Çalışma hayatında uzun mesai saatleri yerine verimlilik ve çalışan sağlığını ön plana çıkaran yeni uygulamaların yaygınlaştığını belirten Karakaş, ülkelerin çalışma sürelerini kısaltmaya yönelik adımlar attığına dikkat çekti. Karakaş, son dönemde Brezilya’da da haftalık çalışma süresinin 44 saatten 40 saate indirilmesi ve çalışanlara maaş kaybı olmadan haftada iki gün dinlenme hakkı verilmesine yönelik anayasa değişikliği yapıldığını ifade etti.
Türkiye Gazetesi’ndeki yazısında değerlendirmelerde bulunan Karakaş, gelişmiş ülkelerin emeğin süresinden çok niteliğine ve verimliliğine odaklanan yeni bir döneme geçtiğini belirterek Türkiye’deki çalışanların da benzer düzenlemeleri hak ettiğini dile getirdi.
DÜNYADA ÇALIŞMA SAATLERİ NASIL DEĞİŞTİ?
Çalışma sürelerinin tarih boyunca aşamalı olarak azaltıldığını belirten Karakaş, farklı ülkelerde hayata geçirilen yasal düzenlemeleri şöyle sıraladı:
-
1919 – Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO): Günlük 8, haftalık 48 saatlik çalışma sınırıyla uluslararası standartların temeli atıldı.
-
1935 – ILO: Haftalık 40 saatlik çalışma süresi hedef olarak benimsendi.
-
1936 – Fransa: Yapılan reformlarla haftalık 40 saatlik çalışma süresi yasal güvenceye alındı.
-
1938 – ABD: Adil Çalışma Standartları Yasası (FLSA) kabul edilerek haftalık 40 saatlik çalışma sınırı belirlendi.
-
1998-2000 – Fransa: Aubry yasaları kapsamında haftalık çalışma süresi 35 saate indirildi.
-
2015-2019 – İzlanda: Haftalık 35-36 saatlik çalışma uygulamaları denendi. Bu süreçte verimliliğin korunabildiği ve çalışanların yaşam koşullarında iyileşmeler görüldüğü bildirildi.
-
2021-2026 – Kolombiya: Haftalık 48 saatlik çalışma süresinin aşamalı olarak 42 saate düşürülmesine yönelik düzenleme uygulamaya konuldu.
-
2023 – Şili: Haftalık 45 saatlik çalışma süresinin kademeli biçimde 40 saate indirilmesi yasalaştı.
-
2026 – Meksika: Haftalık 48 saatlik sürenin aşamalı olarak 40 saate indirilmesine yönelik anayasal düzenleme süreci başlatıldı.
-
2026 – Brezilya: Karakaş’ın aktardığına göre, haftalık çalışma süresinin 44 saatten 40 saate indirilmesi ve ücret kesintisi olmadan iki günlük dinlenme hakkı getirilmesine yönelik anayasa değişikliği yapıldı.
TÜRKİYE’DE HAFTALIK ÇALIŞMA SINIRI 45 SAAT
Türkiye’deki mevcut mevzuata değinen Karakaş, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesi kapsamında haftalık çalışma süresinin en fazla 45 saat olarak belirlendiğini hatırlattı.
Çalışma sürelerinin uzun zamandır aynı sınır üzerinden uygulandığını belirten Karakaş, altı gün çalışılan iş yerlerinde günlük 7,5 saatlik, beş gün çalışılan iş yerlerinde ise günlük 9 saate ulaşabilen çalışma düzenlerinin görülebildiğini ifade etti.
Karakaş’ın karşılaştırmasına göre, farklı ülkelerdeki haftalık çalışma süreleri ise şöyle:
-
Avrupa Birliği: 35-40 saat aralığı
-
İzlanda: 35-36 saat
-
Avustralya: 38 saat
-
Japonya, Güney Kore, Şili ve Brezilya: Yaklaşık 40 saat
-
Türkiye: 45 saat
Karakaş, Türkiye’nin çalışma süreleri bakımından daha kısa mesai uygulayan ülkelerin gerisinde kaldığını savunarak mevcut sınırın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
45 SAATİN 40 SAATE İNDİRİLMESİ NEDEN İSTENİYOR?
Haftalık çalışma süresinin azaltılmasının tembellik ya da lüks olarak görülmemesi gerektiğini belirten Karakaş, bunun ekonomik, toplumsal ve insani yönleri bulunan önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Uzun çalışma saatlerinin kronik yorgunluk, yoğun stres ve tükenmişlik gibi sorunlara neden olabileceğine dikkat çeken Karakaş, yorgun çalışanların iş kazalarıyla karşılaşma riskinin de artabileceğini dile getirdi.
Karakaş, uzun süre çalışmanın her zaman daha fazla üretim anlamına gelmediğini savunarak dinlenmiş çalışanların işlerine daha iyi odaklanabileceğini ve daha verimli sonuçlar ortaya koyabileceğini belirtti. İzlanda ve Fransa örneklerinin çalışma sürelerinin azaltılması konusunda değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Çalışma saatlerinin kısaltılmasının hastalık izinlerini, iş hatalarını ve iş gücü kayıplarını azaltabileceğini öne süren Karakaş, çalışanların ailelerine ve kişisel gelişimlerine daha fazla zaman ayırabilmesinin de önem taşıdığını vurguladı.
İKİ GÜNLÜK HAFTA SONU İZNİ VURGUSU
Haftada altı gün ya da günde 9-10 saate ulaşan sürelerle çalışan kişilerin ailelerine, çocuklarına ve kendilerine yeterince zaman ayırmakta zorlanabildiğini belirten Karakaş, kesintisiz iki günlük hafta sonu dinlenmesinin çalışanların yaşam kalitesini artıracağını ifade etti.
Aile bireylerinin birlikte daha fazla zaman geçirmesinin toplumsal ilişkiler açısından da önemli olduğunu belirten Karakaş, çalışma hayatında dinlenme hakkının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Teknoloji ve yapay zekâdaki gelişmelerin iş süreçlerini hızlandırdığına dikkat çeken Karakaş, modern çalışma hayatının geçmişteki uzun mesai anlayışıyla sürdürülmesinin yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Çalışma süresinin 40 saate düşürülmesinin gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımını kolaylaştırabileceğini, yeni istihdam alanlarının oluşmasına katkı sağlayabileceğini de belirtti.
ÇALIŞMA SÜRELERİ KISALTILIRSA NE DEĞİŞİR?
Karakaş’a göre haftalık çalışma süresinin azaltılması, yalnızca çalışanlara değil işverenlere ve kamuya da çeşitli faydalar sağlayabilir. Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şöyle:
-
Daha sağlıklı çalışanlar: İş stresinin ve fiziksel yorgunluğun azalması.
-
Verimlilik artışı: Daha kısa sürede daha nitelikli ve odaklanmış çalışma imkânı.
-
İş kazalarının azalması: Yorgunluğa bağlı hataların ve risklerin düşürülmesi.
-
Güçlü aile ilişkileri: Anne ve babaların çocuklarıyla daha fazla zaman geçirebilmesi.
-
Ekonomik sürdürülebilirlik: Hastalık izinleri ve iş gücü kayıplarından kaynaklanan maliyetlerin azaltılması.
Karakaş, çalışma sürelerinin düşürülmesinin doğru planlanması hâlinde çalışanların yaşam kalitesine ve iş süreçlerinin verimliliğine katkı sunabileceğini savundu.
“HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİ 40 SAATE DÜŞÜRÜLMELİ”
Dünyadaki uygulamaların Türkiye için de örnek oluşturduğunu belirten Karakaş, haftalık çalışma süresinin ücret kesintisi yapılmadan 40 saate indirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Brezilya, Şili, İzlanda ve Fransa’daki uygulamalara dikkat çeken Karakaş, Türkiye’de de çalışma hayatına ilişkin yeni bir düzenlemenin gündeme alınması gerektiğini ifade etti.
Karakaş, haftalık 40 saatlik çalışma süresinin yasal güvenceye kavuşturulmasını ve kesintisiz iki günlük hafta sonu izninin güvence altına alınmasını önerdi. Bu değişimin devlet, işveren ve çalışanların katılımıyla sosyal diyalog çerçevesinde, aşamalı bir planla hayata geçirilebileceğini belirtti.
Karakaş’ın değerlendirmesinde öne çıkan temel talep, çalışanların ücretlerinde kesinti yapılmadan haftalık mesainin 45 saatten 40 saate indirilmesi. Ancak bu açıklamalar bir uzman önerisi niteliği taşıyor; Türkiye’de çalışma süresinin değiştiği anlamına gelmiyor. Mevcut yasal düzenlemede haftalık çalışma süresi en fazla 45 saat olarak uygulanıyor.





