Ankara’nın diplomatik temaslarıyla birlikte İsrail’i dışarıda bırakan alternatif güzergahlar hız kazanırken, Türkiye ve Suudi Arabistan yeni projelerde öne çıkmaya başladı.
Birleşik Krallık merkezli Middle East Eye’da yayımlanan analize göre, 2023 G20 Zirvesi’nde açıklanan IMEC projesi, bölgedeki savaş ve güvenlik sorunları nedeniyle fiilen beklemeye alındı. Hindistan’dan Körfez ülkelerine, oradan da İsrail’in Hayfa Limanı üzerinden Avrupa’ya ulaşması planlanan koridorun resmen iptal edilmediği ancak önemini kaybettiği belirtildi.
Alternatif güzergâhlarda Türkiye etkisi
Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak’ın, İsrail’i devre dışı bırakan yeni ulaştırma ve ticaret hatları üzerinde çalıştığı aktarıldı.
Türkiye ile Suudi Arabistan, Osmanlı döneminden kalan Hicaz Demir Yolu’nun Ürdün ve Suriye üzerinden yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla haziran ayında mutabakat zaptı imzaladı. BAE’nin de Irak ve Suriye üzerinden Körfez limanlarına ulaşacak farklı ticaret koridorları geliştirdiği ifade edildi.
Irak’ın üzerinde çalıştığı Kalkınma Yolu Projesi ise Basra’daki Büyük Faw Limanı’nı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlamayı amaçlıyor. Projeyle Körfez’den çıkan ticaretin İsrail güzergâhını kullanmadan Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor.
Hayfa Limanı’nın kapasitesi yetersiz bulundu
Analizde, Hayfa Limanı’nın yıllık yaklaşık 1,5 milyon konteynerlik kapasitesinin Körfez ile Avrupa arasındaki yoğun ticaret akışını karşılamaya yeterli olmadığı değerlendirmesine yer verildi.
Savaş sürecinde İsrail’deki limanların ve enerji tesislerinin füze ile insansız hava aracı saldırılarına hedef olması da bölgenin güvenilir bir ticaret merkezi olarak görülmesini zorlaştırdı. Güvenlik risklerinin yatırımcıların İsrail merkezli projelere yaklaşımını olumsuz etkilediği kaydedildi.
Hürmüz Boğazı riski gündemde
Bölgesel ticaret açısından İran ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek krizlerin önemli bir tehdit oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Olası bir gerilimin Körfez ülkeleriyle enerji sevkiyatını doğrudan etkileyebileceği vurgulandı.
BAE ve Suudi Arabistan’ın bu bağımlılığı azaltmak amacıyla Türkiye’nin de içinde bulunduğu yeni boru hatları, limanlar ve kara yolu projelerine yöneldiği ifade edildi.





