Konut sahibi olmayı düşünen pek çok kişi, karar aşamasında ilanlarda yer alan metrekare bilgilerini temel alıyor. Ancak bazı ilanlarda dairenin büyüklüğü brüt metrekare üzerinden ifade ediliyor ve bu hesaba otopark, merdiven boşluğu, asansör alanı gibi ortak kullanım alanları da dahil edilebiliyor. Oysa bir konutun gerçek ve fiili kullanım alanı, tapuda belirtilen net metrekare bilgisiyle netleşiyor.

NTV’nin aktardığı bilgilere göre, ilanlarda belirtilen metrekare ile konutun gerçek büyüklüğü arasında dikkat çekici farklar oluşabiliyor.

Örneğin net 100 metrekare olarak pazarlanan bir dairenin, ekspertiz raporu sonucunda 75 metrekare olduğunun tespit edildiği durumlarla karşılaşılabiliyor. Bu tür bir fark ise alıcı açısından hem maddi kayıp hem de beklenti ile gerçeklik arasında ciddi bir uçurum anlamına geliyor.

Uzmanlar, konut almayı planlayanların ilanlardaki metrekare bilgisini mutlaka sorgulaması gerektiğini vurguluyor. Brüt ve net alan ayrımının bilinmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor. Sadece ilan metnine güvenmek yerine, tapuda yer alan net kullanım alanının kontrol edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Uzmanlardan uyarı geldi

İstanbul Emlak Odası Başkanı Nizamettin Aşa, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Bunun tek yolu, vatandaş alacağı evi gidip ölçecek. Sadece beyana bakmayacak"

Aşa, metrekare farkının ortaya çıkması halinde alıcının cayma hakkı, kaporanın iadesi ve tazminat talebi gibi yasal haklarının gündeme gelebileceğini de ifade etti.

Uzmanlara göre, konut alım sürecinde brüt ve net metrekare ayrımı mutlaka dikkate alınmalı. Tapuda yazılı net metrekare görülmeden sözleşmeye imza atılması, ilerleyen dönemde maddi kayıplara ve hukuki sorunlara yol açabiliyor.

Bu nedenle ev almayı düşünenlerin ekspertiz raporunu incelemesi ve tapu kayıtlarındaki bilgileri teyit etmesi büyük önem taşıyor.

Kaynak: NTV