Duruşma Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu’nda yürütülüyor. Dördüncü gününde devam eden yargılamada 19'u tutuklu 32 sanık yargılanıyor.

Halit Ergül, Grand Kartal A.Ş. bünyesinde 6 iş yeri bulunduğunu, yangın gecesi Gazelle Otel’de olduğunu, saat 03.30 civarında gelen telefonla haberdar edildiğini söyledi. "Çok kötü yanıyoruz" denilmesi üzerine yola çıktığını, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını, otele ulaşmasının yaklaşık 45 dakika sürdüğünü ifade etti. Otele ulaştığında her yerin felaket durumda olduğunu, itfaiye ekiplerinin kısa sürede peş peşe geldiğini, içeri girmeye çalıştığını ancak mümkün olmadığını belirtti. Müdahale eden ekiplerin çalışmaları sırasında bir kişinin vefat ettiğini öğrenince yıkıldığını, otelin ön tarafında serseri mayın gibi dolandığını söyledi. Olay yerinde damadı Emir Aras’ı gördüğünü, üzerinde isler olduğunu aktardı. Ekiplerin müdahaleye devam ettiğini, sonrasında jandarma tarafından karakola götürüldüğünü anlattı.

Yangının çıkış nedeni olarak personelin bir hata yapmış olabileceğini, aşçıların yapmaması gereken bir şeyi yaptığını düşündüklerini, iddianame ve bilirkişi raporunda gaz kontrolü yapılmış olsaydı yangının kendi kendine söneceği yönünde ifadelerin yer aldığını söyledi. AYGAZ’la sözleşmelerinin bulunduğunu, yılda iki kez denetim yapılması gerektiğini ancak böyle bir denetimin gerçekleşmediğini ifade etti.

İş güvenliği ve sağlığı uzmanı çalıştırma konusuyla ilgili olarak, çalışanların farklı otellerde sigortalı olduklarını söylediklerini, bazı imzaların kendilerine ait olmadığını belirttiklerini, kendisinin İSG uzmanına gerek yok dediğine dair ifadelerin doğru olmadığını savundu. Eğitim alındığına dair çelişkili ifadelerin bulunduğunu, bazı çalışanların yangın eğitimi aldıklarını, bazılarının ise almadıklarını söylediklerini belirtti. Kadir Özdemir’in otellere sık gittiğini, bu nedenle ona 4x4 araç aldığını da ekledi.

2007'de alınmış güncel bir itfaiye raporunun olduğunu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan sürdürülebilirlik belgesi aldıklarını belirterek kendilerini güvende hissettiklerini söyledi. Oteli güvensiz bulsaydı misafirleri orada konaklatmayacağını ifade etti. Eşinin, çocuklarının, torunlarının da otelde konakladığını belirterek kendisine "insan değilsiniz" diyenlere tepki gösterdi.

Mahkeme başkanının "Grand Kartal Otel’de genel müdür kimdi?" sorusuna, genel müdürün Emir Aras olduğunu, ancak Aras’ın kendisine danışmadan bir şey yapmadığını söyledi. Kadir Özdemir’in muhasebe müdürü olduğunu ve büyük alımların onun talimatıyla yapıldığını, geçmişte elektrikçi olmadığını, Kartal A.Ş.'nin elektrikçileri Hüseyin ve Bayram’ın her iki otelin elektriğine baktığını ifade etti. Zeki Yılmaz’ın müdür olduğunu ancak yetkisi sınırlı olduğunu, Kadir Özdemir’in Gazelle’deki yardımcısının Mustafa, Kartalkaya’daki yardımcısının Mehmet olduğunu, Grand Kartal adına sadece Kadir Özdemir’in imza yetkisi bulunduğunu söyledi.

Elektrik tesisatında değişiklik olup olmadığı sorusuna, olsaydı Hüseyin Bey’in haberi olurdu cevabını verdi. Risk değerlendirme raporunun hazırlanıp hazırlanmadığını bilmediğini, bu konunun Kadir Özdemir ve personelleri tarafından yürütüldüğünü söyledi.

Otelin yangına müdahale ekibi olup olmadığına dair soruya, böyle bir şeyi duruşmada gördüğünü söyledi. Yangın tüplerinin her katta olduğunu, duman dedektörlerinin bulunduğunu belirtti. Hüseyin’in cezaevindeyken alarm sisteminin çalıştığını söylediğini, ikaz butonlarının çalışıp çalışmadığını teknik ekibin bilmesi gerektiğini ifade etti.

İtfaiyenin yangınla ilgili eksiklik tespit ettiğine dair bilgisi olmadığını, mutfaktaki cihazların kullanım eğitiminin muhtemelen Reşat Bey tarafından verildiğini, mutfağın tüm denetim ve sorumluluğunun aşçıbaşı Reşat Bölük’te olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından her yıl yapılan denetimlere otel müdürü Zeki Yılmaz ile muhasebe personellerinin eşlik ettiğini belirtti. Ergül’ün savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

Kaynak: Türkiye Gazetesi