Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan çalışmada, APOGEE, LAMOST ve Gaia gibi geniş kapsamlı gökyüzü taramalarından elde edilen 100 bini aşkın dev yıldıza ait yaş verileri incelendi. Analizler, Samanyolu’ndaki yıldızların yaşları ile galaksi merkezine olan uzaklıkları arasında “U eğrisi” benzeri dikkat çekici bir ilişki bulunduğunu ortaya koydu.
Yıldız yaşlarındaki 'U' eğrisinin sırrı
Galaksi merkezine yakın alanlarda gaz ve toz yoğunluğunun yüksek olması, yıldız oluşumunun erken dönemlerde başlamasını sağlıyor. Bu nedenle bu bölgelerde daha yaşlı yıldızlara rastlanıyor. Merkezden uzaklaştıkça gaz yoğunluğu azaldığı için yıldız oluşumu yavaşlıyor ve yıldızlar kademeli olarak gençleşiyor. Ancak 40 bin ışık yılı mesafesine ulaşıldığında, yıldızların yeniden yaşlanmaya başladığı bir "kırılma noktası" tespit edildi.
Sınırın ötesindeki 'göçmen' yıldızlar
Yıldız oluşum alanının dışında yer alan yaşlı yıldızların, galaksinin iç bölgelerinde oluştuktan sonra zamanla dış kesimlere taşınan “göçmen yıldızlar” olduğu tespit edildi. Bu yıldızların galaksi merkezindeki çubuk yapısının veya sarmal kolların yerçekimsel kuvvetleriyle dış kısımlara doğru savrulduğu tahmin ediliyor. Bu keşif, Samanyolu'nu evrendeki benzer galaksilerin yüzde 60'ı ile aynı grupta yer alan "Tip-II (aşağı bükümlü) disk galaksisi" olarak tanımlıyor. Samanyolu'nun üretken gençlik döneminin nerede bittiğini ve daha sakin olan dış mahallelerinin nerede başladığını netleştiren bu çalışma, galaksimizin evrimsel tarihini anlamak açısından büyük önem taşıyor.





