kaldığını savunan Ağıralioğlu, mevcut tabloyu “üreterek batma dönemi” olarak nitelendirdi.
Üretim yapan, istihdam oluşturan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan işletmelerin kârlılıklarını ve rekabet güçlerini kaybettiğini dile getiren Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Üreterek zarar etme, üreterek batma dönemi diye bir şey var. İnegöl, bunun tam karşılığının konuşulacağı şehir. Üreterek batan, üreterek zarar eden, istihdam oluşturmaya çalışırken her geçen gün eriyen bir şehir. Bir taraftan memleket için çalışan, borcunu ödemeye çalışan üreticiler ayakta kalma mücadelesi veriyor.”
Döviz işlemlerine ilişkin cezalara tepki gösterdi
İnegöl’de üreticilerin karşılaştığı sorunlardan birinin de döviz işlemleri nedeniyle kesilen cezalar olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, devlet kurumları arasındaki koordinasyon eksikliğinin işletmeleri mağdur ettiğini öne sürdü.
Üreticilerin milyonlarca liralık cezalarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Ağıralioğlu, itiraz süreçlerinin de işletmeler açısından ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti.
Ağıralioğlu, “Ceza yazılırken muhatabınız var, tahsil edilirken muhatabınız var. Ancak ‘Ben bu cezayı hak etmedim, görevimi yaptım’ dediğinizde muhatap bulamıyorsunuz. Kiminle konuşacağınızı bilmiyorsunuz. Hak etmediğiniz cezayı ödeyip ardından hakkınızı aramak için mahkeme mahkeme gezdiriliyorsunuz. Bu, üreticiye giyotin kurulan bir sistemdir” ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti olarak üreticilerin yanında olacaklarını belirten Ağıralioğlu, sorunları dinlemekle kalmayıp çözüm üretmeyi hedeflediklerini söyledi.
“Mobilya, vatandaşın ihtiyaç listesinde sona kalıyor”
Mobilya sektörünün yalnızca üretim maliyetlerinden değil, vatandaşların alım gücündeki düşüşten de etkilendiğini dile getiren Ağıralioğlu, yüksek faiz, enflasyon ve girdi maliyetlerinin sektörü zorladığını savundu.
Vatandaşların öncelikle gıda, kira ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını belirten Ağıralioğlu, mobilya alışverişinin ertelenen harcamalar arasında yer aldığını ifade etti.
Ekonomideki sıkıntıların diğer sektörleri de etkilediğini kaydeden Ağıralioğlu, tarım ve hayvancılıktan emeklilere, asgari ücretlilerden nakliye sektörüne kadar birçok kesimin sorun yaşadığını söyledi.
Çeklerin karşılıksız kalması, ödemelerin yapılamaması ve konkordato süreçlerinin firmalar arasında zincirleme etkilere yol açmasının ekonomik tabloyu ağırlaştırdığını savundu.
“Ekonomik kriz değil, yönetim krizi var”
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Ağıralioğlu, Türkiye’nin temel sorununun kötü yönetim olduğunu ileri sürdü.
2002 yılında iktidara gelen AK Parti’nin o dönemde ülkenin yönetilemez durumda olduğu yönündeki eleştirileri hatırlatan Ağıralioğlu, aradan geçen yılların ardından benzer soruların bugün de sorulması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu, faiz, enflasyon, döviz kuru baskısı, emekli maaşları, memurların durumu ve çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Ağıralioğlu, “Memleket yönetilemiyor. Memleket kötü yönetiliyor. Memlekette ekonomik kriz yok, siyasi kriz yok, yönetim krizi var” dedi.
Tarım ürünlerinin tarladaki fiyatlarıyla raflardaki fiyatları arasındaki farkı da eleştiren Ağıralioğlu, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını, vatandaşın ise yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını savundu.
“Üretenin itibarı olacak”
Anahtar Parti’nin üretimi ve kalkınmayı merkeze alan bir siyaset anlayışına sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, sanayicilerin ve üreticilerin ülkenin kalkınmasında önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Üreticilerin desteklenmesi, adaletin sağlanması ve ekonomik refahın artırılması gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Üretenin itibarı olacak, üreten baş tacı edilecek. Sanayicilere modern çağın dervişleri gözüyle bakılacak. Üretenlere, memleketin taşıyıcısı ve memleket için mücadele eden askerler gözüyle bakılacak. Üretmeden ayağa kalkamayacağımızı biliyoruz. Anahtar Parti, toplumu ayağa kaldırmak, adaleti ve kalkınmayı sağlamak, ülkeyi üreterek daha zengin bir noktaya taşımak için ne yapılması gerektiğini biliyor. Bu hassasiyetle geldik, bu hassasiyetle dolaşıyoruz.”





